#smrgSAHAF Utangaçlık Çekengenlik ve Sosyal Fobi -

Editör:
Kondisyon:
Yeni Gibi
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Kenan Ofset
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786056285516
Hazırlayan:
Stok Kodu:
1199059806
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
213
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2012
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
51,00
Havale/EFT ile: 49,98
1 adet mevcut
1199059806
445778
Utangaçlık Çekengenlik ve Sosyal Fobi -
Utangaçlık Çekengenlik ve Sosyal Fobi - #smrgSAHAF
51
... Utanç duygusunu yaşadığımız anlar tekrar tekrar gözümüzün önüne gelir. Canlı canlı yeniden yaşarız, o yaşama ayağımızın takıldığı anları. Sanki bir atom bombası patlar beynimizin içinde ve o an dünya biter, yaşamla ilgili her şey biter. Çaresiz ve yapayalnız kalırız kalabalıkların ortasında. Biz ve utanç duygumuz… ve yüzümüzdeki kırmızı ve mahcubiyet… Keşke yer yarılsa da, bizi bir şey oradan alsa…

... Hayalet gibiydim, sadece gözlemliyordum, her şeyi fark ediyordum ama konuşmak istediğimde görünmez bir duvara çarpıyordum. Konuşmaya çalıştıkça sesim titriyordu, cümlelerimi unutuyordum… Düşüncelerin ardı arkası kesilmiyordu… Kullandığım ses tonu komik miydi, mimiklerim, yüzümün şekli nasıldı? Cümlenin anlamı nasıldı? Zamanlaması doğru muydu? Boş mu dolu mu, gerekli mi, gereksiz mi, aptalca mı, akıllıca mıydı? Olumsuz yargıya sevk eder miydi insanları?

… İçimde sürekli kendimi haksız ve suçlu çıkaran gaddar, acımasız, aslında hiç de adil olmayan bir mahkeme vardı. Her seferinde cezam ise titreme, terleme, karnımda gerginlik ve müebbet sessizlikti. Herkesin seçim sandığı suskunluk benim için en büyük cezaydı aslında ve çok acı çekiyordum...

... Sosyal fobi genel olarak toplumda, bir kişilik özelliği olarak bilinir, hastalık olarak görülmez. Gerçek şu ki; sosyal fobi bir hastalıktır ve tedavisi de vardır.
... Utanç duygusunu yaşadığımız anlar tekrar tekrar gözümüzün önüne gelir. Canlı canlı yeniden yaşarız, o yaşama ayağımızın takıldığı anları. Sanki bir atom bombası patlar beynimizin içinde ve o an dünya biter, yaşamla ilgili her şey biter. Çaresiz ve yapayalnız kalırız kalabalıkların ortasında. Biz ve utanç duygumuz… ve yüzümüzdeki kırmızı ve mahcubiyet… Keşke yer yarılsa da, bizi bir şey oradan alsa…

... Hayalet gibiydim, sadece gözlemliyordum, her şeyi fark ediyordum ama konuşmak istediğimde görünmez bir duvara çarpıyordum. Konuşmaya çalıştıkça sesim titriyordu, cümlelerimi unutuyordum… Düşüncelerin ardı arkası kesilmiyordu… Kullandığım ses tonu komik miydi, mimiklerim, yüzümün şekli nasıldı? Cümlenin anlamı nasıldı? Zamanlaması doğru muydu? Boş mu dolu mu, gerekli mi, gereksiz mi, aptalca mı, akıllıca mıydı? Olumsuz yargıya sevk eder miydi insanları?

… İçimde sürekli kendimi haksız ve suçlu çıkaran gaddar, acımasız, aslında hiç de adil olmayan bir mahkeme vardı. Her seferinde cezam ise titreme, terleme, karnımda gerginlik ve müebbet sessizlikti. Herkesin seçim sandığı suskunluk benim için en büyük cezaydı aslında ve çok acı çekiyordum...

... Sosyal fobi genel olarak toplumda, bir kişilik özelliği olarak bilinir, hastalık olarak görülmez. Gerçek şu ki; sosyal fobi bir hastalıktır ve tedavisi de vardır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat