Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor

#smrgKİTABEVİ Etik Bencilliğin Kıskacında İyilikçilik -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9,78626E+12
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199267639
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
162
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
240,00
Havale/EFT ile: 235,20
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199267639
655813
Etik Bencilliğin Kıskacında İyilikçilik  -
Etik Bencilliğin Kıskacında İyilikçilik - #smrgKİTABEVİ
240
Babür Pınar'ın Bencillik ve İyilikçiliğe ilişkin kuramsal çalışması.

Yazara göre; Bu çalışma, muhtaçlık, vicdan, ruh, “acımak” ve iyilik kavramını sınıflı toplum yapısı nesnelliğinde, ideoloji ve ahlak bağlamında ele alarak, bu sembol kavramların egemenlik ilişkileri içindeki işlevini tartışmaktadır. Kitapta, acımak ve iyilik yapmanın, insani bir erdem olarak sunulmasının ideolojik bir kurgu olduğu ileri sürülmekte; bu yaklaşım Marksist teori ve eleştirel düşünce geleneği çerçevesinde analiz edilmektedir. Ayrıca, vicdan, merhamet ve iyilik söylemlerinin, toplumsal eşitsizlikleri yeniden üretme mekanizmaları olarak nasıl işlev gördüğü tartışılmaktadır.

İyilik, tarih boyunca insanlığın en yüce erdemlerinden biri olarak tanımlanmıştır. Ancak bu sembolik tanım; çoğu zaman iyiliğin, toplumsal, ekonomik ve ideolojik bağlamdan koparılarak ele alınmasına neden olmuştur. Bu çalışma, iyiliği; bireysel bir erdem olarak değil; sınıflı toplumun, ideolojik, siyasi ve maddi (kültürel) ilişkileri içinde konumlandırılan bir pratik olarak ele alır.
Babür Pınar'ın Bencillik ve İyilikçiliğe ilişkin kuramsal çalışması.

Yazara göre; Bu çalışma, muhtaçlık, vicdan, ruh, “acımak” ve iyilik kavramını sınıflı toplum yapısı nesnelliğinde, ideoloji ve ahlak bağlamında ele alarak, bu sembol kavramların egemenlik ilişkileri içindeki işlevini tartışmaktadır. Kitapta, acımak ve iyilik yapmanın, insani bir erdem olarak sunulmasının ideolojik bir kurgu olduğu ileri sürülmekte; bu yaklaşım Marksist teori ve eleştirel düşünce geleneği çerçevesinde analiz edilmektedir. Ayrıca, vicdan, merhamet ve iyilik söylemlerinin, toplumsal eşitsizlikleri yeniden üretme mekanizmaları olarak nasıl işlev gördüğü tartışılmaktadır.

İyilik, tarih boyunca insanlığın en yüce erdemlerinden biri olarak tanımlanmıştır. Ancak bu sembolik tanım; çoğu zaman iyiliğin, toplumsal, ekonomik ve ideolojik bağlamdan koparılarak ele alınmasına neden olmuştur. Bu çalışma, iyiliği; bireysel bir erdem olarak değil; sınıflı toplumun, ideolojik, siyasi ve maddi (kültürel) ilişkileri içinde konumlandırılan bir pratik olarak ele alır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat