#smrgKİTABEVİ Yarımada Öyküleri - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Eğiten Kitap Matbaacılık
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199258328
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
136
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
172,25
Havale/EFT ile: 168,81
1199258328
645985
Yarımada Öyküleri -        2026
Yarımada Öyküleri - 2026 #smrgKİTABEVİ
172.25
Anam beni Sultan Nevruz günü doğurmuş; baharın müjdelendiği bir güne merhaba demişim. Hayatımın ilk günleri tarlada, bir kelterin içinde geçmiş. İlkokulu köyde bitirdim. Ailemizin yeterli toprağı olmadığı için babam, çareyi biraz da çelimsiz olan oğlunu okutmakta bulmuş. Bu amaçla beni Tire'de, Dere Mahallesi'nde oturan dul ve yaşlı bir kadının yanına emanet ettiler. Sonraki yıllarda babam Tire'de bir ev alınca ailece oraya göç ettik. Eğitim hayatım; lise ve üniversitenin arka arkaya gelmesiyle devam etti. Mezuniyetimin ardından öğretmenliğe başladım. Kendi mezun olduğum okulda öğretmen olarak görev yapmak, benim için en güzel yıllardı. Daha sonra devlet görevinden istifa ettim; Tire'de özel öğretim kuramlarında emek verdiğim uzun bir dönem başladı. Öğretmenliğin yanı sıra, mesleğimle doğrudan ilgisi olmayan bir alanda 12 yıl boyunca büyük bir mücadele verdim. Bu süreçte Tire'nin yeme-içme kültürü üzerine onlarca televizyon programına davet edildim ve İstanbul'da düzenlenen bir yemek fuarına katıldım. Mevlana'nın Mesnevi'sinde rastladığım "Lalengi" tatlısını gündeme taşımam büyük ilgi gördü. Önceden verdiğim karar gereği, fuarın ardından aktif iş hayatından çekildim. Şimdilerde eşimin memleketi olan Datça'da, gücüm yettiğince yazıp çizmeye devam edi­yorum.
Anam beni Sultan Nevruz günü doğurmuş; baharın müjdelendiği bir güne merhaba demişim. Hayatımın ilk günleri tarlada, bir kelterin içinde geçmiş. İlkokulu köyde bitirdim. Ailemizin yeterli toprağı olmadığı için babam, çareyi biraz da çelimsiz olan oğlunu okutmakta bulmuş. Bu amaçla beni Tire'de, Dere Mahallesi'nde oturan dul ve yaşlı bir kadının yanına emanet ettiler. Sonraki yıllarda babam Tire'de bir ev alınca ailece oraya göç ettik. Eğitim hayatım; lise ve üniversitenin arka arkaya gelmesiyle devam etti. Mezuniyetimin ardından öğretmenliğe başladım. Kendi mezun olduğum okulda öğretmen olarak görev yapmak, benim için en güzel yıllardı. Daha sonra devlet görevinden istifa ettim; Tire'de özel öğretim kuramlarında emek verdiğim uzun bir dönem başladı. Öğretmenliğin yanı sıra, mesleğimle doğrudan ilgisi olmayan bir alanda 12 yıl boyunca büyük bir mücadele verdim. Bu süreçte Tire'nin yeme-içme kültürü üzerine onlarca televizyon programına davet edildim ve İstanbul'da düzenlenen bir yemek fuarına katıldım. Mevlana'nın Mesnevi'sinde rastladığım "Lalengi" tatlısını gündeme taşımam büyük ilgi gördü. Önceden verdiğim karar gereği, fuarın ardından aktif iş hayatından çekildim. Şimdilerde eşimin memleketi olan Datça'da, gücüm yettiğince yazıp çizmeye devam edi­yorum.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat