#smrgKİTABEVİ Üç Beş Adımlık Seyyahlıklar - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199259959
Boyut:
12x20
Sayfa Sayısı:
112
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
124,10
Havale/EFT ile: 121,62
1199259959
647683
Üç Beş Adımlık Seyyahlıklar -        2026
Üç Beş Adımlık Seyyahlıklar - 2026 #smrgKİTABEVİ
124.1
“Meryem, hafifletmek için değil, tam tersine tartmak için sordu: ‘Tanrı insanda sence neyi eksik bıraktı?' Bir an dahi düşünmedi. ‘Kalbi verdi,' dedi, ‘ama kalbin üstüne bir uyarı koymadı. İnsanın en kolay kırılan yerini, en çok kırılacak yer gibi işaretlemedi.” İlk kitabı Müzmin Susuzluk ile Tanpınar ve ESKADER ödüllerine layık görülen Halil Ziya Doğruöz, bu kez müzmin bir bekleyişin hikâyesini dokuyor. Bir evin içinden başlayıp bir şehrin kalbine, bir masanın üzerindeki dağınıklıktan bir çağın düzenine uzanan bu anlatı, “olmuş” olanı değil “olacak” olanı yokluyor. “Gerçek” diye diye kurmacayı köşeye sıkıştıran telaşı, “Ne oldu?” sorusunu “Neye dönüştü?”ye çeviren o sert kaymayı ifşa ediyor. Üç Beş Adımlık Seyyahlıklar, bir arayışın kaydı değil; arayışın ta kendisi. Bir performansın ortasında “insan”ın üstüne yapışan bir işaret, bir sözcüğün içindeki parantez… Üç Beş Adımlık Seyyahlıklar, dünyayı dolaşmak değil; dünyanın seni dolaşmasına izin vermek: Kedi tüyüyle insan saçının yan yana durduğu kadar ince bir izden, bir hayatın üstüne çöken yekpare yokluğa kadar. Üç beş adımın sonunda, kapı hep aynı yere açılacak: İçine. İnsanın içine. Dikkat: İnsan! Adnan İslamoğulları
“Meryem, hafifletmek için değil, tam tersine tartmak için sordu: ‘Tanrı insanda sence neyi eksik bıraktı?' Bir an dahi düşünmedi. ‘Kalbi verdi,' dedi, ‘ama kalbin üstüne bir uyarı koymadı. İnsanın en kolay kırılan yerini, en çok kırılacak yer gibi işaretlemedi.” İlk kitabı Müzmin Susuzluk ile Tanpınar ve ESKADER ödüllerine layık görülen Halil Ziya Doğruöz, bu kez müzmin bir bekleyişin hikâyesini dokuyor. Bir evin içinden başlayıp bir şehrin kalbine, bir masanın üzerindeki dağınıklıktan bir çağın düzenine uzanan bu anlatı, “olmuş” olanı değil “olacak” olanı yokluyor. “Gerçek” diye diye kurmacayı köşeye sıkıştıran telaşı, “Ne oldu?” sorusunu “Neye dönüştü?”ye çeviren o sert kaymayı ifşa ediyor. Üç Beş Adımlık Seyyahlıklar, bir arayışın kaydı değil; arayışın ta kendisi. Bir performansın ortasında “insan”ın üstüne yapışan bir işaret, bir sözcüğün içindeki parantez… Üç Beş Adımlık Seyyahlıklar, dünyayı dolaşmak değil; dünyanın seni dolaşmasına izin vermek: Kedi tüyüyle insan saçının yan yana durduğu kadar ince bir izden, bir hayatın üstüne çöken yekpare yokluğa kadar. Üç beş adımın sonunda, kapı hep aynı yere açılacak: İçine. İnsanın içine. Dikkat: İnsan! Adnan İslamoğulları
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat