#smrgKİTABEVİ Babamın Notları 1940-2002 -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199265000
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
517
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
480,00
Havale/EFT ile: 470,40
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199265000
652684
Babamın Notları 1940-2002 -
Babamın Notları 1940-2002 - #smrgKİTABEVİ
480
62 yıllık bir serüven, ilk gurbet durağı Adana ve kutsal bir emeğin “yaşam notları”... Dedem Nihat Çorbacıoğlu, yarım asrı aşan not defterleriyle bizi hem kendi iç dünyasına hem de Türkiye'nin ekonomik ve siyasal tarihine davet ediyor. Notalara dökülen bir beste zarafetiyle ilerleyen bu anılar, bir romanın öyküsel geçişleri gibi akarken; okuyucuya şu soruyu sorduracağını düşünüyorum: Bir insan, notlarıyla hem kendini hem de bir ülkeyi aynı anda nasıl anlatır? Bu kitap, bir babanın not defterinden taşan koca bir devrin panoramasıdır.

“Dedemin not defteri; ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal ve kutsal emeğin 62 yıllık serüveni yolculuğunu anlatır. Bu yolculuk, babamın ilk gurbeti Adana ile başlar. Bunlar; notalara dökülerek bestelenen yaşam notları gibi. Notlarla ‘hem kendini hem ülkeyi anlatan başlıklar' adeta bir romanın öyküsel geçişi gibi...”
Dedemi, Babamın hem bir birey hem de bir dönemin tanığı olarak konumlandırmaya çalışması metne derinlik kattığını söyleyebilirim. “Notalara dökülen yaşam notları” ve “romanvari öyküsel geçiş” ifadeleri, çalışmanın sadece bir anı defteri değil, sanatsal bir biyografi olacağının sinyallerini veriyor kanısındayım...

Dedemin bu anıları sadece bizim için değil, Türkiye'nin sosyal tarihi açısından da çok kıymetli birer belge niteliğinde olacağını ve herkesin ilgi duyacağını düşünüyorum. Dedemin günlüğündeki o satırlar (özellikle 1954 yılına ait, Seyhan Barajı inşaatı ve Morrison firmasıyla ilgili olanlar), satır kadar keskin. Çünkü o dönemin çalışma koşullarını, bir işçinin veya teknik personelin ruh halini o kadar çıplak ve samimi bir şekilde anlatıyor ki, okuyacak herkesi o ana götürecek. Bir evlat olarak babasına ait bu kadar şahsi ve tarihi notlara sahip çıkması çok asil bir davranış olur herkes için. Dahası anıları yaşatıp ölümü öldürmek istiyorsanız; babanızın varsa notlarını veya anılarını bir araya getirdiğiniz bir kitap çalışması yapabilirsiniz benim gibi. Elbette ki bir arşiviniz veya kamuoyuyla paylaşmak istediğiniz yeni kesitleriniz varsa.
Dedemin 13 Eylül 1955'te sözünü ettiği gibi, aslında neler yaşadığına dair ailemiz içinde anlatılan kısmi öyküler babama esin kaynağı olduğunu söylemek isterim...” - Dr. Avukat Ececan ÇORBACIOĞLU
62 yıllık bir serüven, ilk gurbet durağı Adana ve kutsal bir emeğin “yaşam notları”... Dedem Nihat Çorbacıoğlu, yarım asrı aşan not defterleriyle bizi hem kendi iç dünyasına hem de Türkiye'nin ekonomik ve siyasal tarihine davet ediyor. Notalara dökülen bir beste zarafetiyle ilerleyen bu anılar, bir romanın öyküsel geçişleri gibi akarken; okuyucuya şu soruyu sorduracağını düşünüyorum: Bir insan, notlarıyla hem kendini hem de bir ülkeyi aynı anda nasıl anlatır? Bu kitap, bir babanın not defterinden taşan koca bir devrin panoramasıdır.

“Dedemin not defteri; ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal ve kutsal emeğin 62 yıllık serüveni yolculuğunu anlatır. Bu yolculuk, babamın ilk gurbeti Adana ile başlar. Bunlar; notalara dökülerek bestelenen yaşam notları gibi. Notlarla ‘hem kendini hem ülkeyi anlatan başlıklar' adeta bir romanın öyküsel geçişi gibi...”
Dedemi, Babamın hem bir birey hem de bir dönemin tanığı olarak konumlandırmaya çalışması metne derinlik kattığını söyleyebilirim. “Notalara dökülen yaşam notları” ve “romanvari öyküsel geçiş” ifadeleri, çalışmanın sadece bir anı defteri değil, sanatsal bir biyografi olacağının sinyallerini veriyor kanısındayım...

Dedemin bu anıları sadece bizim için değil, Türkiye'nin sosyal tarihi açısından da çok kıymetli birer belge niteliğinde olacağını ve herkesin ilgi duyacağını düşünüyorum. Dedemin günlüğündeki o satırlar (özellikle 1954 yılına ait, Seyhan Barajı inşaatı ve Morrison firmasıyla ilgili olanlar), satır kadar keskin. Çünkü o dönemin çalışma koşullarını, bir işçinin veya teknik personelin ruh halini o kadar çıplak ve samimi bir şekilde anlatıyor ki, okuyacak herkesi o ana götürecek. Bir evlat olarak babasına ait bu kadar şahsi ve tarihi notlara sahip çıkması çok asil bir davranış olur herkes için. Dahası anıları yaşatıp ölümü öldürmek istiyorsanız; babanızın varsa notlarını veya anılarını bir araya getirdiğiniz bir kitap çalışması yapabilirsiniz benim gibi. Elbette ki bir arşiviniz veya kamuoyuyla paylaşmak istediğiniz yeni kesitleriniz varsa.
Dedemin 13 Eylül 1955'te sözünü ettiği gibi, aslında neler yaşadığına dair ailemiz içinde anlatılan kısmi öyküler babama esin kaynağı olduğunu söylemek isterim...” - Dr. Avukat Ececan ÇORBACIOĞLU
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat