#smrgKİTABEVİ Türkiye'nin Fiziki Coğrafyası -
Editör:
Akif Akkuş, Adem Sezer
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
352
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
864,00
Havale/EFT ile:
846,72
1199269760
657967
https://www.simurgkitabevi.com/turkiyenin-fiziki-cografyasi
Türkiye'nin Fiziki Coğrafyası - #smrgKİTABEVİ
864
Coğrafya bilmek, bugün her zamankinden daha önemli hâle gelmiştir. Dijital teknolojilerin iletişimde açtığı çığır dünyayı küçültürken, insanın mekânla kurduğu ilişkiyi daha karmaşık kılmıştır. Bu karmaşıklık içinde dünyadaki yaşamı sürdürülebilir kılmak; insanın bastığı yeri ve içinde yaşadığı doğal ortamı tanımasıyla mümkündür. Yer yüzeyinde cereyan eden jeolojik ve jeomorfolojik süreçlerin; iklim, bitki örtüsü, toprak ve sularla etkileşimini kavramak, insanın yaşam mücadelesindeki en büyük güç kaynağıdır. Coğrafya olarak kavramsallaştırdığımız bu bilgiler bütünü, birey için olduğu kadar kamusal yönetim mekanizmaları için de bir zorunluluktur. Çünkü jeolojik geçmişin ve jeomorfolojik süreçlerin şekillendirdiği yeryüzü durağan değildir; tüm ögeleriyle sürekli işleyen dinamik bir sistemdir. Bu sistemi kavramanın yolu ise coğrafyanın sunduğu bütüncül bakış açısıdır. Türkiye, fiziki coğrafya özellikleri açısından kendine özgü nitelikler taşımaktadır. Genç bir arazi yapısına sahip olmakla birlikte, dünyanın derin jeolojik geçmişinin izlerini de bünyesinde barındırır. Bu genç yapının getirdiği zorlukların yanında, coğrafi konumun sağladığı zenginlikler ve yüksek bir potansiyel mevcuttur. Bu potansiyeli harekete geçirmek ve sürdürülebilir kılmak, coğrafi bakışı esas almaktan geçer. Türkiye'nin yer şekillerinin jeolojik geçmişle ilişkili olduğu kadar sularla da ilişkili olduğunu, suların yağış ve toprakla, doğal bitki örtüsünün iklimi toprak ve sularla, yerel bir hava olayının ise küresel sistemlerle olan bağını kurabilmek bu topraklarda güvenle yaşamanın ön şartıdır. Aksi takdirde saydığımız bu doğa kaynaklı olaylar birer afete dönüşerek zenginliklerimizi yok edebilir. Türkiye'nin fiziki coğrafyasını bilip doğanın sunduğu zenginlikler içinde bu güzel vatanda dostça ve güvenle yaşayabilmek dileğiyle...
Coğrafya bilmek, bugün her zamankinden daha önemli hâle gelmiştir. Dijital teknolojilerin iletişimde açtığı çığır dünyayı küçültürken, insanın mekânla kurduğu ilişkiyi daha karmaşık kılmıştır. Bu karmaşıklık içinde dünyadaki yaşamı sürdürülebilir kılmak; insanın bastığı yeri ve içinde yaşadığı doğal ortamı tanımasıyla mümkündür. Yer yüzeyinde cereyan eden jeolojik ve jeomorfolojik süreçlerin; iklim, bitki örtüsü, toprak ve sularla etkileşimini kavramak, insanın yaşam mücadelesindeki en büyük güç kaynağıdır. Coğrafya olarak kavramsallaştırdığımız bu bilgiler bütünü, birey için olduğu kadar kamusal yönetim mekanizmaları için de bir zorunluluktur. Çünkü jeolojik geçmişin ve jeomorfolojik süreçlerin şekillendirdiği yeryüzü durağan değildir; tüm ögeleriyle sürekli işleyen dinamik bir sistemdir. Bu sistemi kavramanın yolu ise coğrafyanın sunduğu bütüncül bakış açısıdır. Türkiye, fiziki coğrafya özellikleri açısından kendine özgü nitelikler taşımaktadır. Genç bir arazi yapısına sahip olmakla birlikte, dünyanın derin jeolojik geçmişinin izlerini de bünyesinde barındırır. Bu genç yapının getirdiği zorlukların yanında, coğrafi konumun sağladığı zenginlikler ve yüksek bir potansiyel mevcuttur. Bu potansiyeli harekete geçirmek ve sürdürülebilir kılmak, coğrafi bakışı esas almaktan geçer. Türkiye'nin yer şekillerinin jeolojik geçmişle ilişkili olduğu kadar sularla da ilişkili olduğunu, suların yağış ve toprakla, doğal bitki örtüsünün iklimi toprak ve sularla, yerel bir hava olayının ise küresel sistemlerle olan bağını kurabilmek bu topraklarda güvenle yaşamanın ön şartıdır. Aksi takdirde saydığımız bu doğa kaynaklı olaylar birer afete dönüşerek zenginliklerimizi yok edebilir. Türkiye'nin fiziki coğrafyasını bilip doğanın sunduğu zenginlikler içinde bu güzel vatanda dostça ve güvenle yaşayabilmek dileğiyle...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.