#smrgKİTABEVİ Tırhala Sancağı (1821 - 1881) -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786258055986
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199263719
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
270
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
640,00
Havale/EFT ile: 627,20
1199263719
651363
Tırhala Sancağı (1821 - 1881) -
Tırhala Sancağı (1821 - 1881) - #smrgKİTABEVİ
640
Tırhala Sancağı, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki stratejik idari birimlerinden biri olarak, fethinden itibaren beş asır boyunca Türk-İslam kültürünün Tesalya'daki sarsılmaz kalesi olmuştur. Jeopolitik açıdan ele alındığında ise Ege Denizi'ne açılan kapı durumundaki Golos Limanı hem ticari bir merkez hem de askeri sevkiyatlar için vazgeçilmez bir üs konumundaydı. Bu yönüyle liman Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında paylaşılamayan bölge haline gelmiştir. Bunun yanında sancak, sahip olduğu geniş ve verimli düzlükler nedeniyle imparatorluğun “tahıl ambarı” olarak nitelendirilmiş; sadece yerel ihtiyacı değil, payitahtın da buğday ihtiyacını karşılayan hayati bir merkez görevini üstlenmiştir. Sancak, Tesalya bölgesinin Evrenos Bey'e tımar olarak tahsis edilmesiyle kurulmuştur. 1821 yılına kadar Osmanlı idaresi altında huzur ve istikrar içinde varlığını sürdürmüştür. Ancak 1821 yılında başlayan Yunan İsyanı, bölgede kargaşa ve çatışma ortamını beraberinde getirmiştir. Osmanlı hakimiyetinde dört asırdan fazla beraber yaşamakta olan Rum nüfus, bu süreçte ayrılıkçı hareketler içerisine girmiştir. 1829 yılında bağımsızlığını ilan eden Yunanistan Krallığı, 1830 yılında Batılı devletler tarafından resmen tanınmıştır. Yunanistan Krallığı'nın kuruluşu, Tırhala sancağındaki durumu daha karmaşık hale getirmiş, bölgede eşkıyalık faaliyetleri, hudut ihlalleri ve Müslüman-Türk nüfusa yönelik saldırılar artış göstermiştir. Nitekim yarım asır süren bu güvensizlik ortamı Osmanlı Devleti'nin bölgedeki kontrolünü ciddi ölçüde zayıflatmıştır. 1881 yılında Tesalya'nın kaybı, sadece stratejik bir toprak parçasının devri değil, aynı zamanda pek çok cami ve mektebin, yüzlerce vakıf eserinden oluşan muazzam bir Osmanlı kültür mirasının ve yüzyıllardır bölgeyi yurt edinen Müslüman-Türk nüfusun hazin bir göç hikâyesine yerini bırakmıştır.

Bu kitap, Tırhala Sancağı'nın 1821 yılında patlak veren Yunan isyanından 1881 yılında bölgenin tamamen Yunanistan'a devredilmesine kadar geçen en sancılı altmış yılını ele almaktadır. Ayrıca sancağın idari yapısındaki dönüşümlerden demografik değişimlere; Golos Limanı'nın ticari yükselişinden bölgeye kazandırılmaya çalışılan ilk demir yolu projelerine kadar geniş bir sosyo-ekonomik panorama sunulmaktadır. Tanzimat dönemiyle birlikte hız kazanan eğitim hamleleri, rüştiye mekteplerinin inşası ve halkın doğal afetlere, salgın hastalıklara ve kıtlığa karşı verdiği mücadeleler yine kitabın ele aldığı konular arasında yer almaktadır.

Tırhala Sancağı, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki stratejik idari birimlerinden biri olarak, fethinden itibaren beş asır boyunca Türk-İslam kültürünün Tesalya'daki sarsılmaz kalesi olmuştur. Jeopolitik açıdan ele alındığında ise Ege Denizi'ne açılan kapı durumundaki Golos Limanı hem ticari bir merkez hem de askeri sevkiyatlar için vazgeçilmez bir üs konumundaydı. Bu yönüyle liman Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında paylaşılamayan bölge haline gelmiştir. Bunun yanında sancak, sahip olduğu geniş ve verimli düzlükler nedeniyle imparatorluğun “tahıl ambarı” olarak nitelendirilmiş; sadece yerel ihtiyacı değil, payitahtın da buğday ihtiyacını karşılayan hayati bir merkez görevini üstlenmiştir. Sancak, Tesalya bölgesinin Evrenos Bey'e tımar olarak tahsis edilmesiyle kurulmuştur. 1821 yılına kadar Osmanlı idaresi altında huzur ve istikrar içinde varlığını sürdürmüştür. Ancak 1821 yılında başlayan Yunan İsyanı, bölgede kargaşa ve çatışma ortamını beraberinde getirmiştir. Osmanlı hakimiyetinde dört asırdan fazla beraber yaşamakta olan Rum nüfus, bu süreçte ayrılıkçı hareketler içerisine girmiştir. 1829 yılında bağımsızlığını ilan eden Yunanistan Krallığı, 1830 yılında Batılı devletler tarafından resmen tanınmıştır. Yunanistan Krallığı'nın kuruluşu, Tırhala sancağındaki durumu daha karmaşık hale getirmiş, bölgede eşkıyalık faaliyetleri, hudut ihlalleri ve Müslüman-Türk nüfusa yönelik saldırılar artış göstermiştir. Nitekim yarım asır süren bu güvensizlik ortamı Osmanlı Devleti'nin bölgedeki kontrolünü ciddi ölçüde zayıflatmıştır. 1881 yılında Tesalya'nın kaybı, sadece stratejik bir toprak parçasının devri değil, aynı zamanda pek çok cami ve mektebin, yüzlerce vakıf eserinden oluşan muazzam bir Osmanlı kültür mirasının ve yüzyıllardır bölgeyi yurt edinen Müslüman-Türk nüfusun hazin bir göç hikâyesine yerini bırakmıştır.

Bu kitap, Tırhala Sancağı'nın 1821 yılında patlak veren Yunan isyanından 1881 yılında bölgenin tamamen Yunanistan'a devredilmesine kadar geçen en sancılı altmış yılını ele almaktadır. Ayrıca sancağın idari yapısındaki dönüşümlerden demografik değişimlere; Golos Limanı'nın ticari yükselişinden bölgeye kazandırılmaya çalışılan ilk demir yolu projelerine kadar geniş bir sosyo-ekonomik panorama sunulmaktadır. Tanzimat dönemiyle birlikte hız kazanan eğitim hamleleri, rüştiye mekteplerinin inşası ve halkın doğal afetlere, salgın hastalıklara ve kıtlığa karşı verdiği mücadeleler yine kitabın ele aldığı konular arasında yer almaktadır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat