#smrgKİTABEVİ Üç Yıl Sonra -
Editör:
Sena Güler
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Promat Basım 1939
Dizi Adı:
YKY Edebiyat / Roman
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
216
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
210,00
Havale/EFT ile:
205,80
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 15.10.2026 tarihinde dağıtıma verilecektir.
1199268535
656711
https://www.simurgkitabevi.com/uc-yil-sonra
Üç Yıl Sonra - #smrgKİTABEVİ
210
Kuyu serin ve çok güzel görünüyor. Yok, Yusuf Mısır'a gitmiyor. Ormanın derinliklerinde sırra kadem basan bir adam... Üç yıl sonra kaybolduğu ormanda yeniden bir araya gelen ailesi... Kaybolan kardeşin hatırası için yapılan iki günlük orman yürüyüşü bir anma ritüelinden ibaret değildir. Kız kardeş, kaybolanın bir gün aniden çıkıp geleceğine inanırken kadim mesel köyün delisinin haykırışıyla diriliyor: “Yakub öldü. Yusuf Mısır'a gitti.” Ömer F. Oyal, Üç Yıl Sonra ile mevsimlerin döngüsüne göre yaşamakta ısrar edenlerle çağımızı karşı karşıya getirirken doğayı deneyimleyişimizi ve ufkumuzun dışına itilen yerelliğe bakışımızı da tartışıyor. Bir tapınakta Tanrı'ya ya da tanrılara yakarabilirsiniz, dileklerde bulunup merhamet ve af dileyebilirsiniz. Ormana ise sadece kulak kabartabiliriz ve işittiğimiz kendimizden başkası değildir. Herhangi bir tapınak söz konusu olduğunda da durum bundan farklı değil. Yine de tapınaktan farklı olarak ormandan bir şey dileyemezsiniz, kayıp oğlun ölüsünü bile...
Kuyu serin ve çok güzel görünüyor. Yok, Yusuf Mısır'a gitmiyor. Ormanın derinliklerinde sırra kadem basan bir adam... Üç yıl sonra kaybolduğu ormanda yeniden bir araya gelen ailesi... Kaybolan kardeşin hatırası için yapılan iki günlük orman yürüyüşü bir anma ritüelinden ibaret değildir. Kız kardeş, kaybolanın bir gün aniden çıkıp geleceğine inanırken kadim mesel köyün delisinin haykırışıyla diriliyor: “Yakub öldü. Yusuf Mısır'a gitti.” Ömer F. Oyal, Üç Yıl Sonra ile mevsimlerin döngüsüne göre yaşamakta ısrar edenlerle çağımızı karşı karşıya getirirken doğayı deneyimleyişimizi ve ufkumuzun dışına itilen yerelliğe bakışımızı da tartışıyor. Bir tapınakta Tanrı'ya ya da tanrılara yakarabilirsiniz, dileklerde bulunup merhamet ve af dileyebilirsiniz. Ormana ise sadece kulak kabartabiliriz ve işittiğimiz kendimizden başkası değildir. Herhangi bir tapınak söz konusu olduğunda da durum bundan farklı değil. Yine de tapınaktan farklı olarak ormandan bir şey dileyemezsiniz, kayıp oğlun ölüsünü bile...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.