#smrgSAHAF Turfanda mı Yoksa Turfa mı -

Dizi Adı:
Türk Klasikleri / Roman Dizisi
ISBN-10:
9789753382403
Hazırlayan:
Tacettin Şimşek
Stok Kodu:
1199144208
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
391 s.
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2005
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
1. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199144208
530378
Turfanda mı Yoksa Turfa mı -
Turfanda mı Yoksa Turfa mı - #smrgSAHAF
0.00
1890-1891 yıllarında, Mehmed Murad tarafından kaleme alınan "Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı?" adlı roman, yazarın diliyle "milli bir roman"dır. Romanın adındaki "Turfanda (yeni)" ve "Turfa (tuhaf)" kelimelerinin de özellikle kullanıldığına işaret eden yazar, roman kahramanlarından Mansur, Zehra, Fatma, Mehmet ve Ahmet Şunudi'nin "zamanın yeni mahsülleri" sıfatıyla "ileride benzerlerinin çoğalacağı" ilk örnekler mi yoksa "kimsenin beğenmeyeceği tuhaf cemiyet düşkünleri" yani "turfa"ları mı oldukları konusunu okuyuculara sorduğunu vurgular. Bizde ilk otobiyografik romanın örneği olarak nitelendirilebilecek olan eseri, " olması gereken" ise, romanın kahramanı "Mansur'un idealleri"dir. Yazarlık ve ediplik iddiasında olmadığı ısrarla vurgulayan Mehmed Murad, "gerçekten 'milli roman' tavsiyesine layık bir eseri" okuyucuların dikkatine sunmak düşüncesiyle romanı yazmaya başladığını ifade eder. İçinde yaşamakla övündüğümüz çağda her şey alabildiğine gelişirken ahlaki erdemleri ele alıp işleyen, bunların fert ve toplum üzerindeki olumlu etkilerini dile getiren milli, edebi romanların yazılmamış olmasını dikkat çekici bulan yazar, bu alanda gücü oranında, "karınca kaderine" bir görev ifa ettiğini söyler. Dolayısıyla Mehmed Murad, edebi eserle ilgili tenkitlerinde ısrarla savunduğu "edebiyat-ı ahlakiye (ahlaki edebiyat)" tezini bir romanla örneklemek ister. (Önsöz'den)
1890-1891 yıllarında, Mehmed Murad tarafından kaleme alınan "Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı?" adlı roman, yazarın diliyle "milli bir roman"dır. Romanın adındaki "Turfanda (yeni)" ve "Turfa (tuhaf)" kelimelerinin de özellikle kullanıldığına işaret eden yazar, roman kahramanlarından Mansur, Zehra, Fatma, Mehmet ve Ahmet Şunudi'nin "zamanın yeni mahsülleri" sıfatıyla "ileride benzerlerinin çoğalacağı" ilk örnekler mi yoksa "kimsenin beğenmeyeceği tuhaf cemiyet düşkünleri" yani "turfa"ları mı oldukları konusunu okuyuculara sorduğunu vurgular. Bizde ilk otobiyografik romanın örneği olarak nitelendirilebilecek olan eseri, " olması gereken" ise, romanın kahramanı "Mansur'un idealleri"dir. Yazarlık ve ediplik iddiasında olmadığı ısrarla vurgulayan Mehmed Murad, "gerçekten 'milli roman' tavsiyesine layık bir eseri" okuyucuların dikkatine sunmak düşüncesiyle romanı yazmaya başladığını ifade eder. İçinde yaşamakla övündüğümüz çağda her şey alabildiğine gelişirken ahlaki erdemleri ele alıp işleyen, bunların fert ve toplum üzerindeki olumlu etkilerini dile getiren milli, edebi romanların yazılmamış olmasını dikkat çekici bulan yazar, bu alanda gücü oranında, "karınca kaderine" bir görev ifa ettiğini söyler. Dolayısıyla Mehmed Murad, edebi eserle ilgili tenkitlerinde ısrarla savunduğu "edebiyat-ı ahlakiye (ahlaki edebiyat)" tezini bir romanla örneklemek ister. (Önsöz'den)
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat