#smrgKİTABEVİ Allah İllallah! Çanakkale Savaşında İmamlar ve Çocuklar -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Anı
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
80
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
113,10
Havale/EFT ile:
110,84
1199262018
649619
https://www.simurgkitabevi.com/allah-illallah-canakkale-savasinda-imamlar-ve-cocuklar
Allah İllallah! Çanakkale Savaşında İmamlar ve Çocuklar - #smrgKİTABEVİ
113.1
E. Bleeck-Schlombach'ın eseri, Çanakkale Savaşı'nı bir savaş muhabirinin doğrudan gözlemleri üzerinden aktarırken, cephedeki askerî mücadeleyi stratejik ve manevî boyutlarıyla birlikte ele alır. İstanbul'dan başlayan yolculukla birlikte okur, Gelibolu ve Çanakkale hattındaki siperlere, karargâhlara ve cephe gerisine taşınır; burada Türk askerinin disiplinli, sabırlı ve kararlı duruşu özellikle vurgulanır. Eserde, topçu ateşleri, deniz savaşları ve bombardımanların yarattığı yıkım ayrıntılı biçimde tasvir edilirken, buna karşılık savunmanın sarsılmaz iradesi ve organizasyonu ön plana çıkarılır; düşmanın teknik üstünlüğüne rağmen sonuç alamaması, bu direncin temel göstergesi olarak sunulur. Metnin dikkat çeken yönlerinden biri, savaşın yalnızca silah gücüyle değil, moral ve inançla da yürütüldüğü fikrini sürekli işlemesidir. İmamların, dinî söylemin ve maneviyatın asker üzerindeki etkisi; cephedeki yaralıların sabrı, askerlerin kaderci ama kararlı tutumu ve Türk-Alman ittifakının vurgulanması eserin ana omurgasını oluşturur. Yazar, Çanakkale'yi bir “ruh hâli” ve direniş sembolü olarak resmeder; bu çerçevede Türk milletinin yeniden canlanan gücü ve savaş içinde şekillenen kolektif iradesi, eserin genel değerlendirmesinde belirleyici bir unsur hâline gelir.
E. Bleeck-Schlombach'ın eseri, Çanakkale Savaşı'nı bir savaş muhabirinin doğrudan gözlemleri üzerinden aktarırken, cephedeki askerî mücadeleyi stratejik ve manevî boyutlarıyla birlikte ele alır. İstanbul'dan başlayan yolculukla birlikte okur, Gelibolu ve Çanakkale hattındaki siperlere, karargâhlara ve cephe gerisine taşınır; burada Türk askerinin disiplinli, sabırlı ve kararlı duruşu özellikle vurgulanır. Eserde, topçu ateşleri, deniz savaşları ve bombardımanların yarattığı yıkım ayrıntılı biçimde tasvir edilirken, buna karşılık savunmanın sarsılmaz iradesi ve organizasyonu ön plana çıkarılır; düşmanın teknik üstünlüğüne rağmen sonuç alamaması, bu direncin temel göstergesi olarak sunulur. Metnin dikkat çeken yönlerinden biri, savaşın yalnızca silah gücüyle değil, moral ve inançla da yürütüldüğü fikrini sürekli işlemesidir. İmamların, dinî söylemin ve maneviyatın asker üzerindeki etkisi; cephedeki yaralıların sabrı, askerlerin kaderci ama kararlı tutumu ve Türk-Alman ittifakının vurgulanması eserin ana omurgasını oluşturur. Yazar, Çanakkale'yi bir “ruh hâli” ve direniş sembolü olarak resmeder; bu çerçevede Türk milletinin yeniden canlanan gücü ve savaş içinde şekillenen kolektif iradesi, eserin genel değerlendirmesinde belirleyici bir unsur hâline gelir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.