#smrgSAHAF Edebiyat ve Varlık - 1995

Basıldığı Matbaa:
Alp Ofset
Dizi Adı:
Stok Kodu:
1199017858
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
342 s.
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1995
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199017858
403979
Edebiyat ve Varlık -        1995
Edebiyat ve Varlık - 1995 #smrgSAHAF
0
Elinizdeki bu çalışmanın bazı zorlukları, kendisi bittiğinde bile bitmiş değildi. Örneğin, bu çalışma kitap formunu aldığı halde, adını koyma konusundaki zorluklar yeni başlıyordu. Batı dillerinde "edebiyat" terimiyle ilgili sadece dilden kaynaklanan zorluklar olduğu gibi, Türkçede de benzeri zorluklar vardır.

Konuya sadece türkçecilik kaygılarıyla yaklaşılırsa, durum o denli zor görülmeyebilir. Bir anlayış benimseniyorsa, "yazın" denir, öteki benimseniyorsa "edebiyat". Oysa bu kitapta başvurulan Türkçe kaynakların kimilerinde edebiyat deniyor, birçoğunda yazın. Bu yüzden bu kitabın bir satırında bir kaynaktan yapılan alıntıda edebiyat denirken öteki satırda bir başka kaynakta söylenenler aktarılırken yazın denmiştir. Ancak sorunun temelinde başka şeyler de vardır. Batı dillerinde yazılmış kitaplardan çevrilerek alıntı yapılırken Poetry'nin ve Poet'in ya da Dichtung'un (Poesie'nin) ve Dichter'in çevirisi de aynı konuda sorunlar yaratmıştır. Şair ile yazar (hem de nesir değil "sanatlı nesir" veya "inşa" yazarı da değil, roman hikaye yazarı) arasındaki farkı bir yana bırakarak, dil' alanındaki yaratıcılar olarak ikisini de kapsayacak tek bir ad bulmak gerektiğinde ne denebilir? Sadece yazar ya da sadece şair denemez. Şair/yazar da pek uygun olmuyor. Poet'in, Poetic writer'ın ya da Diçhter'in karşılanmasında teknik olarak bu zorluk yaşandı. Bu kavramı, "edip" kelimesiyle karşılamak teknik bakımdan belki en uygunu gibi görünmekle birlikte, bu sefer de Poet'in destan şairi/ ozan anlamı dışarda kalacaktı. Oysa edebiyatın neliği tartışılırken, doğrudan doğruya edebîlik kast edildiği halde bile, bazı yazarlarımız poetry'yi (poesie'yi) şiir diye çevirmiştir ve buna göre de (şiire bakılarak, şiirin özelliklerinden söz edilerek fakat edebiyatın ne olduğunu göstermeye çabalayan) kuramlar üretilmiş ya da aktarılmıştır. Neyse ki yapıt düzeyinde sorun yazın yapıtı denerek çözülebilmektedir. Sonuçta, nasıl ki, örneğin, Almancada hem Literatur hem Dichtung varsa, Türkçede de hem yazın hem edebiyat terimini kullanmak şimdilik en uygunu gibi görünüyor.

Kitabın konusu olan sorunları en kısa yoldan belirtmek üzere, "Yazın Yapıtı ve Bilgi", "Edebiyat ve Bilgi" gibi adlar üzerinde de düşünülmekle birlikte, kitabın adı olarak "Edebiyat ve Varlık", gösterilmeye çalışılan çözümlerin ontolojik yönünü-akılda tutmaya en uygun olanı: Ne var ki, "Varlık" terimiyle, Heideggerce bir düşünceye atıfta bulunmak şöyle dursun, bu kitapta, Heidegger de içinde olmak üzere çağımızın çoğu düşünürünün farkında olmadan benimsediği, temel kabul olarak aldığı, yalnızca gerçekliğe -ya da tek tarza- indirgenmiş bir varlık anlayışının yarattığı problemlere, (bu, örneklerle gösterilmeye çalışılarak) çözümler önerilmiştir. (Önsözden)

Elinizdeki bu çalışmanın bazı zorlukları, kendisi bittiğinde bile bitmiş değildi. Örneğin, bu çalışma kitap formunu aldığı halde, adını koyma konusundaki zorluklar yeni başlıyordu. Batı dillerinde "edebiyat" terimiyle ilgili sadece dilden kaynaklanan zorluklar olduğu gibi, Türkçede de benzeri zorluklar vardır.

Konuya sadece türkçecilik kaygılarıyla yaklaşılırsa, durum o denli zor görülmeyebilir. Bir anlayış benimseniyorsa, "yazın" denir, öteki benimseniyorsa "edebiyat". Oysa bu kitapta başvurulan Türkçe kaynakların kimilerinde edebiyat deniyor, birçoğunda yazın. Bu yüzden bu kitabın bir satırında bir kaynaktan yapılan alıntıda edebiyat denirken öteki satırda bir başka kaynakta söylenenler aktarılırken yazın denmiştir. Ancak sorunun temelinde başka şeyler de vardır. Batı dillerinde yazılmış kitaplardan çevrilerek alıntı yapılırken Poetry'nin ve Poet'in ya da Dichtung'un (Poesie'nin) ve Dichter'in çevirisi de aynı konuda sorunlar yaratmıştır. Şair ile yazar (hem de nesir değil "sanatlı nesir" veya "inşa" yazarı da değil, roman hikaye yazarı) arasındaki farkı bir yana bırakarak, dil' alanındaki yaratıcılar olarak ikisini de kapsayacak tek bir ad bulmak gerektiğinde ne denebilir? Sadece yazar ya da sadece şair denemez. Şair/yazar da pek uygun olmuyor. Poet'in, Poetic writer'ın ya da Diçhter'in karşılanmasında teknik olarak bu zorluk yaşandı. Bu kavramı, "edip" kelimesiyle karşılamak teknik bakımdan belki en uygunu gibi görünmekle birlikte, bu sefer de Poet'in destan şairi/ ozan anlamı dışarda kalacaktı. Oysa edebiyatın neliği tartışılırken, doğrudan doğruya edebîlik kast edildiği halde bile, bazı yazarlarımız poetry'yi (poesie'yi) şiir diye çevirmiştir ve buna göre de (şiire bakılarak, şiirin özelliklerinden söz edilerek fakat edebiyatın ne olduğunu göstermeye çabalayan) kuramlar üretilmiş ya da aktarılmıştır. Neyse ki yapıt düzeyinde sorun yazın yapıtı denerek çözülebilmektedir. Sonuçta, nasıl ki, örneğin, Almancada hem Literatur hem Dichtung varsa, Türkçede de hem yazın hem edebiyat terimini kullanmak şimdilik en uygunu gibi görünüyor.

Kitabın konusu olan sorunları en kısa yoldan belirtmek üzere, "Yazın Yapıtı ve Bilgi", "Edebiyat ve Bilgi" gibi adlar üzerinde de düşünülmekle birlikte, kitabın adı olarak "Edebiyat ve Varlık", gösterilmeye çalışılan çözümlerin ontolojik yönünü-akılda tutmaya en uygun olanı: Ne var ki, "Varlık" terimiyle, Heideggerce bir düşünceye atıfta bulunmak şöyle dursun, bu kitapta, Heidegger de içinde olmak üzere çağımızın çoğu düşünürünün farkında olmadan benimsediği, temel kabul olarak aldığı, yalnızca gerçekliğe -ya da tek tarza- indirgenmiş bir varlık anlayışının yarattığı problemlere, (bu, örneklerle gösterilmeye çalışılarak) çözümler önerilmiştir. (Önsözden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat