#smrgKİTABEVİ Yaşam Doyumu : İnsan ve İhtiyaçları - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786259423692
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
180
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
247,00
Havale/EFT ile:
242,06
1199259267
646934
https://www.simurgkitabevi.com/yasam-doyumu-insan-ve-ihtiyaclari-2026
Yaşam Doyumu : İnsan ve İhtiyaçları - 2026 #smrgKİTABEVİ
247
Yaşam Doyumu
İnsanlık tarihi boyunca ihtiyaç kavramı üzerine sayısız teori geliştirilmiştir. Bunlardan en önemlisi Amerikalı ünlü psikolog Abraham Maslow'un 1943 yılında ortaya koyduğu ihtiyaçlar hiyerarşisiydi. Bu kıymetli çalışma hem psikoloji literatüründe hem de iş dünyasında uzun yıllar temel referans ve beslenme kaynağı olmuştur.
Ancak içinde bulunduğumuz bu yeni çağda insanın dünyayı algılayış biçimi, düşünce yapısı, sosyal ilişkileri, alışkanlıkları ve yaşam dinamikleri ciddi bir dönüşüme evrilmiştir. Dijitalleşme, hız kültürü, küresel belirsizlikler ve değişen toplumsal normlar, bireyin ihtiyaç haritasını da yeniden şekillendirmiştir.
Bugün insanının ihtiyaçlar listesinde öncelikler, sosyal ve psikolojik gereksinimler daha belirgin ve talepkâr olmuştur.
İnsan yalnızca hayatta kalmak istemez; anlamlı, dengeli ve doyumlu bir hayat sürdürmek ister.
Fikret Zengin'in kaleme almış olduğu “Yaşam Doyumu” kitabı insan ve ihtiyaçlarını yeniden ele alıyor: İnsan zihni, yaşanmışlıkları bir dil dizgesi gibi kaydeder. Olaylar, başarılar, başarısızlıklar, sevinçler, travmalar, aşklar ve kayıplar birbirine bağlanan bir anlam örgüsü oluşturur. Bu örgü, bireyin ihtiyaçlarını, korkularını ve beklentilerini belirler. Dolayısıyla insanın ihtiyacı, yalnızca sahip olmadıkları değil; yaşadıkları ve yaşama arzusuyla şekillenen içsel eksiklikleridir.
İnsan yalnızca haz peşinde koşan, çıkar odaklı bir varlık değildir. O; sosyal, kültürel, ekonomik ve psikolojik boyutları olan çok katmanlı bir bütündür. Refah, güvenlik, adalet, haklara erişim, sağlıklı ilişkiler ve psikolojik bütünlük, işte bunlar yaşam doyumunun temel bileşenleridir. Bu bileşenlerden herhangi birindeki eksiklik, bireyin içsel dengesini zedeleyebilir.
“Yaşam Doyumu” adlı eser, bu anlamda yalnızca bir ihtiyaçlar analizi değildir; aynı zamanda engellerin tespiti ve aşılması üzerine de güçlü bir rehberdir. Eserin odak noktalarından biri de mutluluk algısı ve yaşam memnuniyet ölçeğidir. Mutluluk, edilgen bir bekleyiş değil; bilinçli bir inşa sürecidir.
İnsanlık tarihi boyunca ihtiyaç kavramı üzerine sayısız teori geliştirilmiştir. Bunlardan en önemlisi Amerikalı ünlü psikolog Abraham Maslow'un 1943 yılında ortaya koyduğu ihtiyaçlar hiyerarşisiydi. Bu kıymetli çalışma hem psikoloji literatüründe hem de iş dünyasında uzun yıllar temel referans ve beslenme kaynağı olmuştur.
Ancak içinde bulunduğumuz bu yeni çağda insanın dünyayı algılayış biçimi, düşünce yapısı, sosyal ilişkileri, alışkanlıkları ve yaşam dinamikleri ciddi bir dönüşüme evrilmiştir. Dijitalleşme, hız kültürü, küresel belirsizlikler ve değişen toplumsal normlar, bireyin ihtiyaç haritasını da yeniden şekillendirmiştir.
Bugün insanının ihtiyaçlar listesinde öncelikler, sosyal ve psikolojik gereksinimler daha belirgin ve talepkâr olmuştur.
İnsan yalnızca hayatta kalmak istemez; anlamlı, dengeli ve doyumlu bir hayat sürdürmek ister.
Fikret Zengin'in kaleme almış olduğu “Yaşam Doyumu” kitabı insan ve ihtiyaçlarını yeniden ele alıyor: İnsan zihni, yaşanmışlıkları bir dil dizgesi gibi kaydeder. Olaylar, başarılar, başarısızlıklar, sevinçler, travmalar, aşklar ve kayıplar birbirine bağlanan bir anlam örgüsü oluşturur. Bu örgü, bireyin ihtiyaçlarını, korkularını ve beklentilerini belirler. Dolayısıyla insanın ihtiyacı, yalnızca sahip olmadıkları değil; yaşadıkları ve yaşama arzusuyla şekillenen içsel eksiklikleridir.
İnsan yalnızca haz peşinde koşan, çıkar odaklı bir varlık değildir. O; sosyal, kültürel, ekonomik ve psikolojik boyutları olan çok katmanlı bir bütündür. Refah, güvenlik, adalet, haklara erişim, sağlıklı ilişkiler ve psikolojik bütünlük, işte bunlar yaşam doyumunun temel bileşenleridir. Bu bileşenlerden herhangi birindeki eksiklik, bireyin içsel dengesini zedeleyebilir.
“Yaşam Doyumu” adlı eser, bu anlamda yalnızca bir ihtiyaçlar analizi değildir; aynı zamanda engellerin tespiti ve aşılması üzerine de güçlü bir rehberdir. Eserin odak noktalarından biri de mutluluk algısı ve yaşam memnuniyet ölçeğidir. Mutluluk, edilgen bir bekleyiş değil; bilinçli bir inşa sürecidir.
Yaşam Doyumu
İnsanlık tarihi boyunca ihtiyaç kavramı üzerine sayısız teori geliştirilmiştir. Bunlardan en önemlisi Amerikalı ünlü psikolog Abraham Maslow'un 1943 yılında ortaya koyduğu ihtiyaçlar hiyerarşisiydi. Bu kıymetli çalışma hem psikoloji literatüründe hem de iş dünyasında uzun yıllar temel referans ve beslenme kaynağı olmuştur.
Ancak içinde bulunduğumuz bu yeni çağda insanın dünyayı algılayış biçimi, düşünce yapısı, sosyal ilişkileri, alışkanlıkları ve yaşam dinamikleri ciddi bir dönüşüme evrilmiştir. Dijitalleşme, hız kültürü, küresel belirsizlikler ve değişen toplumsal normlar, bireyin ihtiyaç haritasını da yeniden şekillendirmiştir.
Bugün insanının ihtiyaçlar listesinde öncelikler, sosyal ve psikolojik gereksinimler daha belirgin ve talepkâr olmuştur.
İnsan yalnızca hayatta kalmak istemez; anlamlı, dengeli ve doyumlu bir hayat sürdürmek ister.
Fikret Zengin'in kaleme almış olduğu “Yaşam Doyumu” kitabı insan ve ihtiyaçlarını yeniden ele alıyor: İnsan zihni, yaşanmışlıkları bir dil dizgesi gibi kaydeder. Olaylar, başarılar, başarısızlıklar, sevinçler, travmalar, aşklar ve kayıplar birbirine bağlanan bir anlam örgüsü oluşturur. Bu örgü, bireyin ihtiyaçlarını, korkularını ve beklentilerini belirler. Dolayısıyla insanın ihtiyacı, yalnızca sahip olmadıkları değil; yaşadıkları ve yaşama arzusuyla şekillenen içsel eksiklikleridir.
İnsan yalnızca haz peşinde koşan, çıkar odaklı bir varlık değildir. O; sosyal, kültürel, ekonomik ve psikolojik boyutları olan çok katmanlı bir bütündür. Refah, güvenlik, adalet, haklara erişim, sağlıklı ilişkiler ve psikolojik bütünlük, işte bunlar yaşam doyumunun temel bileşenleridir. Bu bileşenlerden herhangi birindeki eksiklik, bireyin içsel dengesini zedeleyebilir.
“Yaşam Doyumu” adlı eser, bu anlamda yalnızca bir ihtiyaçlar analizi değildir; aynı zamanda engellerin tespiti ve aşılması üzerine de güçlü bir rehberdir. Eserin odak noktalarından biri de mutluluk algısı ve yaşam memnuniyet ölçeğidir. Mutluluk, edilgen bir bekleyiş değil; bilinçli bir inşa sürecidir.
İnsanlık tarihi boyunca ihtiyaç kavramı üzerine sayısız teori geliştirilmiştir. Bunlardan en önemlisi Amerikalı ünlü psikolog Abraham Maslow'un 1943 yılında ortaya koyduğu ihtiyaçlar hiyerarşisiydi. Bu kıymetli çalışma hem psikoloji literatüründe hem de iş dünyasında uzun yıllar temel referans ve beslenme kaynağı olmuştur.
Ancak içinde bulunduğumuz bu yeni çağda insanın dünyayı algılayış biçimi, düşünce yapısı, sosyal ilişkileri, alışkanlıkları ve yaşam dinamikleri ciddi bir dönüşüme evrilmiştir. Dijitalleşme, hız kültürü, küresel belirsizlikler ve değişen toplumsal normlar, bireyin ihtiyaç haritasını da yeniden şekillendirmiştir.
Bugün insanının ihtiyaçlar listesinde öncelikler, sosyal ve psikolojik gereksinimler daha belirgin ve talepkâr olmuştur.
İnsan yalnızca hayatta kalmak istemez; anlamlı, dengeli ve doyumlu bir hayat sürdürmek ister.
Fikret Zengin'in kaleme almış olduğu “Yaşam Doyumu” kitabı insan ve ihtiyaçlarını yeniden ele alıyor: İnsan zihni, yaşanmışlıkları bir dil dizgesi gibi kaydeder. Olaylar, başarılar, başarısızlıklar, sevinçler, travmalar, aşklar ve kayıplar birbirine bağlanan bir anlam örgüsü oluşturur. Bu örgü, bireyin ihtiyaçlarını, korkularını ve beklentilerini belirler. Dolayısıyla insanın ihtiyacı, yalnızca sahip olmadıkları değil; yaşadıkları ve yaşama arzusuyla şekillenen içsel eksiklikleridir.
İnsan yalnızca haz peşinde koşan, çıkar odaklı bir varlık değildir. O; sosyal, kültürel, ekonomik ve psikolojik boyutları olan çok katmanlı bir bütündür. Refah, güvenlik, adalet, haklara erişim, sağlıklı ilişkiler ve psikolojik bütünlük, işte bunlar yaşam doyumunun temel bileşenleridir. Bu bileşenlerden herhangi birindeki eksiklik, bireyin içsel dengesini zedeleyebilir.
“Yaşam Doyumu” adlı eser, bu anlamda yalnızca bir ihtiyaçlar analizi değildir; aynı zamanda engellerin tespiti ve aşılması üzerine de güçlü bir rehberdir. Eserin odak noktalarından biri de mutluluk algısı ve yaşam memnuniyet ölçeğidir. Mutluluk, edilgen bir bekleyiş değil; bilinçli bir inşa sürecidir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.