#smrgSAHAF Edebiyat ve Toprak Etiği: Amerikan Doğa Yazınında Leopold'cu Düşünce -

Stok Kodu:
1199066587
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
176 s.
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2005
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
1. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199066587
452520
Edebiyat ve Toprak Etiği: Amerikan Doğa Yazınında Leopold'cu Düşünce -
Edebiyat ve Toprak Etiği: Amerikan Doğa Yazınında Leopold'cu Düşünce - #smrgSAHAF
0.00
Anglo-Amerikan düzyazı geleneğinin içinde özel bir yeri olan doğa yazını [nature writing], her ülkenin edebiyatında sıkça rastladığımız doğa temaları içeren eserlerle pek örtüşmez. Doğa yazını doğanın işleyişine, doğadaki biyolojik çeşitliliğe, doğanın tüm unsurlarının birbirleriyle ilişkisine ve insanla doğa arasındaki sürekliliğe duyulan olağanüstü ilgi ve meraktan doğar. Doğa yazarı, doğadaki süreçleri bir bilim insanının dikkatiyle inceler ve gözlemlerini estetik bir dil aracılığıyla yorumlar. Doğa yazarının doğaya karşı yeni bir farkındalık yaratabilmesi, doğrulanabilir gerçeklerin sanatsal bir anlatımla birleşmesinden kaynaklanır. Amerika'da 1960'lı yıllarda başlayan çevre hareketiyle birlikte, geçmişten günümüze doğa yazarlarının yapıtları gittikçe büyüyen bir ilgi odağı olmuştur ve doğa yazını üzerine eleştirel yayın ve eserlerde her geçen gün büyük bir artış gözlenmektedir. Edebiyat ve Toprak Etiği: Amerikan Doğa Yazınında Leopold'cu Düşünce, Amerika'da doğa yazını üzerine bugüne kadar yazılmış olan kitaplardan önemli bir noktada ayrılıyor. Bu çalışma, doğaya ekolojik bakışlarıyla doğa ve insan arasında etik bir ilişki yaratmayı hedeflemiş olan doğa yazarlarını ön plana alıyor. Bu amaçla, bu kitap doğaya karşı yükümlülüklerimiz olduğunu söyleyerek doğa yazarları içinde çok farklı bir konumda bulunan Aldo Leopold'u ve onun ortaya attığı “toprak etiği” düşüncesini merkezine alıyor. Bu çalışma daha sonra, “toprak etiği” düşüncesinin köklerini doğa yazarları Henry David Thoreau ve John Muir'de tespit ediyor, Leopold'dan sonra gelen doğa yazarları Edward Abbey ve Terry Tempest Williams'da da “toprak etiği”nin gelişip zenginleştiğini gösteriyor. Bu kitapta ele alınan doğa yazarları eserlerini salt doğaya duydukları derin ilgi, sevgi ve meraktan kaleme almamışlardır; insanla toprak arasındaki ilişkinin etik bir mesele haline gelmesi her zaman eserlerinin merkezinde olmuştur. (Önsöz)

Doğal alanlar hızla yok oluyor. İnsanoğlu ilerleme uğruna doğanın dengesini altüst ediyor; yabanıl yaşam yıkıcı insan faaliyetleri nedeniyle ağır kayıplar veriyor. Bu gidişe dur demek olası; eğer toprağın içsel değeri kabul edilip, ona karşı ahlaki yükümlülük duyulabilirse… Amerikalı doğa yazarı, bilim insanı ve çevre filozofu Aldo Leopold, günümüzden yarım yüzyıl önce, “Bir eylem biyotik topluluğun bütünlüğünü, dengesini ve güzelliğini koruduğunda doğru, aksi takdirde yanlış bir eylemdir” demiş ve “toprak etiği” için çağrıda bulunmuştu. Çevre felaketlerinin katlanarak arttığı çağımızda, artık bu çağrıya kulak vermenin, topluluk kavramını salt insan topluluklarıyla sınırlamak yerine, kara parçalarını, suları, florayı ve faunayı, yani tüm “toprağı” kucaklayacak şekilde genişletmenin tam zamanı

Anglo-Amerikan düzyazı geleneğinin içinde özel bir yeri olan doğa yazını [nature writing], her ülkenin edebiyatında sıkça rastladığımız doğa temaları içeren eserlerle pek örtüşmez. Doğa yazını doğanın işleyişine, doğadaki biyolojik çeşitliliğe, doğanın tüm unsurlarının birbirleriyle ilişkisine ve insanla doğa arasındaki sürekliliğe duyulan olağanüstü ilgi ve meraktan doğar. Doğa yazarı, doğadaki süreçleri bir bilim insanının dikkatiyle inceler ve gözlemlerini estetik bir dil aracılığıyla yorumlar. Doğa yazarının doğaya karşı yeni bir farkındalık yaratabilmesi, doğrulanabilir gerçeklerin sanatsal bir anlatımla birleşmesinden kaynaklanır. Amerika'da 1960'lı yıllarda başlayan çevre hareketiyle birlikte, geçmişten günümüze doğa yazarlarının yapıtları gittikçe büyüyen bir ilgi odağı olmuştur ve doğa yazını üzerine eleştirel yayın ve eserlerde her geçen gün büyük bir artış gözlenmektedir. Edebiyat ve Toprak Etiği: Amerikan Doğa Yazınında Leopold'cu Düşünce, Amerika'da doğa yazını üzerine bugüne kadar yazılmış olan kitaplardan önemli bir noktada ayrılıyor. Bu çalışma, doğaya ekolojik bakışlarıyla doğa ve insan arasında etik bir ilişki yaratmayı hedeflemiş olan doğa yazarlarını ön plana alıyor. Bu amaçla, bu kitap doğaya karşı yükümlülüklerimiz olduğunu söyleyerek doğa yazarları içinde çok farklı bir konumda bulunan Aldo Leopold'u ve onun ortaya attığı “toprak etiği” düşüncesini merkezine alıyor. Bu çalışma daha sonra, “toprak etiği” düşüncesinin köklerini doğa yazarları Henry David Thoreau ve John Muir'de tespit ediyor, Leopold'dan sonra gelen doğa yazarları Edward Abbey ve Terry Tempest Williams'da da “toprak etiği”nin gelişip zenginleştiğini gösteriyor. Bu kitapta ele alınan doğa yazarları eserlerini salt doğaya duydukları derin ilgi, sevgi ve meraktan kaleme almamışlardır; insanla toprak arasındaki ilişkinin etik bir mesele haline gelmesi her zaman eserlerinin merkezinde olmuştur. (Önsöz)

Doğal alanlar hızla yok oluyor. İnsanoğlu ilerleme uğruna doğanın dengesini altüst ediyor; yabanıl yaşam yıkıcı insan faaliyetleri nedeniyle ağır kayıplar veriyor. Bu gidişe dur demek olası; eğer toprağın içsel değeri kabul edilip, ona karşı ahlaki yükümlülük duyulabilirse… Amerikalı doğa yazarı, bilim insanı ve çevre filozofu Aldo Leopold, günümüzden yarım yüzyıl önce, “Bir eylem biyotik topluluğun bütünlüğünü, dengesini ve güzelliğini koruduğunda doğru, aksi takdirde yanlış bir eylemdir” demiş ve “toprak etiği” için çağrıda bulunmuştu. Çevre felaketlerinin katlanarak arttığı çağımızda, artık bu çağrıya kulak vermenin, topluluk kavramını salt insan topluluklarıyla sınırlamak yerine, kara parçalarını, suları, florayı ve faunayı, yani tüm “toprağı” kucaklayacak şekilde genişletmenin tam zamanı

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat