#smrgKİTABEVİ Antroposen'de Kapitalizm 2 : Ekolojik Felaket mi Ekolojik Medeniyet mi? - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Ceylan Matbaa
Dizi Adı:
Yayın No 427
ISBN-10:
9786057942784
Hazırlayan:
Stok Kodu:
1199256592
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
190
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Zerin Dirihan
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
241,50
Havale/EFT ile: 236,67
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199256592
644128
Antroposen'de Kapitalizm 2 : Ekolojik Felaket mi Ekolojik Medeniyet mi? -        2026
Antroposen'de Kapitalizm 2 : Ekolojik Felaket mi Ekolojik Medeniyet mi? - 2026 #smrgKİTABEVİ
241.50
Bugünkü yaygın kabul, Holosen Devresi'nin jeolojik tarihteki yerini insanların gitgide diğer bütün etkenleri gölgede bırakarak Yeryüzü Sistemi'ni etkileyen ana jeolojik kuvvet haline geldiği Antroposen adlı yeni bir jeolojik devrenin aldığı yönündedir. Antroposen, insanlık tarihinde bir Büyük Dönemeç'i ya da devreler arası geçiş çağını temsil eder. Tarihsel sosyal bilimler açısından bakıldığında, bu bizi temel bir problemle karşı karşıya bırakır: uygarlık krizi. Kapitalist düzenin normal seyrine devam etmesiyle Yeryüzü Sistemi'nde gitgide büyüyen yarık, insan uygarlığının gelişmiş ve düzenli bir toplum olarak hüküm sürdüğü bütün âlemi tehdit etmekle kalmaz; sayısız başka türlerin yanı sıra bizzat insanın yaşam koşullarını da ortadan kaldırma potansiyeli taşır. Bu yönden Antroposen eşi benzeri görülmemiş bir mücadeleyi temsil eder. Günümüzde, küresel ekolojik kriz sık sık dile getirilen bir ifadedir. Ancak kriz kavramı, hayatımızın bir parçası olsa da, Antroposen Devresi'nde insanlığın geçmek zorunda olduğu ekolojik imtihanı bütün kapsamıyla karşılamakta tek başına yetersiz kalır. Yeryüzü Sistemi'nde, insanlık ile doğanın sosyal metabolizmasında radikal bir dönüşüm gerektiren uzatmalı bir olağanüstü hal döneminden geçiyoruz. Bugün Antroposen krizi, Yeryüzü Sistemi'nde oluşan ve gezegensel sınırları zorlayarak uygarlığı ve -bizimki de dahil olmak üzere- sayısız türü tehlikeye atan bir “antropojenik -insan kaynaklı- yarık” olarak nitelendiriliyor. Tarihsel materyalist bir perspektiften bakıldığında; Antroposen'in ortaya koyduğu tehdide göğüs gerebilmek için, devrimci bir tutumla hızlandırılması gereken toplumsal-çevresel bir geçiş mevzubahistir. Böyle bir ekolojik ve toplumsal devrim ise muhakkak her türden ilerleme ve gerilemeyi içeren kademeler halinde ilerleyen uzun bir sürece tekabül edecektir.
Bugünkü yaygın kabul, Holosen Devresi'nin jeolojik tarihteki yerini insanların gitgide diğer bütün etkenleri gölgede bırakarak Yeryüzü Sistemi'ni etkileyen ana jeolojik kuvvet haline geldiği Antroposen adlı yeni bir jeolojik devrenin aldığı yönündedir. Antroposen, insanlık tarihinde bir Büyük Dönemeç'i ya da devreler arası geçiş çağını temsil eder. Tarihsel sosyal bilimler açısından bakıldığında, bu bizi temel bir problemle karşı karşıya bırakır: uygarlık krizi. Kapitalist düzenin normal seyrine devam etmesiyle Yeryüzü Sistemi'nde gitgide büyüyen yarık, insan uygarlığının gelişmiş ve düzenli bir toplum olarak hüküm sürdüğü bütün âlemi tehdit etmekle kalmaz; sayısız başka türlerin yanı sıra bizzat insanın yaşam koşullarını da ortadan kaldırma potansiyeli taşır. Bu yönden Antroposen eşi benzeri görülmemiş bir mücadeleyi temsil eder. Günümüzde, küresel ekolojik kriz sık sık dile getirilen bir ifadedir. Ancak kriz kavramı, hayatımızın bir parçası olsa da, Antroposen Devresi'nde insanlığın geçmek zorunda olduğu ekolojik imtihanı bütün kapsamıyla karşılamakta tek başına yetersiz kalır. Yeryüzü Sistemi'nde, insanlık ile doğanın sosyal metabolizmasında radikal bir dönüşüm gerektiren uzatmalı bir olağanüstü hal döneminden geçiyoruz. Bugün Antroposen krizi, Yeryüzü Sistemi'nde oluşan ve gezegensel sınırları zorlayarak uygarlığı ve -bizimki de dahil olmak üzere- sayısız türü tehlikeye atan bir “antropojenik -insan kaynaklı- yarık” olarak nitelendiriliyor. Tarihsel materyalist bir perspektiften bakıldığında; Antroposen'in ortaya koyduğu tehdide göğüs gerebilmek için, devrimci bir tutumla hızlandırılması gereken toplumsal-çevresel bir geçiş mevzubahistir. Böyle bir ekolojik ve toplumsal devrim ise muhakkak her türden ilerleme ve gerilemeyi içeren kademeler halinde ilerleyen uzun bir sürece tekabül edecektir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat