#smrgKİTABEVİ Tahtalıköy Kıraathanesi -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
82
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
93,10
Havale/EFT ile:
91,24
1199267872
656048
https://www.simurgkitabevi.com/tahtalikoy-kiraathanesi
Tahtalıköy Kıraathanesi - #smrgKİTABEVİ
93.1
“Anadolu'nun yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktardığı sözlü ve yazılı anlatı geleneği; nükteyi, taşlamayı, mizahı hayatın en zor zamanlarında bile elden bırakmamıştır. Mizah; yaşama tutunmanın, acıyı hafifletmenin ve gerçeği dile getirmenin en eski yollarından biridir. Çünkü bu topraklarda insanlar acıyı da ölümü de yoksulluğu da çoğu zaman gülümseyerek karşılamayı öğrenmiştir. Edebiyatımızın en unutulmaz mizah yapıtları da işte bu kültürel damardan beslenir.Fahri İşlek'in ilk öykü kitabında bu köklü anlatı geleneğinden beslendiğini, Muzaffer İzgü, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz gibi çağdaş mizah ustalarının izinden yürüdüğünü görüyoruz. Bir çalım da Adanalı yazar Turan Altuntaş öykülerinin ironik tadını alıyoruz bu öykülerden. Gündelik hayatın sıradan ayrıntıları; Anadolu insanının zengin mizah anlayışı, yazarın ince gözlemi ve tanıklığıyla sıcak, samimi, yer yer buruk bir gülümseyişle izlediğimiz sahnelere dönüşüyor. Her öykü; hayatın absürtlüğünü, insanın çaresizliğini, yaşama tutunma inadını anlatır. Çünkü bazen en acı gerçek bile en güçlü sesini kahkahaların arasından duyurur. Bu sayfalarda karşılaşacağınız insanlar, anlatılan olaylar size yabancı gelmeyecek. Belki bir kahvehanede, belki bir sokak başında, bir devlet dairesinde, belki de kendi hayatınızın tam içinde onlarla daha önce karşılaşmış olacaksınız.Bürokrasi, insanın peşini mezarlığa kadar bırakmaz; yaşlılık, kendi hâline güler. Emekliler, kahvehane müdavimleri, memurlar; onların sevinçleri, kırgınlıkları, umutları ve küçük hayatları; kimi zaman gülümseten, kimi zaman boğazda düğümlenen öykülere dönüşüyor.”- Zafer Doruk
“Anadolu'nun yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktardığı sözlü ve yazılı anlatı geleneği; nükteyi, taşlamayı, mizahı hayatın en zor zamanlarında bile elden bırakmamıştır. Mizah; yaşama tutunmanın, acıyı hafifletmenin ve gerçeği dile getirmenin en eski yollarından biridir. Çünkü bu topraklarda insanlar acıyı da ölümü de yoksulluğu da çoğu zaman gülümseyerek karşılamayı öğrenmiştir. Edebiyatımızın en unutulmaz mizah yapıtları da işte bu kültürel damardan beslenir.Fahri İşlek'in ilk öykü kitabında bu köklü anlatı geleneğinden beslendiğini, Muzaffer İzgü, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz gibi çağdaş mizah ustalarının izinden yürüdüğünü görüyoruz. Bir çalım da Adanalı yazar Turan Altuntaş öykülerinin ironik tadını alıyoruz bu öykülerden. Gündelik hayatın sıradan ayrıntıları; Anadolu insanının zengin mizah anlayışı, yazarın ince gözlemi ve tanıklığıyla sıcak, samimi, yer yer buruk bir gülümseyişle izlediğimiz sahnelere dönüşüyor. Her öykü; hayatın absürtlüğünü, insanın çaresizliğini, yaşama tutunma inadını anlatır. Çünkü bazen en acı gerçek bile en güçlü sesini kahkahaların arasından duyurur. Bu sayfalarda karşılaşacağınız insanlar, anlatılan olaylar size yabancı gelmeyecek. Belki bir kahvehanede, belki bir sokak başında, bir devlet dairesinde, belki de kendi hayatınızın tam içinde onlarla daha önce karşılaşmış olacaksınız.Bürokrasi, insanın peşini mezarlığa kadar bırakmaz; yaşlılık, kendi hâline güler. Emekliler, kahvehane müdavimleri, memurlar; onların sevinçleri, kırgınlıkları, umutları ve küçük hayatları; kimi zaman gülümseten, kimi zaman boğazda düğümlenen öykülere dönüşüyor.”- Zafer Doruk
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.