#smrgKİTABEVİ Arzunun Tanrıları -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786256663756
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199263838
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
222
Basım Yeri:
İzmir
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Ayşenur Bilgen
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
292,30
Havale/EFT ile: 286,45
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199263838
651482
Arzunun Tanrıları -
Arzunun Tanrıları - #smrgKİTABEVİ
292.3
K-Ming Chang'in hikâyelerinde keder ile neşenin iç içe geçtiği bir varlıklar korosu geziniyor: Arzunun Tanrıları bizi, ötekilere kazınıp doyurulmamış açlığın çeşitli veçheleriyle karşı karşıya getiriyor.

Lambda Edebiyat Ödülü finalisti olan bu öykü derlemesi göçmenlerin, queer bireylerin ve kadınların dünyasını, gerçeküstü öğelerle işbirliği yaparak, mercek altına alıyor. Tayvanlı-Amerikalı bir kız çocuğunun gözünden teyzelerin, ölü kuzenlerin, hortumların, sel sularının, çöldeki suşi restoranlarının, bodrum katlarının ve teknelerin içinden geçerek anlatılan bu hikâyeler, varoluşun sarmal merdivenini inip çıkıyor: birlikte görülen rüyalar, kırılmış dişler, insanın içine defnedilen bebek cesetleri ve özneleri kuytulara saklanmış, varoluşu köklendiren, insanı köklerinden söken matem ve mutluluk.

Sesleri birbirlerinde yankılanan hikâyeler, geçmişi yalnızca anlatmıyor; sarsıyor, büküyor ve yeniden inşa ediyor. Kimi zaman ölü kuzenler korosunun çarşaflar altında tepinerek sızdığı bir yatağın içinde, kimi zamansa hortum fotoğraflarına özlemle bakan bir kadının ensesinde, arzunun biçim değiştirdiği, matemin uzuvları kemirdiği bir evrende yol alıyoruz.

Arzunun Tanrıları sadece anlatmaz – fısıldar, bağırır, işler, söküp atar, sonra da tekrar diker. Çünkü bazı hikâyeleri anlatmak yetmez; o hikâyeleri bir felakete emanet etmek, felaketlere bazı hikâyeleri emanet edecek kadar güvenmek gerekir.

K-Ming Chang'in hikâyelerinde keder ile neşenin iç içe geçtiği bir varlıklar korosu geziniyor: Arzunun Tanrıları bizi, ötekilere kazınıp doyurulmamış açlığın çeşitli veçheleriyle karşı karşıya getiriyor.

Lambda Edebiyat Ödülü finalisti olan bu öykü derlemesi göçmenlerin, queer bireylerin ve kadınların dünyasını, gerçeküstü öğelerle işbirliği yaparak, mercek altına alıyor. Tayvanlı-Amerikalı bir kız çocuğunun gözünden teyzelerin, ölü kuzenlerin, hortumların, sel sularının, çöldeki suşi restoranlarının, bodrum katlarının ve teknelerin içinden geçerek anlatılan bu hikâyeler, varoluşun sarmal merdivenini inip çıkıyor: birlikte görülen rüyalar, kırılmış dişler, insanın içine defnedilen bebek cesetleri ve özneleri kuytulara saklanmış, varoluşu köklendiren, insanı köklerinden söken matem ve mutluluk.

Sesleri birbirlerinde yankılanan hikâyeler, geçmişi yalnızca anlatmıyor; sarsıyor, büküyor ve yeniden inşa ediyor. Kimi zaman ölü kuzenler korosunun çarşaflar altında tepinerek sızdığı bir yatağın içinde, kimi zamansa hortum fotoğraflarına özlemle bakan bir kadının ensesinde, arzunun biçim değiştirdiği, matemin uzuvları kemirdiği bir evrende yol alıyoruz.

Arzunun Tanrıları sadece anlatmaz – fısıldar, bağırır, işler, söküp atar, sonra da tekrar diker. Çünkü bazı hikâyeleri anlatmak yetmez; o hikâyeleri bir felakete emanet etmek, felaketlere bazı hikâyeleri emanet edecek kadar güvenmek gerekir.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat