#smrgKİTABEVİ Yalnız Bir Anne - 2026
Editör:
Sena Güler
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
216
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Deniz Canefe
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
Bare En Mor
Kategori:
indirimli
182,00
Havale/EFT ile:
178,36
1199260263
647993
https://www.simurgkitabevi.com/yalniz-bir-anne-2026
Yalnız Bir Anne - 2026 #smrgKİTABEVİ
182
Görülmeyenler ile başlayıp Beyaz Deniz ve Rigel'in Gözleri ile devam eden Ingrid Barrøy'ün hikâyesi, Yalnız Bir Anne ile son buluyor. Serinin bu son halkasında Roy Jacobsen, fedakârlığın sınırlarını, sert bir coğrafyada yeşeren şefkati ve tek başına bir topluluğu ayakta tutan Ingrid'in hikâyesini ustalıkla kaleme alıyor. Savaşın gölgesi Barrøy Adası'nın üzerinden çekilmiş, geriye cevapsız mektuplar kalmıştır. Ancak Ingrid için asıl direniş şimdi başlar. O, savaş sonrası kurulan bu yeni dünyada ve adanın ıssızlığında savaşın öksüz çocuklarını büyütürken bir yandan da mülkiyet kavgaları ve kasaba dedikodularıyla baş etmek zorundadır. Erkeklerin denizde, kadınlarınsa hem karada hem denizde varlık mücadelesi verdiği Barrøy Adası'nda Ingrid sadece bir anne değil, sarsılmaz bir iradedir de. Salthammer'in gövdesine sinen tuz ve kan kokusu ile çocukların uykulu nefesleri arasında Ingrid, bir yuvayı bir vatana dönüştürmenin bedelini öder. Annesinin, çocuk seslerinin Tanrı'nın şarkısı olduğunu söyleyişini hatırladı. Derinlerdeki balina dansını düşündü, annesinin ağlama sanatı üzerine anlattıklarını duyar gibi oldu; gözyaşı ancak yalnızlıkta yerini bulurdu. Durgun havada üvez ağacının tek bir yaprağı kımıldamıyordu, ama Ingrid'in içinde hep bir kıpırtı, bitmeyen bir huzursuzluk vardı.
Görülmeyenler ile başlayıp Beyaz Deniz ve Rigel'in Gözleri ile devam eden Ingrid Barrøy'ün hikâyesi, Yalnız Bir Anne ile son buluyor. Serinin bu son halkasında Roy Jacobsen, fedakârlığın sınırlarını, sert bir coğrafyada yeşeren şefkati ve tek başına bir topluluğu ayakta tutan Ingrid'in hikâyesini ustalıkla kaleme alıyor. Savaşın gölgesi Barrøy Adası'nın üzerinden çekilmiş, geriye cevapsız mektuplar kalmıştır. Ancak Ingrid için asıl direniş şimdi başlar. O, savaş sonrası kurulan bu yeni dünyada ve adanın ıssızlığında savaşın öksüz çocuklarını büyütürken bir yandan da mülkiyet kavgaları ve kasaba dedikodularıyla baş etmek zorundadır. Erkeklerin denizde, kadınlarınsa hem karada hem denizde varlık mücadelesi verdiği Barrøy Adası'nda Ingrid sadece bir anne değil, sarsılmaz bir iradedir de. Salthammer'in gövdesine sinen tuz ve kan kokusu ile çocukların uykulu nefesleri arasında Ingrid, bir yuvayı bir vatana dönüştürmenin bedelini öder. Annesinin, çocuk seslerinin Tanrı'nın şarkısı olduğunu söyleyişini hatırladı. Derinlerdeki balina dansını düşündü, annesinin ağlama sanatı üzerine anlattıklarını duyar gibi oldu; gözyaşı ancak yalnızlıkta yerini bulurdu. Durgun havada üvez ağacının tek bir yaprağı kımıldamıyordu, ama Ingrid'in içinde hep bir kıpırtı, bitmeyen bir huzursuzluk vardı.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.