#smrgKİTABEVİ Beşiktaş’ın Gizli Tarihi : Bu Ne Sevgi Ah Bu ne Izdırap -

Editör:
Kapak Tasarım:
Kardelen Akçam
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9,78625E+12
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199268269
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
320
Basım Yeri:
İstanbul
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
332,50
Havale/EFT ile: 325,85
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199268269
656445
Beşiktaş’ın Gizli Tarihi : Bu Ne Sevgi Ah Bu ne Izdırap -
Beşiktaş’ın Gizli Tarihi : Bu Ne Sevgi Ah Bu ne Izdırap - #smrgKİTABEVİ
332.5
Genişletilmiş yeni baskı

Hatırlıyorum. Hatırlamak, illa unutulan bir şeyin ansızın hafızayı istila etmesi midir, yoksa hiç unutulmayan şeyler de hatırlamaya dâhil midir? Ben İstanbul'u hiç unutmadım ve hep hatırlıyorum. Ayçiçeklerimi, sapanımı ve kızağımı, Topağacı'nda uçurulan devasa uçurtmaların belimize bağlandığını ve bizi de uçurduğunu, altın ayvasını ve Sultan Selim incirini, bir yaz ikindisinin müsekkin huzurunu, beygirlerin ahırda sürekli kendileriyle konuşur gibi çıkardıkları homurtuyu, Dabi'nin boncuklu koşumlarını ve terkisinde Dolmabahçe'den tırıs geçmeyi, kopillerle ilk kez binilen Ada vapurunu, Hapçı Neco'nun benim floryaya bakıp, “Moruk bu florya ne biçim florya, 60 sayı mı yapıyor, kaç makara çekiyor?” deyişini, tüm desenlerime ve tornada çektiğim her forma hâkim olmuş balıkları ve tekmil deniz canlılarını, 9'uncuyu, cıgaradan çekilen ilk nefesin telaşlı neşesini, sinemaların kesif duman altı atmosferini ve perdede elinde barbunlarla arzıendam eden Marcellocuğumu hatırlar gibi, hatırlıyorum.

Genişletilmiş yeni baskı

Hatırlıyorum. Hatırlamak, illa unutulan bir şeyin ansızın hafızayı istila etmesi midir, yoksa hiç unutulmayan şeyler de hatırlamaya dâhil midir? Ben İstanbul'u hiç unutmadım ve hep hatırlıyorum. Ayçiçeklerimi, sapanımı ve kızağımı, Topağacı'nda uçurulan devasa uçurtmaların belimize bağlandığını ve bizi de uçurduğunu, altın ayvasını ve Sultan Selim incirini, bir yaz ikindisinin müsekkin huzurunu, beygirlerin ahırda sürekli kendileriyle konuşur gibi çıkardıkları homurtuyu, Dabi'nin boncuklu koşumlarını ve terkisinde Dolmabahçe'den tırıs geçmeyi, kopillerle ilk kez binilen Ada vapurunu, Hapçı Neco'nun benim floryaya bakıp, “Moruk bu florya ne biçim florya, 60 sayı mı yapıyor, kaç makara çekiyor?” deyişini, tüm desenlerime ve tornada çektiğim her forma hâkim olmuş balıkları ve tekmil deniz canlılarını, 9'uncuyu, cıgaradan çekilen ilk nefesin telaşlı neşesini, sinemaların kesif duman altı atmosferini ve perdede elinde barbunlarla arzıendam eden Marcellocuğumu hatırlar gibi, hatırlıyorum.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat