#smrgKİTABEVİ Edebiyattaki Tren Şu Bildiğimiz Tren Değil mi -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786257201605
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
13x19
Sayfa Sayısı:
208
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
162,80
Havale/EFT ile:
159,54
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199266856
654746
https://www.simurgkitabevi.com/edebiyattaki-tren-su-bildigimiz-tren-degil-mi
Edebiyattaki Tren Şu Bildiğimiz Tren Değil mi - #smrgKİTABEVİ
162.8
Tren, yeryüzünün görünümünü hızla değiştirdi. Yeryüzünün somut görünümünü değiştirmekle kalmadı, insanların ruhsal yapısını da değiştirdi. Tren, ya da buhar makinesi de diyebiliriz, küreselleşmeyi de böylece başlatmış oldu. Zaman, uzaklık, yolculuk, disiplin, dakiklik ve belki de en önemlisi uygarlık anlayışımız evrildi. Bu çalışmada, önce tren olgusunun getirdiği somut değişikliklere kısaca bakmak, sonra da bunların kültüre nasıl yansıdığını, yani edebiyattaki trenin neyi simgelediğini araştırmak istedim. İncelenen metinler, Türk edebiyatından seçildi: Cumhuriyet'ten bugüne geçen süre içinde yazılmış 12 roman ve 43 kısa öykü. Yöntem olarak Bahtin'in kronotop yöntemine ve kısmen Foucault'nun heterotopya konusundaki görüşlerine başvuruldu. Treni bir kültür göstergesi olarak nitelemek mümkün, ancak çözümlemelerin sonunda bu göstergenin (hem gösteren hem gösterilen temelinde) oldukça değişken olduğu görüldü. İlk başlarda Cumhuriyet'in demiryolu projesiyle birlikte yol alan edebiyat trenleri, son dönemlerde paralel dünyaların taşıyıcıları olmaya başladılar. İşte asıl can alıcı soru da burada karşımıza çıkıyor: Neden, çok daha gelişmiş ulaşım araçları ortaya çıkmışken, hâlâ tren simgesine başvurulmakta?
Tren, yeryüzünün görünümünü hızla değiştirdi. Yeryüzünün somut görünümünü değiştirmekle kalmadı, insanların ruhsal yapısını da değiştirdi. Tren, ya da buhar makinesi de diyebiliriz, küreselleşmeyi de böylece başlatmış oldu. Zaman, uzaklık, yolculuk, disiplin, dakiklik ve belki de en önemlisi uygarlık anlayışımız evrildi. Bu çalışmada, önce tren olgusunun getirdiği somut değişikliklere kısaca bakmak, sonra da bunların kültüre nasıl yansıdığını, yani edebiyattaki trenin neyi simgelediğini araştırmak istedim. İncelenen metinler, Türk edebiyatından seçildi: Cumhuriyet'ten bugüne geçen süre içinde yazılmış 12 roman ve 43 kısa öykü. Yöntem olarak Bahtin'in kronotop yöntemine ve kısmen Foucault'nun heterotopya konusundaki görüşlerine başvuruldu. Treni bir kültür göstergesi olarak nitelemek mümkün, ancak çözümlemelerin sonunda bu göstergenin (hem gösteren hem gösterilen temelinde) oldukça değişken olduğu görüldü. İlk başlarda Cumhuriyet'in demiryolu projesiyle birlikte yol alan edebiyat trenleri, son dönemlerde paralel dünyaların taşıyıcıları olmaya başladılar. İşte asıl can alıcı soru da burada karşımıza çıkıyor: Neden, çok daha gelişmiş ulaşım araçları ortaya çıkmışken, hâlâ tren simgesine başvurulmakta?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.