#smrgKİTABEVİ Anna ve Kız Kardeşim -

Editör:
Serra Torun
Kapak Tasarım:
Kardelen Akçam
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Melisa Matbaacılık
Dizi Adı:
Türkçe Edebiyat
ISBN-10:
9786253696801
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199264434
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
72
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Filiz Tülek
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
122,50
Havale/EFT ile: 120,05
1199264434
652104
Anna ve Kız Kardeşim -
Anna ve Kız Kardeşim - #smrgKİTABEVİ
122.5
“Neden beni öldürmediniz, kardeşim?”
Miguel, “Düşündüm,” dedi. “Ama sizi ölü olsaydınız da severdim.”

Fransız Akademisi'nin ilk kadın üyesi Marguerite Yourcenar'ın henüz 22 yaşındayken yazdığı, öykü yalınlığındaki romanı Anna, Kız Kardeşim, 16. yüzyılın sonunda, hummanın kol gezdiği ve Engizisyon gölgesindeki Napoli'de geçiyor.

Anna ile Miguel, baskıcı bir baba ve sevgi dolu bir anneyle büyürler. Aralarındaki derin ve tarif edilmesi güç bağ, aynı kaynaktan doğmuş iki ruhun gizli ve adı konmamış yakınlığıdır; zamanın sınırlarını aşacak kadar güçlü, bir o kadar da karmaşık. Bu bağ gün geçtikçe bastırılmış duyguların ve suskunluğun içinde derinleşir. Ölüm bile bu bağı sonlandırmaz; aksine onu daha derin ve geri dönülmez bir hale sürükler. Yas, kaçınılmaz gerçeklerle yüzleşmeye evrilir.

Artık hayattan bekleyeceği bir şey kalmadığından, ölümü kaçınılmaz bir son gibi kucaklıyordu. Hayatını nasıl yaşadıysa, ölümünü de öyle karşılayacağından emin olarak, mutluluktan hıçkıra hıçkıra ağlıyordu

“Neden beni öldürmediniz, kardeşim?”
Miguel, “Düşündüm,” dedi. “Ama sizi ölü olsaydınız da severdim.”

Fransız Akademisi'nin ilk kadın üyesi Marguerite Yourcenar'ın henüz 22 yaşındayken yazdığı, öykü yalınlığındaki romanı Anna, Kız Kardeşim, 16. yüzyılın sonunda, hummanın kol gezdiği ve Engizisyon gölgesindeki Napoli'de geçiyor.

Anna ile Miguel, baskıcı bir baba ve sevgi dolu bir anneyle büyürler. Aralarındaki derin ve tarif edilmesi güç bağ, aynı kaynaktan doğmuş iki ruhun gizli ve adı konmamış yakınlığıdır; zamanın sınırlarını aşacak kadar güçlü, bir o kadar da karmaşık. Bu bağ gün geçtikçe bastırılmış duyguların ve suskunluğun içinde derinleşir. Ölüm bile bu bağı sonlandırmaz; aksine onu daha derin ve geri dönülmez bir hale sürükler. Yas, kaçınılmaz gerçeklerle yüzleşmeye evrilir.

Artık hayattan bekleyeceği bir şey kalmadığından, ölümü kaçınılmaz bir son gibi kucaklıyordu. Hayatını nasıl yaşadıysa, ölümünü de öyle karşılayacağından emin olarak, mutluluktan hıçkıra hıçkıra ağlıyordu

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat