#smrgKİTABEVİ Küresel İklim Krizi : Sosyal ve Siyasal Perspektifler - 2025
Editör:
Ercan Oktay, Hakan Candan
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786253966829
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
207
Basım Yeri:
Konya
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
304,00
Havale/EFT ile:
297,92
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199255199
642622
https://www.simurgkitabevi.com/kuresel-iklim-krizi-sosyal-ve-siyasal-perspektifler-2025
Küresel İklim Krizi : Sosyal ve Siyasal Perspektifler - 2025 #smrgKİTABEVİ
304.00
Küresel iklim krizi, yalnızca çevresel bir felaket değil; insanlığın üretim biçimlerinden tüketim alışkanlıklarına, siyasal örgütlenmesinden etik değerlerine kadar her düzlemde derinlemesine bir yeniden düşünmeyi zorunlu kılan varoluşsal bir sınamadır. Küresel İklim Krizi: Sosyal ve Siyasal Perspektifler adlı bu eser, iklim değişikliğini teknik bir mesele olmakla birlikte toplumsal, siyasal, kültürel ve ekonomik dinamiklerle iç içe geçmiş çok boyutlu bir kriz olarak ele alan disiplinlerarası bir çabanın ürünüdür. Alanının önde gelen akademisyenleri tarafından kaleme alınan bölümler, iklim krizine dair küresel eşitsizlikleri, temsil sorunlarını, ekonomik büyüme ideolojisinin sınırlarını ve etik sorumluluğun çağdaş görünümlerini sorgulamakta; eleştirel ve çözüm odaklı bir tartışma zemini sunmaktadır.
Türkiye bağlamında özgün veriler ve analizler eşliğinde geliştirilen bu çalışma, iklim krizinin sadece geleceğe dair bir tehdit değil, halihazırda süregiden bir adalet ve yönetişim meselesi olduğunu ortaya koyar. Sanayi Devrimi'nden Antroposen Çağı'na uzanan tarihsel çerçeveyle, doğa ile insan toplumu arasındaki ilişkinin dönüşümüne ışık tutarken; iklim adaleti, çevresel eşitsizlik ve kültürel temsil gibi kavramlar üzerinden alternatif politika önerileri sunar. Kitap, teknik çözümlerin ötesine geçerek, yeni bir etik, siyasal ve kültürel bilinç çağrısında bulunur. Bu eser, yalnızca akademisyenler için değil; politika yapıcılar, sivil toplum aktörleri ve duyarlı yurttaşlar için de kapsayıcı bir düşünme ve eylem rehberi niteliğindedir.
Türkiye bağlamında özgün veriler ve analizler eşliğinde geliştirilen bu çalışma, iklim krizinin sadece geleceğe dair bir tehdit değil, halihazırda süregiden bir adalet ve yönetişim meselesi olduğunu ortaya koyar. Sanayi Devrimi'nden Antroposen Çağı'na uzanan tarihsel çerçeveyle, doğa ile insan toplumu arasındaki ilişkinin dönüşümüne ışık tutarken; iklim adaleti, çevresel eşitsizlik ve kültürel temsil gibi kavramlar üzerinden alternatif politika önerileri sunar. Kitap, teknik çözümlerin ötesine geçerek, yeni bir etik, siyasal ve kültürel bilinç çağrısında bulunur. Bu eser, yalnızca akademisyenler için değil; politika yapıcılar, sivil toplum aktörleri ve duyarlı yurttaşlar için de kapsayıcı bir düşünme ve eylem rehberi niteliğindedir.
Küresel iklim krizi, yalnızca çevresel bir felaket değil; insanlığın üretim biçimlerinden tüketim alışkanlıklarına, siyasal örgütlenmesinden etik değerlerine kadar her düzlemde derinlemesine bir yeniden düşünmeyi zorunlu kılan varoluşsal bir sınamadır. Küresel İklim Krizi: Sosyal ve Siyasal Perspektifler adlı bu eser, iklim değişikliğini teknik bir mesele olmakla birlikte toplumsal, siyasal, kültürel ve ekonomik dinamiklerle iç içe geçmiş çok boyutlu bir kriz olarak ele alan disiplinlerarası bir çabanın ürünüdür. Alanının önde gelen akademisyenleri tarafından kaleme alınan bölümler, iklim krizine dair küresel eşitsizlikleri, temsil sorunlarını, ekonomik büyüme ideolojisinin sınırlarını ve etik sorumluluğun çağdaş görünümlerini sorgulamakta; eleştirel ve çözüm odaklı bir tartışma zemini sunmaktadır.
Türkiye bağlamında özgün veriler ve analizler eşliğinde geliştirilen bu çalışma, iklim krizinin sadece geleceğe dair bir tehdit değil, halihazırda süregiden bir adalet ve yönetişim meselesi olduğunu ortaya koyar. Sanayi Devrimi'nden Antroposen Çağı'na uzanan tarihsel çerçeveyle, doğa ile insan toplumu arasındaki ilişkinin dönüşümüne ışık tutarken; iklim adaleti, çevresel eşitsizlik ve kültürel temsil gibi kavramlar üzerinden alternatif politika önerileri sunar. Kitap, teknik çözümlerin ötesine geçerek, yeni bir etik, siyasal ve kültürel bilinç çağrısında bulunur. Bu eser, yalnızca akademisyenler için değil; politika yapıcılar, sivil toplum aktörleri ve duyarlı yurttaşlar için de kapsayıcı bir düşünme ve eylem rehberi niteliğindedir.
Türkiye bağlamında özgün veriler ve analizler eşliğinde geliştirilen bu çalışma, iklim krizinin sadece geleceğe dair bir tehdit değil, halihazırda süregiden bir adalet ve yönetişim meselesi olduğunu ortaya koyar. Sanayi Devrimi'nden Antroposen Çağı'na uzanan tarihsel çerçeveyle, doğa ile insan toplumu arasındaki ilişkinin dönüşümüne ışık tutarken; iklim adaleti, çevresel eşitsizlik ve kültürel temsil gibi kavramlar üzerinden alternatif politika önerileri sunar. Kitap, teknik çözümlerin ötesine geçerek, yeni bir etik, siyasal ve kültürel bilinç çağrısında bulunur. Bu eser, yalnızca akademisyenler için değil; politika yapıcılar, sivil toplum aktörleri ve duyarlı yurttaşlar için de kapsayıcı bir düşünme ve eylem rehberi niteliğindedir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.