#smrgKİTABEVİ Vahdettin'in Gizli Sırları ve Haremi - 2026
Editör:
Devrim Yalkut
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786255799968
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
296
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
245,00
Havale/EFT ile:
240,10
1199256520
643973
https://www.simurgkitabevi.com/vahdettinin-gizli-sirlari-ve-haremi-2026
Vahdettin'in Gizli Sırları ve Haremi - 2026 #smrgKİTABEVİ
245.00
HALK İÇİN GÜNAH OLAN, SARAYDA HAKTI.
Vahdettin'in beşinci karısı Nimet Sultan anlatıyor:
Sarayın kanununda bir tek gaye vardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyiflerini, arzularını yerine getirmek. Dışarıdaki insanlar için kanun, ahlak diye konulan kayıtlar, saraydaki hükümdar ve şehzadeler için hükümsüzdü. Onların zevki mevzubahis olduğunda günah diye bir mefhum yoktu.
Sarayda yaşayan kadınlar bu kanunu olduğu gibi kabul etmişlerdi. Kendilerini bu hanedanın satılmış malları, oyuncakları sayıyorlardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyfine hizmet etmekte namusa, haysiyete bağlı bir fenalık görmüyorlardı.
Hükümdar ve şehzadeler, ellerine geçen kadınlarla canları istediği kadar oynuyor, sonra günün birinde kırık bir oyuncak gibi bir tarafa atıyorlardı. Ben saray içine nasılsa düşmüş bir Türk kızıydım. Halk içinden yetişmiş bir kızdım. Sarayın kanununu hiçbir zaman kabul etmemiştim. Hep derinden derine isyan duymuştum.
“Filan şey niçin böyle? Niçin öyle değil?”
“Sus kız...” diyorlardı. “Günaha girersin. Allah'ın emri öyledir.”
Allah'ın emri mi öyle? Allah'ın bütün insanlar için başka, saray için başka emirler vereceğini benim aklım kabul etmiyordu. Başka biri beni bir iki gün için oyuncak diye kullanmak istese, beni satın almaya çalışsa elbette isyan edecektim. Keyfini yapmak isteyen adam Vahdettin olunca neden gönül rızasıyla boyun eğeyim? Niçin ona başka bir gözle bakayım?
Vahdettin'in beşinci karısı Nimet Sultan anlatıyor:
Sarayın kanununda bir tek gaye vardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyiflerini, arzularını yerine getirmek. Dışarıdaki insanlar için kanun, ahlak diye konulan kayıtlar, saraydaki hükümdar ve şehzadeler için hükümsüzdü. Onların zevki mevzubahis olduğunda günah diye bir mefhum yoktu.
Sarayda yaşayan kadınlar bu kanunu olduğu gibi kabul etmişlerdi. Kendilerini bu hanedanın satılmış malları, oyuncakları sayıyorlardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyfine hizmet etmekte namusa, haysiyete bağlı bir fenalık görmüyorlardı.
Hükümdar ve şehzadeler, ellerine geçen kadınlarla canları istediği kadar oynuyor, sonra günün birinde kırık bir oyuncak gibi bir tarafa atıyorlardı. Ben saray içine nasılsa düşmüş bir Türk kızıydım. Halk içinden yetişmiş bir kızdım. Sarayın kanununu hiçbir zaman kabul etmemiştim. Hep derinden derine isyan duymuştum.
“Filan şey niçin böyle? Niçin öyle değil?”
“Sus kız...” diyorlardı. “Günaha girersin. Allah'ın emri öyledir.”
Allah'ın emri mi öyle? Allah'ın bütün insanlar için başka, saray için başka emirler vereceğini benim aklım kabul etmiyordu. Başka biri beni bir iki gün için oyuncak diye kullanmak istese, beni satın almaya çalışsa elbette isyan edecektim. Keyfini yapmak isteyen adam Vahdettin olunca neden gönül rızasıyla boyun eğeyim? Niçin ona başka bir gözle bakayım?
HALK İÇİN GÜNAH OLAN, SARAYDA HAKTI.
Vahdettin'in beşinci karısı Nimet Sultan anlatıyor:
Sarayın kanununda bir tek gaye vardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyiflerini, arzularını yerine getirmek. Dışarıdaki insanlar için kanun, ahlak diye konulan kayıtlar, saraydaki hükümdar ve şehzadeler için hükümsüzdü. Onların zevki mevzubahis olduğunda günah diye bir mefhum yoktu.
Sarayda yaşayan kadınlar bu kanunu olduğu gibi kabul etmişlerdi. Kendilerini bu hanedanın satılmış malları, oyuncakları sayıyorlardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyfine hizmet etmekte namusa, haysiyete bağlı bir fenalık görmüyorlardı.
Hükümdar ve şehzadeler, ellerine geçen kadınlarla canları istediği kadar oynuyor, sonra günün birinde kırık bir oyuncak gibi bir tarafa atıyorlardı. Ben saray içine nasılsa düşmüş bir Türk kızıydım. Halk içinden yetişmiş bir kızdım. Sarayın kanununu hiçbir zaman kabul etmemiştim. Hep derinden derine isyan duymuştum.
“Filan şey niçin böyle? Niçin öyle değil?”
“Sus kız...” diyorlardı. “Günaha girersin. Allah'ın emri öyledir.”
Allah'ın emri mi öyle? Allah'ın bütün insanlar için başka, saray için başka emirler vereceğini benim aklım kabul etmiyordu. Başka biri beni bir iki gün için oyuncak diye kullanmak istese, beni satın almaya çalışsa elbette isyan edecektim. Keyfini yapmak isteyen adam Vahdettin olunca neden gönül rızasıyla boyun eğeyim? Niçin ona başka bir gözle bakayım?
Vahdettin'in beşinci karısı Nimet Sultan anlatıyor:
Sarayın kanununda bir tek gaye vardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyiflerini, arzularını yerine getirmek. Dışarıdaki insanlar için kanun, ahlak diye konulan kayıtlar, saraydaki hükümdar ve şehzadeler için hükümsüzdü. Onların zevki mevzubahis olduğunda günah diye bir mefhum yoktu.
Sarayda yaşayan kadınlar bu kanunu olduğu gibi kabul etmişlerdi. Kendilerini bu hanedanın satılmış malları, oyuncakları sayıyorlardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyfine hizmet etmekte namusa, haysiyete bağlı bir fenalık görmüyorlardı.
Hükümdar ve şehzadeler, ellerine geçen kadınlarla canları istediği kadar oynuyor, sonra günün birinde kırık bir oyuncak gibi bir tarafa atıyorlardı. Ben saray içine nasılsa düşmüş bir Türk kızıydım. Halk içinden yetişmiş bir kızdım. Sarayın kanununu hiçbir zaman kabul etmemiştim. Hep derinden derine isyan duymuştum.
“Filan şey niçin böyle? Niçin öyle değil?”
“Sus kız...” diyorlardı. “Günaha girersin. Allah'ın emri öyledir.”
Allah'ın emri mi öyle? Allah'ın bütün insanlar için başka, saray için başka emirler vereceğini benim aklım kabul etmiyordu. Başka biri beni bir iki gün için oyuncak diye kullanmak istese, beni satın almaya çalışsa elbette isyan edecektim. Keyfini yapmak isteyen adam Vahdettin olunca neden gönül rızasıyla boyun eğeyim? Niçin ona başka bir gözle bakayım?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.