#smrgKİTABEVİ Farsça ve Arapça Kaynaklarda Türk ve Moğol Devletleri Tarihi III Selçuklular, Harezmşahlar, Çağatay Hanlığı, Altın Orda Devleti, İran Moğolları, Celayırlılar, Timurlular, Ak-Koyunlular, Memlükler - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199258419
Boyut:
15x21
Sayfa Sayısı:
276
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
360,00
Havale/EFT ile: 352,80
1199258419
646075
Farsça ve Arapça Kaynaklarda Türk ve Moğol Devletleri Tarihi III Selçuklular, Harezmşahlar, Çağatay Hanlığı, Altın Orda Devleti, İran Moğolları, Celayırlılar, Timurlular, Ak-Koyunlular, Memlükler -        2026
Farsça ve Arapça Kaynaklarda Türk ve Moğol Devletleri Tarihi III Selçuklular, Harezmşahlar, Çağatay Hanlığı, Altın Orda Devleti, İran Moğolları, Celayırlılar, Timurlular, Ak-Koyunlular, Memlükler - 2026 #smrgKİTABEVİ
360
Türk ve Moğol devletlerinin tarih sahnesindeki rolü, yalnızca Türkistan coğrafyasıyla sınırlı kalmamış; İran, Anadolu, Kafkasya, Mısır ve Hint altkıtası gibi geniş bir coğrafyada siyasî, askerî ve kültürel etkiler bırakmıştır. Bu devletlerin tarihinin sağlıklı bir biçimde inşa edilebilmesi, büyük ölçüde çağdaş ve yakın dönem yazılı kaynakların doğru şekilde okunmasına, anlaşılmasına ve değerlendirilmesine bağlıdır. İslâm dünyasında tarih yazıcılığının erken dönemlerden itibaren güçlü bir gelenek oluşturması, Türk ve Moğol devletlerinin tarihine ilişkin kayıtların da büyük ölçüde Arapça ve Farsça kaleme alınmasına yol açmıştır. Abbasî döneminden itibaren gelişen Arapça tarih literatürü; Selçuklular, Hârezmşahlar ve erken Moğol seferleri hakkında önemli bilgiler sunarken, özellikle Büyük Selçuklu sonrası dönemde Farsça tarih yazıcılığı, idarî, askerî ve kültürel yapıların daha ayrıntılı biçimde ele alındığı eserlerle ön plana çıkmıştır. İlhanlılar, Timurlular ve onları takip eden Türk ve Moğol hanedanları hakkında kaleme alınan Farsça kronikler, sadece siyasî olayları değil, aynı zamanda saray teşkilatı, vergi sistemi, entelektüel çevreler ve toplumsal dönüşümler gibi konuları da kapsamaktadır. Moğol seferleri sonrasında İslâm dünyasında ortaya çıkan travmatik anlatılar ile İlhanlı döneminde şekillenen uzlaştırıcı ve meşrulaştırıcı tarih dili arasındaki farklar, tarih yazımının siyasî iktidarla olan yakın ilişkisini açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu çalışmada on iki dönem kaynağından müstakil ve belirli pasajlar esas alınarak Türkçeye tercümeler yapılmıştır.
Türk ve Moğol devletlerinin tarih sahnesindeki rolü, yalnızca Türkistan coğrafyasıyla sınırlı kalmamış; İran, Anadolu, Kafkasya, Mısır ve Hint altkıtası gibi geniş bir coğrafyada siyasî, askerî ve kültürel etkiler bırakmıştır. Bu devletlerin tarihinin sağlıklı bir biçimde inşa edilebilmesi, büyük ölçüde çağdaş ve yakın dönem yazılı kaynakların doğru şekilde okunmasına, anlaşılmasına ve değerlendirilmesine bağlıdır. İslâm dünyasında tarih yazıcılığının erken dönemlerden itibaren güçlü bir gelenek oluşturması, Türk ve Moğol devletlerinin tarihine ilişkin kayıtların da büyük ölçüde Arapça ve Farsça kaleme alınmasına yol açmıştır. Abbasî döneminden itibaren gelişen Arapça tarih literatürü; Selçuklular, Hârezmşahlar ve erken Moğol seferleri hakkında önemli bilgiler sunarken, özellikle Büyük Selçuklu sonrası dönemde Farsça tarih yazıcılığı, idarî, askerî ve kültürel yapıların daha ayrıntılı biçimde ele alındığı eserlerle ön plana çıkmıştır. İlhanlılar, Timurlular ve onları takip eden Türk ve Moğol hanedanları hakkında kaleme alınan Farsça kronikler, sadece siyasî olayları değil, aynı zamanda saray teşkilatı, vergi sistemi, entelektüel çevreler ve toplumsal dönüşümler gibi konuları da kapsamaktadır. Moğol seferleri sonrasında İslâm dünyasında ortaya çıkan travmatik anlatılar ile İlhanlı döneminde şekillenen uzlaştırıcı ve meşrulaştırıcı tarih dili arasındaki farklar, tarih yazımının siyasî iktidarla olan yakın ilişkisini açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu çalışmada on iki dönem kaynağından müstakil ve belirli pasajlar esas alınarak Türkçeye tercümeler yapılmıştır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat