Arama için en az 3 karakter girmelisiniz.

#smrgDERGİ Yedikıta: Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi - Kutsi Elbise Kisve - Sayı: 132 Ağustos

Kondisyon:
Yeni
Hazırlayan:
Ömer Faruk Yılmaz
Stok Kodu:
1199199546
Boyut:
19x27
Sayfa Sayısı:
80 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2019
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Kuşe Kağıt
Dili:
Türkçe
0,00
1199199546
585541
Yedikıta: Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi - Kutsi Elbise Kisve - Sayı: 132      Ağustos
Yedikıta: Aylık Tarih, İlim ve Kültür Dergisi - Kutsi Elbise Kisve - Sayı: 132 Ağustos #smrgDERGİ
0
İnsanlar için arz üzerinde tesis edilmiş ilk mabed olan Beytullah, onu taşlarla inşa eden Hz. İbrahim (a.s.) ve Hz. İsmail (a.s.) devrinden beri üzerindeki örtüsünü hiç çıkarmadı. Baba-oğul bu iki peygamberden sonraki asırlarda da Kâbe-i Muazzama her zaman itibar görmüştü. Ona hürmetin en büyük nişanelerinden biri de onu örtmekti şüphesiz. Halifeler ve sultanlar, aynı zamanda meşruiyetlerinin de bir sembolü olarak, en güzel ve en değerli kumaşlarla Beytullah'ı örtmek için âdeta yarışırlardı. Gün geldi, Cahiliye Devri bitip cihanı, Asr-ı Saadet kapladı. Efendimiz Aleyhisselam, Kâbe-i Muazzama'yı ilk defa Mekke-i Mükerreme'nin fethinden sonra, Yemen kumaşıyla örttürdü. Her geçen asır, Kisve-i Şerife'ye ayrı bir güzellik kattı. Dokumasında kullanılan pamuk ve keten iplikler, yerini ipek ve altın tellere bıraktı. Mukaddes örtü, tarih boyunca ya sarıya yahut kırmızıya, bazen de yeşile veya beyaza, ama en nihayet siyaha büründü ve öylece bugünlere geldi. Osmanlılar, Mısır'da dokunan bu kutsî elbiseyi bir müddet İstanbul'da hazırlattılar. Bu konuda o derece hassas davrandılar ki, Surre Alayı ile onu Haremeyn-i Şerifeyn'e götürecek develeri bile özel olarak yetiştirip sırtlarına başka yük vurmadılar. Kâbe-i Müşerrefe Örtü Fabrikası'nın müdürüyle yaptığımız röportajı ve mukaddes örtünün, kumaş parçalarından, paha biçilemez bir hazine hâline gelinceye kadar tarihteki izlerini, sizler için sayfalarımıza taşıdık. Kurban Bayramı'nızı tebrik eder, istifadeli okumalar dileriz.
İnsanlar için arz üzerinde tesis edilmiş ilk mabed olan Beytullah, onu taşlarla inşa eden Hz. İbrahim (a.s.) ve Hz. İsmail (a.s.) devrinden beri üzerindeki örtüsünü hiç çıkarmadı. Baba-oğul bu iki peygamberden sonraki asırlarda da Kâbe-i Muazzama her zaman itibar görmüştü. Ona hürmetin en büyük nişanelerinden biri de onu örtmekti şüphesiz. Halifeler ve sultanlar, aynı zamanda meşruiyetlerinin de bir sembolü olarak, en güzel ve en değerli kumaşlarla Beytullah'ı örtmek için âdeta yarışırlardı. Gün geldi, Cahiliye Devri bitip cihanı, Asr-ı Saadet kapladı. Efendimiz Aleyhisselam, Kâbe-i Muazzama'yı ilk defa Mekke-i Mükerreme'nin fethinden sonra, Yemen kumaşıyla örttürdü. Her geçen asır, Kisve-i Şerife'ye ayrı bir güzellik kattı. Dokumasında kullanılan pamuk ve keten iplikler, yerini ipek ve altın tellere bıraktı. Mukaddes örtü, tarih boyunca ya sarıya yahut kırmızıya, bazen de yeşile veya beyaza, ama en nihayet siyaha büründü ve öylece bugünlere geldi. Osmanlılar, Mısır'da dokunan bu kutsî elbiseyi bir müddet İstanbul'da hazırlattılar. Bu konuda o derece hassas davrandılar ki, Surre Alayı ile onu Haremeyn-i Şerifeyn'e götürecek develeri bile özel olarak yetiştirip sırtlarına başka yük vurmadılar. Kâbe-i Müşerrefe Örtü Fabrikası'nın müdürüyle yaptığımız röportajı ve mukaddes örtünün, kumaş parçalarından, paha biçilemez bir hazine hâline gelinceye kadar tarihteki izlerini, sizler için sayfalarımıza taşıdık. Kurban Bayramı'nızı tebrik eder, istifadeli okumalar dileriz.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat