#smrgSAHAF Aralov'un Hatıralarında Mustafa Kemal ve Türkiye - 2005

Basıldığı Matbaa:
Çalış Ofset
ISBN-10:
9758414682
Hazırlayan:
Erol Cihangir
Stok Kodu:
1199067979
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
218 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2005
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199067979
453903
Aralov'un Hatıralarında Mustafa Kemal ve Türkiye -        2005
Aralov'un Hatıralarında Mustafa Kemal ve Türkiye - 2005 #smrgSAHAF
0.00
20.yy'ın dünyayı derinden sarsan sosyal sarsıntıların en önemlisi hiç kuşkusuz Sovyet devrimidir. Sovyet devrimi, yarattığı sarsıntıyla, sadece bir döneme ve bir bölgeye değil, 1917'den sonraki bütün zamanlara damgasını vurarak, insanlık tarihinde gerçek bir dönüm noktası olmuştur.

Hemen hemen aynı zaman dilimi içerisinde yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulma çabalarıyla karşılaşırız. Bu cumhuriyet, kuruşuyla kendi sahasında, kendinin yarattığı sarsıntıyla sınırlı kalan "Anadolu İhtilali" veya "Kemalist devrim" olarak adlandırılmıştır.

Yapı itibariyle birbirini andıran bu iki devrimin Rusya kanadını oluşturan Sovyet devriminin ideolojik temelinin bölgeler ötesinde yankı bulması, genel dünya siyasetindeki gücünü hissettirmesi, hemen yanıbaşında meydana gelen ikinci devrim hareketini gölgede bırakacaktır. Bu noktada ülkemizde bazı çevreler tarafından iddia edildiğinin aksine, sömürge ülkelerdeki bağımsızlık mücadelesinin fitilini Sovyet devrimi ateşleyecektir.

Ancak her iki ülkede meydana gelen devrim hareketinin arka planını oluşturan ilginç olduğunu sandığımız ikinci, üçüncü boyut dinamikler vardır ki, bu devrim aşaması geçiren Çarlık Rusya'sı ve Osmanlı Türkiyesi için olduğu kadar, kitaba konu teşkil eden Sovyet diplomatı S. Aralof'un hatıralarının gözlemleri açısından daha önemlidir. Çünkü birincide gerek Sovyet devrimi, gerekse Kemalist devrim, devrimci iradenin daha başlangıç aşamasında birer imparatorluklar klasiği olan Çarlık monarşisiyle, Devlet-i Ali Osmani'nin kapitalist emperyalistler tarafından topyekün tasfiye edilme operasyonuyla kesişmektedir. (Giriş'ten)

20.yy'ın dünyayı derinden sarsan sosyal sarsıntıların en önemlisi hiç kuşkusuz Sovyet devrimidir. Sovyet devrimi, yarattığı sarsıntıyla, sadece bir döneme ve bir bölgeye değil, 1917'den sonraki bütün zamanlara damgasını vurarak, insanlık tarihinde gerçek bir dönüm noktası olmuştur.

Hemen hemen aynı zaman dilimi içerisinde yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulma çabalarıyla karşılaşırız. Bu cumhuriyet, kuruşuyla kendi sahasında, kendinin yarattığı sarsıntıyla sınırlı kalan "Anadolu İhtilali" veya "Kemalist devrim" olarak adlandırılmıştır.

Yapı itibariyle birbirini andıran bu iki devrimin Rusya kanadını oluşturan Sovyet devriminin ideolojik temelinin bölgeler ötesinde yankı bulması, genel dünya siyasetindeki gücünü hissettirmesi, hemen yanıbaşında meydana gelen ikinci devrim hareketini gölgede bırakacaktır. Bu noktada ülkemizde bazı çevreler tarafından iddia edildiğinin aksine, sömürge ülkelerdeki bağımsızlık mücadelesinin fitilini Sovyet devrimi ateşleyecektir.

Ancak her iki ülkede meydana gelen devrim hareketinin arka planını oluşturan ilginç olduğunu sandığımız ikinci, üçüncü boyut dinamikler vardır ki, bu devrim aşaması geçiren Çarlık Rusya'sı ve Osmanlı Türkiyesi için olduğu kadar, kitaba konu teşkil eden Sovyet diplomatı S. Aralof'un hatıralarının gözlemleri açısından daha önemlidir. Çünkü birincide gerek Sovyet devrimi, gerekse Kemalist devrim, devrimci iradenin daha başlangıç aşamasında birer imparatorluklar klasiği olan Çarlık monarşisiyle, Devlet-i Ali Osmani'nin kapitalist emperyalistler tarafından topyekün tasfiye edilme operasyonuyla kesişmektedir. (Giriş'ten)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat