#smrgKİTABEVİ Duyguları Renklendirme Atölyesi -
Editör:
Deniz Ardıç
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9,78626E+12
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
206
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Yeliz Erdem
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
196,00
Havale/EFT ile:
192,08
1199268097
656272
https://www.simurgkitabevi.com/duygulari-renklendirme-atolyesi
Duyguları Renklendirme Atölyesi - #smrgKİTABEVİ
196
Bazı duyguların adını koymak kolaydır. Bazılarıysa yıllarca başka isimlerin ardında saklanır. İnsan öfkesine yorgunluk, korkusuna tedbir, suçluluğuna sevgi diyebilir; bir kaybın ardından hayatına devam etmeyi unutmak sanabilir, başkalarını üzmemek için kendi isteklerinden vazgeçerken bunu fedakârlık diye adlandırabilir. Zaman geçtikçe bütün bu duygular birbirine karışır ve insan, bir gün kendi içinde hangi rengin nerede başladığını seçemez hâle gelir. Seul'ün eski sokaklarından birinde, hanokların arasına saklanmış küçük bir atölye vardır. Kapısının üzerindeki tabelada “Duyguları Renklendirme Atölyesi” yazar. İçeride sıra sıra boya şişeleri, duvarlarda yabancıların bıraktığı tuhaf resimler ve insanlara cevap vermekten çok soru sormayı seven Im Tae-gyeom vardır. Bu kapıdan içeri girenlerin hiçbiri hayatını değiştirmek için gelmez. Biri yağmurdan kaçarken kendisini yıllardır bakamadığı bir mavinin karşısında bulur, biri öfkeli olmadığından eminken kırmızıyla tanışır, bir başkası ise sevgi sandığı korkunun hayatını ne kadar sessizce küçülttüğünü fark eder. Fakat atölyede hiçbir acı silinmez, hiçbir yara mucizevi biçimde kapanmaz ve karanlık renklerin üzeri daha güzel olanlarla boyanmaz. Bazı duygular iyileştirilmek değil, görülmek ister. Peki ya yıllardır başkalarının renklerini bulmasına yardım eden adam, kendi rengini çoktan kaybetmişse? Duyguları Renklendirme Atölyesi; kaybetmenin, öfkelenmenin, korkmanın, suçluluğun ve yeniden yaşamaya cesaret etmenin iç içe geçtiği üç insan hikâyesiyle, okurunu tek bir sorunun karşısında bırakıyor: Sen, yıllardır başka bir isimle çağırdığın duygunun gerçek rengini görmeye hazır mısın?
Bazı duyguların adını koymak kolaydır. Bazılarıysa yıllarca başka isimlerin ardında saklanır. İnsan öfkesine yorgunluk, korkusuna tedbir, suçluluğuna sevgi diyebilir; bir kaybın ardından hayatına devam etmeyi unutmak sanabilir, başkalarını üzmemek için kendi isteklerinden vazgeçerken bunu fedakârlık diye adlandırabilir. Zaman geçtikçe bütün bu duygular birbirine karışır ve insan, bir gün kendi içinde hangi rengin nerede başladığını seçemez hâle gelir. Seul'ün eski sokaklarından birinde, hanokların arasına saklanmış küçük bir atölye vardır. Kapısının üzerindeki tabelada “Duyguları Renklendirme Atölyesi” yazar. İçeride sıra sıra boya şişeleri, duvarlarda yabancıların bıraktığı tuhaf resimler ve insanlara cevap vermekten çok soru sormayı seven Im Tae-gyeom vardır. Bu kapıdan içeri girenlerin hiçbiri hayatını değiştirmek için gelmez. Biri yağmurdan kaçarken kendisini yıllardır bakamadığı bir mavinin karşısında bulur, biri öfkeli olmadığından eminken kırmızıyla tanışır, bir başkası ise sevgi sandığı korkunun hayatını ne kadar sessizce küçülttüğünü fark eder. Fakat atölyede hiçbir acı silinmez, hiçbir yara mucizevi biçimde kapanmaz ve karanlık renklerin üzeri daha güzel olanlarla boyanmaz. Bazı duygular iyileştirilmek değil, görülmek ister. Peki ya yıllardır başkalarının renklerini bulmasına yardım eden adam, kendi rengini çoktan kaybetmişse? Duyguları Renklendirme Atölyesi; kaybetmenin, öfkelenmenin, korkmanın, suçluluğun ve yeniden yaşamaya cesaret etmenin iç içe geçtiği üç insan hikâyesiyle, okurunu tek bir sorunun karşısında bırakıyor: Sen, yıllardır başka bir isimle çağırdığın duygunun gerçek rengini görmeye hazır mısın?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.