#smrgKİTABEVİ Tavşan Temrinleri - 2026
Ama masallar bir süre sonra onu yazmaya başlar.
Sonunda, çocuklar için sakıncalı olacağı düşüncesiyle, masalları büyükler için yeniden düzenler.
Bir yayıncı sorular sorar.
Bir eş acımasızca eleştirir.
Bir tren yolculuğunda yabancı bir kadın aynayı biraz daha yüzüne yaklaştırır.
Yazmak yalnızca masa başında mı gerçekleşir?
Yoksa insan, her cümlede kendini mi temrin eder?
Tavşan Temrinleri, yazma cesaretiyle yüzleşen bir anlatı.
Masalların eşliğinde, yaratmanın kırılganlığına ve
yargılanma korkusuna doğru sonu belirsiz bir yolculuk.
Belki de her yazar önce kendi tavşanını eğitmek zorundadır.
“Kendinize karşı ne kadar kıyıcısınız!”
“Yazdıklarımla ilgili kıyıcı olabilseydim keşke. Daha çok işe yarardı.”
“Dahası acımasızsınız!”
“Yine kendime karşı, değil mi?
Seçimim böyle. Yazarlığı yalnızca masa başına geçip kalem kağıtla gerçekleştirilen bir mucize olarak düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Yolculuğun, yani yazma uğraşının her aşamasında acılara karşı dayanma gücünün artırılmasıyla ilgili bir temrine ihtiyaç duyarsınız. Yazarlık böyle bir şey belki de.
Belleğiniz açık, yaratıcılığız alabildiğine engin ve kulaklarınız dış dünyaya karşı tıkalı olmak zorunda.”
Ama masallar bir süre sonra onu yazmaya başlar.
Sonunda, çocuklar için sakıncalı olacağı düşüncesiyle, masalları büyükler için yeniden düzenler.
Bir yayıncı sorular sorar.
Bir eş acımasızca eleştirir.
Bir tren yolculuğunda yabancı bir kadın aynayı biraz daha yüzüne yaklaştırır.
Yazmak yalnızca masa başında mı gerçekleşir?
Yoksa insan, her cümlede kendini mi temrin eder?
Tavşan Temrinleri, yazma cesaretiyle yüzleşen bir anlatı.
Masalların eşliğinde, yaratmanın kırılganlığına ve
yargılanma korkusuna doğru sonu belirsiz bir yolculuk.
Belki de her yazar önce kendi tavşanını eğitmek zorundadır.
“Kendinize karşı ne kadar kıyıcısınız!”
“Yazdıklarımla ilgili kıyıcı olabilseydim keşke. Daha çok işe yarardı.”
“Dahası acımasızsınız!”
“Yine kendime karşı, değil mi?
Seçimim böyle. Yazarlığı yalnızca masa başına geçip kalem kağıtla gerçekleştirilen bir mucize olarak düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Yolculuğun, yani yazma uğraşının her aşamasında acılara karşı dayanma gücünün artırılmasıyla ilgili bir temrine ihtiyaç duyarsınız. Yazarlık böyle bir şey belki de.
Belleğiniz açık, yaratıcılığız alabildiğine engin ve kulaklarınız dış dünyaya karşı tıkalı olmak zorunda.”