#smrgKİTABEVİ Altın Post - 2026
Editör:
Sena Güler
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
184
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
165,00
Havale/EFT ile:
161,70
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 04.09.2026 tarihinde dağıtıma verilecektir.
1199266559
654441
https://www.simurgkitabevi.com/altin-post-2026
Altın Post - 2026 #smrgKİTABEVİ
165
Bir zamanlar denize açılan kahramanların peşinde olduğu şeydi Altın Post. Yüzyıllar sonra aynı denizde bu kez 1500 yıldır yurt edindikleri Sümela Meryem Ana Manastırı'ndan ayrılmak zorunda kalan keşişler sessiz bir yolculuğa çıkar. Bu efsanevi serüvende keşişlerin aradıkları ne bir hazine ne de bir zaferdir. Onların yolculuğu yalnızca göçün değil, bir hafızanın da hikâyesine dönüşür.
Mübadeleyle değişen yaşamlar arasında Keşiş Dimitri bambaşka bir kaderin eşiğinde bulur kendini. Sırtında taşıdığı coğrafyayla birlikte Konstantinopolis'te yeniden bir yaşam kurmaya çalışır. Ancak sisler içinde terk edilmişliğiyle baş başa kalan manastır, bölgenin söylenceleriyle birlikte anılarda yaşamayı sürdürecektir.
Karadeniz'in kadim mitleriyle tarihin büyük kırılmalarından birini her kahramanın kendi “Altın Post”unu aradığı bir anlatıda buluşturan Cemal Ünlü, okuru zamanın ve coğrafyanın sınırlarını aşan bambaşka bir yolculuğa çıkarıyor.
Leonidas, yemekhanede etrafına toplanan keşişlere bunun Altın Post benzeri bir yolculuktan başka bir şey olamayacağını söylemişti. “Gemilere doluşarak güçle zenginliğin simgesi Altın Post'u bulmak ümidiyle yola çıkmışlardı. Kolay geçmemişti uzun yolculukları. Pes edenleri çıktı. Ne çoğu yılmış, küsmüş, geri dönmeyi istemişlerdi. Bizler de o kadar kişiyiz, Argonotlar kadarız. İçlerinde Herakles, Kastor, Orfeus gibi yiğitler vardı, bizlerse kendi halinde kimseleriz, hiç savaşçı olmadık, olmayız da. Avuçları kürek çekmekten patlamış, yara bere içinde kalmışlardı onlar. Bizlerse kederimizi gemi bacasında tüten dumana salacağız.”
Kapak görseli: Erasmus Quellinus II, Altın Postlu Jason (detay), Museo del Prado.
Mübadeleyle değişen yaşamlar arasında Keşiş Dimitri bambaşka bir kaderin eşiğinde bulur kendini. Sırtında taşıdığı coğrafyayla birlikte Konstantinopolis'te yeniden bir yaşam kurmaya çalışır. Ancak sisler içinde terk edilmişliğiyle baş başa kalan manastır, bölgenin söylenceleriyle birlikte anılarda yaşamayı sürdürecektir.
Karadeniz'in kadim mitleriyle tarihin büyük kırılmalarından birini her kahramanın kendi “Altın Post”unu aradığı bir anlatıda buluşturan Cemal Ünlü, okuru zamanın ve coğrafyanın sınırlarını aşan bambaşka bir yolculuğa çıkarıyor.
Leonidas, yemekhanede etrafına toplanan keşişlere bunun Altın Post benzeri bir yolculuktan başka bir şey olamayacağını söylemişti. “Gemilere doluşarak güçle zenginliğin simgesi Altın Post'u bulmak ümidiyle yola çıkmışlardı. Kolay geçmemişti uzun yolculukları. Pes edenleri çıktı. Ne çoğu yılmış, küsmüş, geri dönmeyi istemişlerdi. Bizler de o kadar kişiyiz, Argonotlar kadarız. İçlerinde Herakles, Kastor, Orfeus gibi yiğitler vardı, bizlerse kendi halinde kimseleriz, hiç savaşçı olmadık, olmayız da. Avuçları kürek çekmekten patlamış, yara bere içinde kalmışlardı onlar. Bizlerse kederimizi gemi bacasında tüten dumana salacağız.”
Kapak görseli: Erasmus Quellinus II, Altın Postlu Jason (detay), Museo del Prado.
Bir zamanlar denize açılan kahramanların peşinde olduğu şeydi Altın Post. Yüzyıllar sonra aynı denizde bu kez 1500 yıldır yurt edindikleri Sümela Meryem Ana Manastırı'ndan ayrılmak zorunda kalan keşişler sessiz bir yolculuğa çıkar. Bu efsanevi serüvende keşişlerin aradıkları ne bir hazine ne de bir zaferdir. Onların yolculuğu yalnızca göçün değil, bir hafızanın da hikâyesine dönüşür.
Mübadeleyle değişen yaşamlar arasında Keşiş Dimitri bambaşka bir kaderin eşiğinde bulur kendini. Sırtında taşıdığı coğrafyayla birlikte Konstantinopolis'te yeniden bir yaşam kurmaya çalışır. Ancak sisler içinde terk edilmişliğiyle baş başa kalan manastır, bölgenin söylenceleriyle birlikte anılarda yaşamayı sürdürecektir.
Karadeniz'in kadim mitleriyle tarihin büyük kırılmalarından birini her kahramanın kendi “Altın Post”unu aradığı bir anlatıda buluşturan Cemal Ünlü, okuru zamanın ve coğrafyanın sınırlarını aşan bambaşka bir yolculuğa çıkarıyor.
Leonidas, yemekhanede etrafına toplanan keşişlere bunun Altın Post benzeri bir yolculuktan başka bir şey olamayacağını söylemişti. “Gemilere doluşarak güçle zenginliğin simgesi Altın Post'u bulmak ümidiyle yola çıkmışlardı. Kolay geçmemişti uzun yolculukları. Pes edenleri çıktı. Ne çoğu yılmış, küsmüş, geri dönmeyi istemişlerdi. Bizler de o kadar kişiyiz, Argonotlar kadarız. İçlerinde Herakles, Kastor, Orfeus gibi yiğitler vardı, bizlerse kendi halinde kimseleriz, hiç savaşçı olmadık, olmayız da. Avuçları kürek çekmekten patlamış, yara bere içinde kalmışlardı onlar. Bizlerse kederimizi gemi bacasında tüten dumana salacağız.”
Kapak görseli: Erasmus Quellinus II, Altın Postlu Jason (detay), Museo del Prado.
Mübadeleyle değişen yaşamlar arasında Keşiş Dimitri bambaşka bir kaderin eşiğinde bulur kendini. Sırtında taşıdığı coğrafyayla birlikte Konstantinopolis'te yeniden bir yaşam kurmaya çalışır. Ancak sisler içinde terk edilmişliğiyle baş başa kalan manastır, bölgenin söylenceleriyle birlikte anılarda yaşamayı sürdürecektir.
Karadeniz'in kadim mitleriyle tarihin büyük kırılmalarından birini her kahramanın kendi “Altın Post”unu aradığı bir anlatıda buluşturan Cemal Ünlü, okuru zamanın ve coğrafyanın sınırlarını aşan bambaşka bir yolculuğa çıkarıyor.
Leonidas, yemekhanede etrafına toplanan keşişlere bunun Altın Post benzeri bir yolculuktan başka bir şey olamayacağını söylemişti. “Gemilere doluşarak güçle zenginliğin simgesi Altın Post'u bulmak ümidiyle yola çıkmışlardı. Kolay geçmemişti uzun yolculukları. Pes edenleri çıktı. Ne çoğu yılmış, küsmüş, geri dönmeyi istemişlerdi. Bizler de o kadar kişiyiz, Argonotlar kadarız. İçlerinde Herakles, Kastor, Orfeus gibi yiğitler vardı, bizlerse kendi halinde kimseleriz, hiç savaşçı olmadık, olmayız da. Avuçları kürek çekmekten patlamış, yara bere içinde kalmışlardı onlar. Bizlerse kederimizi gemi bacasında tüten dumana salacağız.”
Kapak görseli: Erasmus Quellinus II, Altın Postlu Jason (detay), Museo del Prado.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.