#smrgKİTABEVİ Zaman ve Anlatı 1 : Zaman Olay Örgüsü Üçlü Mimesis -
Zaman-Olayörgüsü-Üçlü Mimesis altbaşlığını taşıyan birinci cilt üç altbölümden oluşuyor. P. Riccoeur, Augustinus'ta zaman kavramını ("Zaman Deneyiminin Aporileri: Augustinus'un İtiraflar'ının XI. Kitabı"), Aristoteles'te olayörgüsü kavramını ("Olayörgüleştirme: Aristoteles'in Poetika'sının Bir Okunuşu") inceledikten sonra şu temel savını ortaya atıyor ("Zaman ve Anlatı: Üçlü Mimesis"): Pratiğin alanından kaynaklanan amaçların, nedenlerin, rastlantıların bütün ve eksiksiz bir eylemin zamansal birliği içinde biraraya getirilmesi (yani olayörgüleştirilmesi) demek olan her anlatı üç mimesis bağıntısı içindedir: Eylemde bulunulan ve yaşanılan zamanla olan bağıntı; olayörgüsünün zamanıyla olan bağıntı; okuma zamanıyla olan bağıntı.
P. Riccoeur yapıtının birinci cildinde zaman ile anlatı arasındaki büyük çatışmanın yorumlanmasında birçok bilimsel etkinlik alanını, özellikle de kendi geliştirdiği yorumbilimsel bakış açısını, zaman fenomenolojisini, anlatı kuramlarını, alımlama estetiğini, okuma edimini, göstergebilimi, tarihyazımını devreye sokuyor.
Zamanın insana özgü zamana dönüşebilmesinin ancak anlatısal bir biçimde eklemlenmesiyle olanaklı olduğunu gösteren bu yapıt, zamansallık kavramını izlenebilirlik kavramıyla birlikte değerlendiriyor.
İnsanı çevreleyen anlatılar dünyasını daha iyi anlayabilmek için onu daha iyi açıklayabilmek, dolayısıyla daha iyi yorumlayabilmek gerekiyor: P. Riccoeur'ün Zaman ve Anlatı'daki yaklaşımı da bize bu olanağı sağlıyor.
(Arka Kapak)
Zaman-Olayörgüsü-Üçlü Mimesis altbaşlığını taşıyan birinci cilt üç altbölümden oluşuyor. P. Riccoeur, Augustinus'ta zaman kavramını ("Zaman Deneyiminin Aporileri: Augustinus'un İtiraflar'ının XI. Kitabı"), Aristoteles'te olayörgüsü kavramını ("Olayörgüleştirme: Aristoteles'in Poetika'sının Bir Okunuşu") inceledikten sonra şu temel savını ortaya atıyor ("Zaman ve Anlatı: Üçlü Mimesis"): Pratiğin alanından kaynaklanan amaçların, nedenlerin, rastlantıların bütün ve eksiksiz bir eylemin zamansal birliği içinde biraraya getirilmesi (yani olayörgüleştirilmesi) demek olan her anlatı üç mimesis bağıntısı içindedir: Eylemde bulunulan ve yaşanılan zamanla olan bağıntı; olayörgüsünün zamanıyla olan bağıntı; okuma zamanıyla olan bağıntı.
P. Riccoeur yapıtının birinci cildinde zaman ile anlatı arasındaki büyük çatışmanın yorumlanmasında birçok bilimsel etkinlik alanını, özellikle de kendi geliştirdiği yorumbilimsel bakış açısını, zaman fenomenolojisini, anlatı kuramlarını, alımlama estetiğini, okuma edimini, göstergebilimi, tarihyazımını devreye sokuyor.
Zamanın insana özgü zamana dönüşebilmesinin ancak anlatısal bir biçimde eklemlenmesiyle olanaklı olduğunu gösteren bu yapıt, zamansallık kavramını izlenebilirlik kavramıyla birlikte değerlendiriyor.
İnsanı çevreleyen anlatılar dünyasını daha iyi anlayabilmek için onu daha iyi açıklayabilmek, dolayısıyla daha iyi yorumlayabilmek gerekiyor: P. Riccoeur'ün Zaman ve Anlatı'daki yaklaşımı da bize bu olanağı sağlıyor.
(Arka Kapak)