#smrgKİTABEVİ Yer Çekimine Karşı: Simone Weil'in Hayatı CİLTLİ -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
752
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Mehmet Yazgan
Kapak Türü:
Ciltli
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
769,30
Havale/EFT ile:
753,91
1199267068
655109
https://www.simurgkitabevi.com/yer-cekimine-karsi-simone-weilin-hayati-ciltli-1
Yer Çekimine Karşı: Simone Weil'in Hayatı CİLTLİ - #smrgKİTABEVİ
769.3
“Bu çocuk yaşamaz.” Doktorun bu sözü, henüz on bir aylık bir bebek içindi. Otuz dört yıl sonra, İngiltere'de bir sanatoryumda, işgal edilmiş Fransa'daki yurttaşlarının yediğinden fazlasını yemeyi reddederek ölen bir kadın için de aynı şey söylenebilirdi. Arada geçen zamanda ise felsefe tarihinin en uzlaşmaz, en rahatsız edici hayatlarından biri var.Simone Pétrement, Simone Weil'i okul sıralarından tanıyordu. Bu kitap, bir hayranın değil, kırk yıl boyunca mektupları, defterleri, tanıklıkları toplamış bir dostun elinden çıkma bir biyografi: Weil üzerine yazılmış her şeyin bugün hâlâ döndüğü temel kaynak.Burjuva bir hekimin kızı, on dokuz yaşında Alain'in en parlak öğrencisi, yirmi iki yaşında felsefe öğretmeni. Sonra, maaşının büyük bölümünü işsizlere veren, madencilerle matkap kullanmayı öğrenen, öğretmenliği bırakıp bir yıl boyunca Alsthom ve Renault fabrikalarında pres işçiliği yapan biri. İspanya İç Savaşı'nda cepheye gider ve kaynar yağa basıp yanarak döner. Almanya'da 1932'nin sonunda Nazizmin yükselişini haber verir; 1938'de Filistin'de kurulacak bir devletin doğuracağı milliyetçilikten kaygılanır; Vichy'nin “Yahudi Statüsü”ne, bu kelimenin ne anlama geldiğini soran alaycı bir mektupla karşılık verir.Ve bir Benedikten manastırında, başı ağrıdan çatladığında bir İngiliz şiirini ezberden tekrarlarken, beklemediği bir şey olur.Bu kitap bir azizenin değil, sonuna kadar düşünmenin ne demek olduğunu bilen bir insanın hikâyesini anlatıyor. Bir hayatı fikirlerine bu kadar acımasızca uydurmuş çok az kişi vardır. Onu tuhaf bulanlar da aziz sayanlar da bu kitapta aradıklarını bulamayacak; aksine çok daha zorlayıcı bir şey keşfedecekler: Gerçekten yaşamış bir insan.“Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara.”
“Bu çocuk yaşamaz.” Doktorun bu sözü, henüz on bir aylık bir bebek içindi. Otuz dört yıl sonra, İngiltere'de bir sanatoryumda, işgal edilmiş Fransa'daki yurttaşlarının yediğinden fazlasını yemeyi reddederek ölen bir kadın için de aynı şey söylenebilirdi. Arada geçen zamanda ise felsefe tarihinin en uzlaşmaz, en rahatsız edici hayatlarından biri var.Simone Pétrement, Simone Weil'i okul sıralarından tanıyordu. Bu kitap, bir hayranın değil, kırk yıl boyunca mektupları, defterleri, tanıklıkları toplamış bir dostun elinden çıkma bir biyografi: Weil üzerine yazılmış her şeyin bugün hâlâ döndüğü temel kaynak.Burjuva bir hekimin kızı, on dokuz yaşında Alain'in en parlak öğrencisi, yirmi iki yaşında felsefe öğretmeni. Sonra, maaşının büyük bölümünü işsizlere veren, madencilerle matkap kullanmayı öğrenen, öğretmenliği bırakıp bir yıl boyunca Alsthom ve Renault fabrikalarında pres işçiliği yapan biri. İspanya İç Savaşı'nda cepheye gider ve kaynar yağa basıp yanarak döner. Almanya'da 1932'nin sonunda Nazizmin yükselişini haber verir; 1938'de Filistin'de kurulacak bir devletin doğuracağı milliyetçilikten kaygılanır; Vichy'nin “Yahudi Statüsü”ne, bu kelimenin ne anlama geldiğini soran alaycı bir mektupla karşılık verir.Ve bir Benedikten manastırında, başı ağrıdan çatladığında bir İngiliz şiirini ezberden tekrarlarken, beklemediği bir şey olur.Bu kitap bir azizenin değil, sonuna kadar düşünmenin ne demek olduğunu bilen bir insanın hikâyesini anlatıyor. Bir hayatı fikirlerine bu kadar acımasızca uydurmuş çok az kişi vardır. Onu tuhaf bulanlar da aziz sayanlar da bu kitapta aradıklarını bulamayacak; aksine çok daha zorlayıcı bir şey keşfedecekler: Gerçekten yaşamış bir insan.“Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara.”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.