Arama için en az 3 karakter girmelisiniz.
#smrgKİTABEVİ Yarizm: Ehli Hak Alevilerinin Yirmi Dört Ulu Ereni - 2011
Kondisyon:
Yeni
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Alevilik
ISBN-10:
9789759025908
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
3&7
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
312
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2011
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
175,00
Havale/EFT ile:
171,50
Siparişiniz 4&5 iş günü arasında kargoda
1199179022
565103
https://www.simurgkitabevi.com/yarizm-ehli-hak-alevilerinin-yirmi-dort-ulu-ereni-2011
Yarizm: Ehli Hak Alevilerinin Yirmi Dört Ulu Ereni - 2011 #smrgKİTABEVİ
175
Pos bıyıklı babam Murtezaali her perşembe yıkanıp ziyaret guslü ederdi. Daha sonra da en temiz kıyafetlerini giyinip ceme gitmeye hazırlanırdı. Çayını yudumladıktan sonra elimden tutup büyük bir keyif ve gururla yola çıkar, beni de ceme götürürdü. Evimiz ve cemimiz, Tebrizin Serandib adlı en eski mahallelerinden birinde idi. Babamın cemdeki manevi iktidarı beni heyecanlandırıyordu. Cemde kelam değenler yani zakirler değişlere başladığında herkes gibi gözümü yumarak onları dinlerdim. Bazen yavaşça bir gözümü açar ve cemde bu anlarda neler olduğunu görmek isterdim. Kelam söylenirdi ve babam dahil birçok insan ağlayıp yalvarırdı. Sanki birini veya bir şeyi kaybetmiş gibilerdi. Neler baş verdiğini tam olarak anlamazdım ama sıra dışı bir şeylerin olduğunun farkındaydım. Evde devamlı tembihlerdiler ki, okulda veya başka bir yerlerde cemden ve bu gibi şeylerden söz etmeyeyim. Ben de ağzımı sıkı tutmayı öğrenirdim ve artık hayatımın en küçük yaşlarında, bizim başka insanlarla bir farkımız olduğunu anlıyordum. Evimize ozanlar (âşıklar) gelirdi. Onlar babamın dostları idiler. Aslı ve Kerem, Köroğlu, Şah İsmail destanları, âşık havaları... söylerlerdi.
Pos bıyıklı babam Murtezaali her perşembe yıkanıp ziyaret guslü ederdi. Daha sonra da en temiz kıyafetlerini giyinip ceme gitmeye hazırlanırdı. Çayını yudumladıktan sonra elimden tutup büyük bir keyif ve gururla yola çıkar, beni de ceme götürürdü. Evimiz ve cemimiz, Tebrizin Serandib adlı en eski mahallelerinden birinde idi. Babamın cemdeki manevi iktidarı beni heyecanlandırıyordu. Cemde kelam değenler yani zakirler değişlere başladığında herkes gibi gözümü yumarak onları dinlerdim. Bazen yavaşça bir gözümü açar ve cemde bu anlarda neler olduğunu görmek isterdim. Kelam söylenirdi ve babam dahil birçok insan ağlayıp yalvarırdı. Sanki birini veya bir şeyi kaybetmiş gibilerdi. Neler baş verdiğini tam olarak anlamazdım ama sıra dışı bir şeylerin olduğunun farkındaydım. Evde devamlı tembihlerdiler ki, okulda veya başka bir yerlerde cemden ve bu gibi şeylerden söz etmeyeyim. Ben de ağzımı sıkı tutmayı öğrenirdim ve artık hayatımın en küçük yaşlarında, bizim başka insanlarla bir farkımız olduğunu anlıyordum. Evimize ozanlar (âşıklar) gelirdi. Onlar babamın dostları idiler. Aslı ve Kerem, Köroğlu, Şah İsmail destanları, âşık havaları... söylerlerdi.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.