#smrgSAHAF Dönüşü Olmayan Yol - 1948

Basıldığı Matbaa:
Güven Basımevi
Dizi Adı:
Dünya Muharrirlerinden Tercümeler Serisi: 98
Stok Kodu:
1199073961
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
150 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1948
Çeviren:
Çev. Mebrure Alevok
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199073961
459850
Dönüşü Olmayan Yol -        1948
Dönüşü Olmayan Yol - 1948 #smrgSAHAF
0
Arkadaşım Herve d'Eriouan kolumu tuttu, sesile, bütün haliyle ya vararak:

-Rica ederim buradan gidelim, dedi. Galiba bana birdenbire bir ihtiyarlık çöktü. Artık güzel kadınlara baktığım yok, güzellere gelince, onlar da kimseye bakmıyorlar. Plutus'un, yahut Ali Babanın mağarasında mıyız nedir; insan burada durdukça, kalbi bile şu şıkır şıkır sayılan altınlar gibi kaskatı kesilecek diye korkuyor.

Nisan ayının bu ılık, hoş ikindi vaktinde, çiçekli bahçeleri, denizi unutup Monte-Carlo'nun kumar salonlarına girmiştik. Orada her çehre -akıllı uslu bal ayı çiftlerinin ve keyif olsun diye başkalarının heyecanını gözlemekle kanaat eden bir kaç merakimin yüzü müstesna- her çehre, bilhassa yakıp kavurucu bir lüks aşkından, çabucak emeksizce elde edilen kuvvetli zevklerin tiryakiliğinden doğmuş türlü vakalar, sarsıntılarla dolu garip bir hayatı hülâsa eder. Burası, sözde vahşi hayvanların değil de; terbiye ile hırsları, yabanilikleri yatıştırılmış insanların seyredildiği bir yerdir. (Kitaptan)

Arkadaşım Herve d'Eriouan kolumu tuttu, sesile, bütün haliyle ya vararak:

-Rica ederim buradan gidelim, dedi. Galiba bana birdenbire bir ihtiyarlık çöktü. Artık güzel kadınlara baktığım yok, güzellere gelince, onlar da kimseye bakmıyorlar. Plutus'un, yahut Ali Babanın mağarasında mıyız nedir; insan burada durdukça, kalbi bile şu şıkır şıkır sayılan altınlar gibi kaskatı kesilecek diye korkuyor.

Nisan ayının bu ılık, hoş ikindi vaktinde, çiçekli bahçeleri, denizi unutup Monte-Carlo'nun kumar salonlarına girmiştik. Orada her çehre -akıllı uslu bal ayı çiftlerinin ve keyif olsun diye başkalarının heyecanını gözlemekle kanaat eden bir kaç merakimin yüzü müstesna- her çehre, bilhassa yakıp kavurucu bir lüks aşkından, çabucak emeksizce elde edilen kuvvetli zevklerin tiryakiliğinden doğmuş türlü vakalar, sarsıntılarla dolu garip bir hayatı hülâsa eder. Burası, sözde vahşi hayvanların değil de; terbiye ile hırsları, yabanilikleri yatıştırılmış insanların seyredildiği bir yerdir. (Kitaptan)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat