#smrgKİTABEVİ Türk Toplumunun Kişilik Yapısının Sosyal Psikolojik Perspektiften İncelenmesi: Sağlık İletişimi Bağlamında Bir Değerlendirme - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199259019
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
148
Basım Yeri:
İzmir
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
196,00
Havale/EFT ile: 192,08
1199259019
646665
Türk Toplumunun Kişilik Yapısının Sosyal Psikolojik Perspektiften İncelenmesi: Sağlık İletişimi Bağlamında Bir Değerlendirme -        2026
Türk Toplumunun Kişilik Yapısının Sosyal Psikolojik Perspektiften İncelenmesi: Sağlık İletişimi Bağlamında Bir Değerlendirme - 2026 #smrgKİTABEVİ
196
Toplumu dikkate almadan bireyi, bireyi dikkate almadan toplumu anlamaya çalışmak yanlış çıkarımlara yol açabilecek eksik bir çabadır. Diğer yandan insan davranışının oluşumunda temel rol alan kişisel dinamiklerin şekillenmesinde toplumsal dinamiklerin de etkisinin olduğu akılda tutulmalıdır. Bu durum özellikle bireysel değişimi amaçlayan girişimlerde önem taşımaktadır. Toplumsal sağlık sonuçlarını iyileştirmek amacıyla sağlık politikaları ve kampanyaları tasarlanırken kültürel bağlam ve toplum içinde yaygın kişilik özelliklerinin dikkate alınması gerekmektedir. Eserini bu çerçevede şekillendiren Kuruhan, kitabı ile akademik literatüre çok önemli katkılarda bulunmaktadır. Türkiye'de toplum içinde aile ve toplum bağlarının güçlü, otoriteye saygının yüksek ve belirsizlikten kaçınma eğiliminin belirgin olduğu gözlenmektedir. Kuruhan'ın vurguladığı gibi bu özellikler doktor-hasta ilişkisini etkilemekte ve doktora yönelik güven duygusunu şekillendirmektedir. Bu güven, birbiriyle çelişir gibi görünen farklı tepkilere yol açmaktadır. Bir yandan tedaviye uyumu artırırken bir yandan da sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin oluşumuna zemin hazırlayan derin hayal kırıklıkları yaşanmasına yol açabilmektedir. Diğer yandan otoriteye saygılı yaklaşım eleştirel düşünme ve hasta merkezli karar alma süreçlerini sınırlayarak çağdaş hasta doktor iletişim biçimlerinin gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Türk toplumunun sağlık iletişimi bağlamındaki özgün özelliklerini analiz ederek, kültürel açıdan uyumlu sağlık iletişimi modelleri geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefleyen bu kitabı özellikle sağlık politikalarını şekillendirenlere, sağlık çalışanlarına ve alanda çalışan akademisyenlere öneriyorum. Kuruhan yolculuk olarak tanımladığı ve başarıyla tamamlayarak bu eser ile taçlandırdığı tez sürecini “Bu yolculuk, basit bir akademik uğraşın ötesinde, birey-toplum ilişkisini yeniden düşünme çabası olmuştur. İnsan davranışının ardındaki toplumsal dinamikleri kavrama isteği, bana yalnızca bir tez kazandırmadı; aynı zamanda kendi toplumuma, kendi kimliğime ve kendi varoluşuma dair yeni bir bakış açısı kazandırdı.” şeklinde tanımlamaktadır. Okurları aynı yolculuğa çıkmaya, insan davranışının oluşumunu ve bu süreçte toplumsal dinamiklerin etkisini anlama çabasına davet ediyorum.
Toplumu dikkate almadan bireyi, bireyi dikkate almadan toplumu anlamaya çalışmak yanlış çıkarımlara yol açabilecek eksik bir çabadır. Diğer yandan insan davranışının oluşumunda temel rol alan kişisel dinamiklerin şekillenmesinde toplumsal dinamiklerin de etkisinin olduğu akılda tutulmalıdır. Bu durum özellikle bireysel değişimi amaçlayan girişimlerde önem taşımaktadır. Toplumsal sağlık sonuçlarını iyileştirmek amacıyla sağlık politikaları ve kampanyaları tasarlanırken kültürel bağlam ve toplum içinde yaygın kişilik özelliklerinin dikkate alınması gerekmektedir. Eserini bu çerçevede şekillendiren Kuruhan, kitabı ile akademik literatüre çok önemli katkılarda bulunmaktadır. Türkiye'de toplum içinde aile ve toplum bağlarının güçlü, otoriteye saygının yüksek ve belirsizlikten kaçınma eğiliminin belirgin olduğu gözlenmektedir. Kuruhan'ın vurguladığı gibi bu özellikler doktor-hasta ilişkisini etkilemekte ve doktora yönelik güven duygusunu şekillendirmektedir. Bu güven, birbiriyle çelişir gibi görünen farklı tepkilere yol açmaktadır. Bir yandan tedaviye uyumu artırırken bir yandan da sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin oluşumuna zemin hazırlayan derin hayal kırıklıkları yaşanmasına yol açabilmektedir. Diğer yandan otoriteye saygılı yaklaşım eleştirel düşünme ve hasta merkezli karar alma süreçlerini sınırlayarak çağdaş hasta doktor iletişim biçimlerinin gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Türk toplumunun sağlık iletişimi bağlamındaki özgün özelliklerini analiz ederek, kültürel açıdan uyumlu sağlık iletişimi modelleri geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefleyen bu kitabı özellikle sağlık politikalarını şekillendirenlere, sağlık çalışanlarına ve alanda çalışan akademisyenlere öneriyorum. Kuruhan yolculuk olarak tanımladığı ve başarıyla tamamlayarak bu eser ile taçlandırdığı tez sürecini “Bu yolculuk, basit bir akademik uğraşın ötesinde, birey-toplum ilişkisini yeniden düşünme çabası olmuştur. İnsan davranışının ardındaki toplumsal dinamikleri kavrama isteği, bana yalnızca bir tez kazandırmadı; aynı zamanda kendi toplumuma, kendi kimliğime ve kendi varoluşuma dair yeni bir bakış açısı kazandırdı.” şeklinde tanımlamaktadır. Okurları aynı yolculuğa çıkmaya, insan davranışının oluşumunu ve bu süreçte toplumsal dinamiklerin etkisini anlama çabasına davet ediyorum.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat