#smrgKİTABEVİ El Alem - 2021
Editör:
Fatma Büşra Helvacıoğlu
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Yaylacık Matbaası
Dizi Adı:
ISBN-10:
9789944613125
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
1&3
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
144
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
115,20
Havale/EFT ile:
112,90
Siparişiniz 4&5 iş günü arasında kargoda
1199133191
518889
https://www.simurgkitabevi.com/el-alem-2021
El Alem - 2021 #smrgKİTABEVİ
115.20
Seninle tanıştığımda yaralıydım. Yaralarımı sakladım. Seninle tanıştığımızda öfkeliydim. Öfkemi sakladım. Umutsuzdum, umutsuzluğumu sakladım ve hayatımda ilk kez saklanmanın iyi geldiğini fark ettim.
Yaralarımız bazen elimizden tutar, şifanın serin yollarına düşürür bizi. Bazen de gerçekten kim olduğumuzu saklar, kor alevden kısır döngülere mahkûm eder. Sığınağımız da olabilir cehennemimiz de. Üçüncü bir yol açar belki bazen: Adına kabul denir.
Akın Olgun, bu üçüncü öykü kitabında yaralarıyla farklı ama hepimize az çok tanıdık gelecek şekillerde baş etmeye çalışan kadınları anlatıyor. Teslim bayrağını çekmeyen, direnen, ama toplum tarafından farklı zincirlere vurulan kadınları. Bir dile, bir odaya, bir kafese, bir eve hapsolan kadınları. Yaralarına hapsedilen kadınları. Koca yapılar ve boğucu gelenekler arasında kendine nefes alacak küçük sahalar açan kadınları.
Bu hayatların hem tanığı hem sanığı olduğumuzu söyleyen yazar, gerçek hikâyeler anlatmaktan bir an bile vazgeçmiyor ve bilgece bir kabul duygusu barındıran üslubuyla kendi yaralarımıza bakmamız için bizi de cesaretlendiriyor.
Yaralarımız bazen elimizden tutar, şifanın serin yollarına düşürür bizi. Bazen de gerçekten kim olduğumuzu saklar, kor alevden kısır döngülere mahkûm eder. Sığınağımız da olabilir cehennemimiz de. Üçüncü bir yol açar belki bazen: Adına kabul denir.
Akın Olgun, bu üçüncü öykü kitabında yaralarıyla farklı ama hepimize az çok tanıdık gelecek şekillerde baş etmeye çalışan kadınları anlatıyor. Teslim bayrağını çekmeyen, direnen, ama toplum tarafından farklı zincirlere vurulan kadınları. Bir dile, bir odaya, bir kafese, bir eve hapsolan kadınları. Yaralarına hapsedilen kadınları. Koca yapılar ve boğucu gelenekler arasında kendine nefes alacak küçük sahalar açan kadınları.
Bu hayatların hem tanığı hem sanığı olduğumuzu söyleyen yazar, gerçek hikâyeler anlatmaktan bir an bile vazgeçmiyor ve bilgece bir kabul duygusu barındıran üslubuyla kendi yaralarımıza bakmamız için bizi de cesaretlendiriyor.
Seninle tanıştığımda yaralıydım. Yaralarımı sakladım. Seninle tanıştığımızda öfkeliydim. Öfkemi sakladım. Umutsuzdum, umutsuzluğumu sakladım ve hayatımda ilk kez saklanmanın iyi geldiğini fark ettim.
Yaralarımız bazen elimizden tutar, şifanın serin yollarına düşürür bizi. Bazen de gerçekten kim olduğumuzu saklar, kor alevden kısır döngülere mahkûm eder. Sığınağımız da olabilir cehennemimiz de. Üçüncü bir yol açar belki bazen: Adına kabul denir.
Akın Olgun, bu üçüncü öykü kitabında yaralarıyla farklı ama hepimize az çok tanıdık gelecek şekillerde baş etmeye çalışan kadınları anlatıyor. Teslim bayrağını çekmeyen, direnen, ama toplum tarafından farklı zincirlere vurulan kadınları. Bir dile, bir odaya, bir kafese, bir eve hapsolan kadınları. Yaralarına hapsedilen kadınları. Koca yapılar ve boğucu gelenekler arasında kendine nefes alacak küçük sahalar açan kadınları.
Bu hayatların hem tanığı hem sanığı olduğumuzu söyleyen yazar, gerçek hikâyeler anlatmaktan bir an bile vazgeçmiyor ve bilgece bir kabul duygusu barındıran üslubuyla kendi yaralarımıza bakmamız için bizi de cesaretlendiriyor.
Yaralarımız bazen elimizden tutar, şifanın serin yollarına düşürür bizi. Bazen de gerçekten kim olduğumuzu saklar, kor alevden kısır döngülere mahkûm eder. Sığınağımız da olabilir cehennemimiz de. Üçüncü bir yol açar belki bazen: Adına kabul denir.
Akın Olgun, bu üçüncü öykü kitabında yaralarıyla farklı ama hepimize az çok tanıdık gelecek şekillerde baş etmeye çalışan kadınları anlatıyor. Teslim bayrağını çekmeyen, direnen, ama toplum tarafından farklı zincirlere vurulan kadınları. Bir dile, bir odaya, bir kafese, bir eve hapsolan kadınları. Yaralarına hapsedilen kadınları. Koca yapılar ve boğucu gelenekler arasında kendine nefes alacak küçük sahalar açan kadınları.
Bu hayatların hem tanığı hem sanığı olduğumuzu söyleyen yazar, gerçek hikâyeler anlatmaktan bir an bile vazgeçmiyor ve bilgece bir kabul duygusu barındıran üslubuyla kendi yaralarımıza bakmamız için bizi de cesaretlendiriyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.