#smrgKİTABEVİ Dirençli Lojistik Ağlar ve Kuru Limanlar : Stratejik Konumlandırma ve Karar Modeli -
Küresel ticaretin hız ve verimlilik üzerine kurulu düzeni, kesintiler karşısında ne kadar hazırlıklı? Pandemiler, jeopolitik gerilimler ve büyük afetler, lojistik ağların sürekliliğini sağlayan bağlantıların ve alternatif kapasitelerin stratejik değerini görünür kılıyor. Bugünün yatırım kararları, yarının krizlerinde hangi seçeneklerin kullanılabilir olacağını belirliyor.
Dirençli Lojistik Ağlar ve Kuru Limanlar, kuru limanların bu dönüşümde üstlenebileceği rolü bütüncül bir bakışla inceliyor. Deniz limanlarıyla iç bölgeler arasındaki yük akışını destekleyen bu tesislerin; doğru konumlandırma, güçlü ulaşım bağlantıları ve önceden hazırlanmış kriz planlarıyla, olağanüstü koşullarda acil yardım ve kritik tedarik akışına nasıl katkı sağlayabileceğini araştırıyor. Ticari verimlilik ile afetlere hazırlığı aynı altyapıda buluşturan çift kullanım yaklaşımını, yatırım ve ağ tasarımının merkezine taşıyor.
Bir kamu yöneticisi ile bir yatırımcı aynı lojistik tesise baktığında farklı öncelikler görebilir. Kitap, bu farklılıkları çok kriterli karar verme çerçevesinde ele alıyor; bulanık-kaba SWARA yöntemiyle uzman değerlendirmelerindeki belirsizliği ve görüş ayrılıklarını karar sürecinde koruyor. Konum, ulaşım, altyapı, maliyet, toplumsal ihtiyaçlar ve çevresel etkiler arasındaki ilişkileri inceleyerek hangi önceliklerin hangi koşullarda öne çıktığını tartışıyor.
Küresel ticaretin hız ve verimlilik üzerine kurulu düzeni, kesintiler karşısında ne kadar hazırlıklı? Pandemiler, jeopolitik gerilimler ve büyük afetler, lojistik ağların sürekliliğini sağlayan bağlantıların ve alternatif kapasitelerin stratejik değerini görünür kılıyor. Bugünün yatırım kararları, yarının krizlerinde hangi seçeneklerin kullanılabilir olacağını belirliyor.
Dirençli Lojistik Ağlar ve Kuru Limanlar, kuru limanların bu dönüşümde üstlenebileceği rolü bütüncül bir bakışla inceliyor. Deniz limanlarıyla iç bölgeler arasındaki yük akışını destekleyen bu tesislerin; doğru konumlandırma, güçlü ulaşım bağlantıları ve önceden hazırlanmış kriz planlarıyla, olağanüstü koşullarda acil yardım ve kritik tedarik akışına nasıl katkı sağlayabileceğini araştırıyor. Ticari verimlilik ile afetlere hazırlığı aynı altyapıda buluşturan çift kullanım yaklaşımını, yatırım ve ağ tasarımının merkezine taşıyor.
Bir kamu yöneticisi ile bir yatırımcı aynı lojistik tesise baktığında farklı öncelikler görebilir. Kitap, bu farklılıkları çok kriterli karar verme çerçevesinde ele alıyor; bulanık-kaba SWARA yöntemiyle uzman değerlendirmelerindeki belirsizliği ve görüş ayrılıklarını karar sürecinde koruyor. Konum, ulaşım, altyapı, maliyet, toplumsal ihtiyaçlar ve çevresel etkiler arasındaki ilişkileri inceleyerek hangi önceliklerin hangi koşullarda öne çıktığını tartışıyor.