#smrgKİTABEVİ Tufan Sonrası İlk Ahmakıslatan - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
Nivola
ISBN-10:
9786258581713
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
144
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
160,30
Havale/EFT ile:
157,09
1199260281
648011
https://www.simurgkitabevi.com/tufan-sonrasi-ilk-ahmakislatan-2026
Tufan Sonrası İlk Ahmakıslatan - 2026 #smrgKİTABEVİ
160.3
“Ali Oturaklı, hatırlama eyleminin ruhunu yakalıyor ve yerellik kavramını yerçekimsiz bir ortama taşıyor.”
Güray Süngü
“Başka âlemleri birbirine bağlayan rengârenk, efsunlu ve yumruk gibi bir roman!”
Kaan Murat Yanık
***
Metne bir “roman” demeden önce durup düşünün. Çünkü bu, Unamuno'nun Sis ile başlattığı o put kırıcı geleneğin bir parçası, yani yaşayan bir nivola.
Bu kitapta; uzay boşluğunda, gök cismine urganlarla bağlanmış hâlde uyanan ve geçmişin rüyasında kendisini arayan bir adamla tanışacaksınız. O, “Dünya'daki en büyük korkum umuttu” diyerek “Sistem”in soğuk dişlilerine karşı duran, ıstırap yüklü bir agonist.
Cam Tufanı ile yerle bir olmuş geçmişten, “soğuk düşüncelerin” egemen olduğu ruhsuz bir geleceğe uzanan bu yolculukta, dördüncü duvarın yıkılışına şahitlik edeceksiniz. Kendi kurgusallığını ifşa eden bu anlatı, kıyamete ramak kalmış geleceğe, yerelliğin içinde debelenen bir sessizliğe dönüşüyor. Sistemin içinde debelenen bu ruhu sadece izlemekle kalmayın. Çünkü o, “Sen yokken sağdım ve yokluğuna hiç alışamadım” diye karanlığa haykırırken, aslında hepimizin o yarım kalmış, sıkışmış ve kırılmış hikâyesini fısıldıyor.
Ali Oturaklı'nın kurduğu bu kozmik oyuna ve benzersiz tufana şemsiyesiz yakalanmaya hazır olun!
Güray Süngü
“Başka âlemleri birbirine bağlayan rengârenk, efsunlu ve yumruk gibi bir roman!”
Kaan Murat Yanık
***
Metne bir “roman” demeden önce durup düşünün. Çünkü bu, Unamuno'nun Sis ile başlattığı o put kırıcı geleneğin bir parçası, yani yaşayan bir nivola.
Bu kitapta; uzay boşluğunda, gök cismine urganlarla bağlanmış hâlde uyanan ve geçmişin rüyasında kendisini arayan bir adamla tanışacaksınız. O, “Dünya'daki en büyük korkum umuttu” diyerek “Sistem”in soğuk dişlilerine karşı duran, ıstırap yüklü bir agonist.
Cam Tufanı ile yerle bir olmuş geçmişten, “soğuk düşüncelerin” egemen olduğu ruhsuz bir geleceğe uzanan bu yolculukta, dördüncü duvarın yıkılışına şahitlik edeceksiniz. Kendi kurgusallığını ifşa eden bu anlatı, kıyamete ramak kalmış geleceğe, yerelliğin içinde debelenen bir sessizliğe dönüşüyor. Sistemin içinde debelenen bu ruhu sadece izlemekle kalmayın. Çünkü o, “Sen yokken sağdım ve yokluğuna hiç alışamadım” diye karanlığa haykırırken, aslında hepimizin o yarım kalmış, sıkışmış ve kırılmış hikâyesini fısıldıyor.
Ali Oturaklı'nın kurduğu bu kozmik oyuna ve benzersiz tufana şemsiyesiz yakalanmaya hazır olun!
“Ali Oturaklı, hatırlama eyleminin ruhunu yakalıyor ve yerellik kavramını yerçekimsiz bir ortama taşıyor.”
Güray Süngü
“Başka âlemleri birbirine bağlayan rengârenk, efsunlu ve yumruk gibi bir roman!”
Kaan Murat Yanık
***
Metne bir “roman” demeden önce durup düşünün. Çünkü bu, Unamuno'nun Sis ile başlattığı o put kırıcı geleneğin bir parçası, yani yaşayan bir nivola.
Bu kitapta; uzay boşluğunda, gök cismine urganlarla bağlanmış hâlde uyanan ve geçmişin rüyasında kendisini arayan bir adamla tanışacaksınız. O, “Dünya'daki en büyük korkum umuttu” diyerek “Sistem”in soğuk dişlilerine karşı duran, ıstırap yüklü bir agonist.
Cam Tufanı ile yerle bir olmuş geçmişten, “soğuk düşüncelerin” egemen olduğu ruhsuz bir geleceğe uzanan bu yolculukta, dördüncü duvarın yıkılışına şahitlik edeceksiniz. Kendi kurgusallığını ifşa eden bu anlatı, kıyamete ramak kalmış geleceğe, yerelliğin içinde debelenen bir sessizliğe dönüşüyor. Sistemin içinde debelenen bu ruhu sadece izlemekle kalmayın. Çünkü o, “Sen yokken sağdım ve yokluğuna hiç alışamadım” diye karanlığa haykırırken, aslında hepimizin o yarım kalmış, sıkışmış ve kırılmış hikâyesini fısıldıyor.
Ali Oturaklı'nın kurduğu bu kozmik oyuna ve benzersiz tufana şemsiyesiz yakalanmaya hazır olun!
Güray Süngü
“Başka âlemleri birbirine bağlayan rengârenk, efsunlu ve yumruk gibi bir roman!”
Kaan Murat Yanık
***
Metne bir “roman” demeden önce durup düşünün. Çünkü bu, Unamuno'nun Sis ile başlattığı o put kırıcı geleneğin bir parçası, yani yaşayan bir nivola.
Bu kitapta; uzay boşluğunda, gök cismine urganlarla bağlanmış hâlde uyanan ve geçmişin rüyasında kendisini arayan bir adamla tanışacaksınız. O, “Dünya'daki en büyük korkum umuttu” diyerek “Sistem”in soğuk dişlilerine karşı duran, ıstırap yüklü bir agonist.
Cam Tufanı ile yerle bir olmuş geçmişten, “soğuk düşüncelerin” egemen olduğu ruhsuz bir geleceğe uzanan bu yolculukta, dördüncü duvarın yıkılışına şahitlik edeceksiniz. Kendi kurgusallığını ifşa eden bu anlatı, kıyamete ramak kalmış geleceğe, yerelliğin içinde debelenen bir sessizliğe dönüşüyor. Sistemin içinde debelenen bu ruhu sadece izlemekle kalmayın. Çünkü o, “Sen yokken sağdım ve yokluğuna hiç alışamadım” diye karanlığa haykırırken, aslında hepimizin o yarım kalmış, sıkışmış ve kırılmış hikâyesini fısıldıyor.
Ali Oturaklı'nın kurduğu bu kozmik oyuna ve benzersiz tufana şemsiyesiz yakalanmaya hazır olun!
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.