Araştırmacı- yazar Pervin Erbil, İttihat ve Terakki'nin, 1916-1917 yıllarında gerçekleştirdiği Kürd sürgünleriyle ilgili olarak, dikkate değer açıklamalar yapıyor.
Birinci Dünya Savaşı döneminde, İttihat ve Terakki'nin gerçekleştirdiği Kürd sürgünleri olgusunu, Kadri Cemil Paşa'nın, Doza Kürdistan, kitabında da okumuştum. (Zinar Silopî, Doza Kürdistan, Kürdistan Davası, Kürd Milletinin, 60 Seneden beri Sürdürdüğü Esaretten Kurtuluş Savaşı Hatıratı, Beyrut, 1969)
Kadri Cemil Paşa, (Zinar Silopî), kaynak göstermeden, Birinci Dünya Savaşı sırasında, 700 bin civarında Kürd'ün göçertildiğini, bunların çok büyük bir kısmının, soğuktan, açlıktan, hastalıktan dolayı sürgün yollarında kırıldığını vurguluyordu.
Pervin Erbil, “Zağros'un Ötesinde, Zamana Yayılmış, Kürd Tehcir Gerçeği”, incelemesinde, 11 Mayıs 1919 tarihli Tasvir-i Efkar Gazetesi'ne dayanarak, 902 bin 965 Kürd'ün göçe zorlandığını, vurgulamaktadır. Bunlardan 701 bin 166 Kürd'ün, göç yollarında, hastalıktan, açlıktan, soğuktan donarak kırıldığını dile getirir. Devletin gösterdiği yeni yerleşim yerine, ancak, 201 bin, 699 Kürd'ün ulaşabildiğine işaret eder. (s. 23, 258)
Araştırmacı yazar, Kürd sürgünlerini iki ana bölümde inceler. Askeri dayatmayı, şiddeti içeren sürgünler, yani, zor ögesini barındıran sürgünler. İkinci kategori ise, gizli zoru, ekonomik zoru, esas alan sürgünlerdir. İkinci kategorideki sürgünlere ‘gizli sürgünler' denilmektedir. (s. 14)
Araştırmacı-yazar Pervin Erbil, ‘Koçgiri İsyanı'nı, ‘Şeyh Said İsyanı'nı, ‘Ağrı İsyanı'nı, Dersim direnişini de incelemektedir. Bu direnişlerden sonra gerçekleştirilen Kürd tehcirlerini de dile getirmektedir. Örneğin, Koçgiri'de 140 köy tamamen imha edilmiş, Merkez Ordusu Komutanı, Sakallı Nurettin Paşa'nın ve Topal Osman'ın çeteleri marifetiyle binlerce Kürd katledilmiştir. Tırmandırılan devlet terörü sürecinde, bin direnişçi Kürd teslim olmak zorunda kalmıştır. Bunlardan 400'ü tutuklanarak cezaevine konmuş, 600'ü, sürgüne gönderilmiştir. Ama sürgüne gönderilenlerin hiçbiri sürgün yerine varamadan, yollarda imha edilmiştir. (s. 74-76)
Şeyh Said direnişinde, 200'den fazla köy imha edilmiş, binlerce sivil katledilmişltir. 1925-1928 arasında, 500 bini üzerinde Kürd sürgün edilmiş, bunlardan 200 bini, açlığa ve hastalığa yenilerek sürgün yollarına kırılmıştır. (s. 76 vd. s. 83)
‘Ağrı direnişi'nde, ve Zilan'da, 600'den fazla köy yakılmış, yıkılmış, 20 binden fazla sivil Kürd katledilmiştir. ‘Şeyh Said direnişi'nden ve ‘Ağrı direnişi'nden sonra, 50 Kürd, Suriye'ye, Lübnan'a, 25 bin Kürd Güney Kürdistan'a sığınmıştır. (s. 86)
Bu direnişleri bastıran askeri birliklere, yöre halkı ‘Kasap Taburları' adını vermektedir (s. 83) Dersim direnişinde, devletin rakamlarına göre 13 bin kayıp vardır. Ama gayri resmi sayılara göre bunun yüzbini bulduğu söylenebilir. Yine devletin rakamlarına göre, 12 bin civarında Kürd sürgün edilmiştir. Gayri resmi rakamlara göre bunun çok daha yüksek olduğu dile getirilebilir. (s. 102)
Zağros'ların Ötesine, Zamana Yayılmış Kürt Tehcir Gerçeği çalışmasında, Pervin Erbil, Burunağıl Köyü'nde yaptığı bir alan araştırmasının sonuçlarını da irdelemeye çalışıyor. (s. 133-194) Yüz yıl içinde, Kürd kültüründe, Kürd yaşamında, Kürt ulusal karakterinde, Kürd dilinde meydana gelen değişmeleri inceliyor. Bütün bu ilişkilerde, tehcir olgusunun rolünü, tehcirin olgusal ilişleri nasıl etkilediğini ortaya koymaya koyuyor.
Pervin Erbil'in bu incelemesinde, Gutiler'den, Hurriler'den, Medler'den söz etmesi bu bakımdan çok önemlidir. Pervin Erbil bu çalışmasında, Subariler'in Hurriler'in başka bir adı olduğunu da söylemektedir. Hoşyar Zebari, Irak'da Dışişleri Bakanlığı yaptığı bir dönemde, Zebarilerin atalarının Subariler olduğunu söylemişti. Hewlêr- İmadiye tarafları…
Araştırmacı- yazar Pervin Erbil, İttihat ve Terakki'nin, 1916-1917 yıllarında gerçekleştirdiği Kürd sürgünleriyle ilgili olarak, dikkate değer açıklamalar yapıyor.
Birinci Dünya Savaşı döneminde, İttihat ve Terakki'nin gerçekleştirdiği Kürd sürgünleri olgusunu, Kadri Cemil Paşa'nın, Doza Kürdistan, kitabında da okumuştum. (Zinar Silopî, Doza Kürdistan, Kürdistan Davası, Kürd Milletinin, 60 Seneden beri Sürdürdüğü Esaretten Kurtuluş Savaşı Hatıratı, Beyrut, 1969)
Kadri Cemil Paşa, (Zinar Silopî), kaynak göstermeden, Birinci Dünya Savaşı sırasında, 700 bin civarında Kürd'ün göçertildiğini, bunların çok büyük bir kısmının, soğuktan, açlıktan, hastalıktan dolayı sürgün yollarında kırıldığını vurguluyordu.
Pervin Erbil, “Zağros'un Ötesinde, Zamana Yayılmış, Kürd Tehcir Gerçeği”, incelemesinde, 11 Mayıs 1919 tarihli Tasvir-i Efkar Gazetesi'ne dayanarak, 902 bin 965 Kürd'ün göçe zorlandığını, vurgulamaktadır. Bunlardan 701 bin 166 Kürd'ün, göç yollarında, hastalıktan, açlıktan, soğuktan donarak kırıldığını dile getirir. Devletin gösterdiği yeni yerleşim yerine, ancak, 201 bin, 699 Kürd'ün ulaşabildiğine işaret eder. (s. 23, 258)
Araştırmacı yazar, Kürd sürgünlerini iki ana bölümde inceler. Askeri dayatmayı, şiddeti içeren sürgünler, yani, zor ögesini barındıran sürgünler. İkinci kategori ise, gizli zoru, ekonomik zoru, esas alan sürgünlerdir. İkinci kategorideki sürgünlere ‘gizli sürgünler' denilmektedir. (s. 14)
Araştırmacı-yazar Pervin Erbil, ‘Koçgiri İsyanı'nı, ‘Şeyh Said İsyanı'nı, ‘Ağrı İsyanı'nı, Dersim direnişini de incelemektedir. Bu direnişlerden sonra gerçekleştirilen Kürd tehcirlerini de dile getirmektedir. Örneğin, Koçgiri'de 140 köy tamamen imha edilmiş, Merkez Ordusu Komutanı, Sakallı Nurettin Paşa'nın ve Topal Osman'ın çeteleri marifetiyle binlerce Kürd katledilmiştir. Tırmandırılan devlet terörü sürecinde, bin direnişçi Kürd teslim olmak zorunda kalmıştır. Bunlardan 400'ü tutuklanarak cezaevine konmuş, 600'ü, sürgüne gönderilmiştir. Ama sürgüne gönderilenlerin hiçbiri sürgün yerine varamadan, yollarda imha edilmiştir. (s. 74-76)
Şeyh Said direnişinde, 200'den fazla köy imha edilmiş, binlerce sivil katledilmişltir. 1925-1928 arasında, 500 bini üzerinde Kürd sürgün edilmiş, bunlardan 200 bini, açlığa ve hastalığa yenilerek sürgün yollarına kırılmıştır. (s. 76 vd. s. 83)
‘Ağrı direnişi'nde, ve Zilan'da, 600'den fazla köy yakılmış, yıkılmış, 20 binden fazla sivil Kürd katledilmiştir. ‘Şeyh Said direnişi'nden ve ‘Ağrı direnişi'nden sonra, 50 Kürd, Suriye'ye, Lübnan'a, 25 bin Kürd Güney Kürdistan'a sığınmıştır. (s. 86)
Bu direnişleri bastıran askeri birliklere, yöre halkı ‘Kasap Taburları' adını vermektedir (s. 83) Dersim direnişinde, devletin rakamlarına göre 13 bin kayıp vardır. Ama gayri resmi sayılara göre bunun yüzbini bulduğu söylenebilir. Yine devletin rakamlarına göre, 12 bin civarında Kürd sürgün edilmiştir. Gayri resmi rakamlara göre bunun çok daha yüksek olduğu dile getirilebilir. (s. 102)
Zağros'ların Ötesine, Zamana Yayılmış Kürt Tehcir Gerçeği çalışmasında, Pervin Erbil, Burunağıl Köyü'nde yaptığı bir alan araştırmasının sonuçlarını da irdelemeye çalışıyor. (s. 133-194) Yüz yıl içinde, Kürd kültüründe, Kürd yaşamında, Kürt ulusal karakterinde, Kürd dilinde meydana gelen değişmeleri inceliyor. Bütün bu ilişkilerde, tehcir olgusunun rolünü, tehcirin olgusal ilişleri nasıl etkilediğini ortaya koymaya koyuyor.
Pervin Erbil'in bu incelemesinde, Gutiler'den, Hurriler'den, Medler'den söz etmesi bu bakımdan çok önemlidir. Pervin Erbil bu çalışmasında, Subariler'in Hurriler'in başka bir adı olduğunu da söylemektedir. Hoşyar Zebari, Irak'da Dışişleri Bakanlığı yaptığı bir dönemde, Zebarilerin atalarının Subariler olduğunu söylemişti. Hewlêr- İmadiye tarafları…