#smrgKİTABEVİ Gerçekliğin Taşkınlığı ve Yaşayan Sistem İlkesi -
Editör:
Elif Ünal
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
226
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
217,50
Havale/EFT ile:
213,15
Temin süresi 4&6 gündür.
1199269501
657678
https://www.simurgkitabevi.com/gercekligin-taskinligi-ve-yasayan-sistem-ilkesi
Gerçekliğin Taşkınlığı ve Yaşayan Sistem İlkesi - #smrgKİTABEVİ
217.5
Gerçekliğin Taşkınlığı ve Yaşayan Sistem İlkesi, Milli Varlık Alanı Ekonomi Modeli'nin (MVAEM) taşıyıcı zeminidir. Model, kendi dışından gelen taşkınlığı kabul eder ve onu bilgi sayar. Kendi faniliğini de bilir. Tıpkı bir ağacın öldükten sonra tohum bırakması gibi model de çöktüğü yerde zarifçe çekilir ve geriye bir tohum bırakır.Şimdiye kadar kurulan modeller dünyayı kamplara böldü; insanları ayırdı, savaş, yıkım ve açlık üretti. Ancak hiçbiri kendi dışını ve faniliğini kabul etmedi. Neticede önce insan, ardından modelin kendisi kırıldı. Nazizm, Bolşevizm, Maoizm ve İtalyan faşizmi tarihin kirli sayfalarına gömüldü. Kötü hatıraları ise hâlâ canlıdır.Aynı akıbet kapitalizm ve sömürgeci düzen için de geçerlidir. Krizler, balonlar ve iflaslar üretmeye; insanları barınaksız ve işsiz bırakmaya devam etmektedir. Evsiz ve yiyeceksiz insanların arasında yürümek artık hayatın olağan bir gerçeği gibi algılanmaktadır. Kapitalizmin uzun süre ayakta kalmasını, bireysel özgürlük adı altında nefsine teslim olmuş insanların körlüğüne bağlıyoruz.Burada toplum olma şuuru kaybedilmiştir. Herkes kendini yalnız hissetmekte, nasıl tepki vereceğini bilememektedir. Bu, kalabalık içindeki yalnızlığın ve bireyselleşmenin paradoksudur. Herkes yanlışın farkındadır ancak yalnızlık, insanların zihinsel bağlarını koparmıştır. İnsanlar adeta büyük bir yıkımın ardından enkaz arasında başıboş gezinmektedir. Aslında sistem çoktan yıkılmıştır. Sokaktaki evsiz insan bunun ispatıdır.İnsanoğlu modelsiz yaşayamaz; çünkü modelsiz yönetim keyfiliğe dönüşür. Donmuş modeller ise gerçeklik karşısında ölüme mahkûmdur. MVAEM burada Arşimet'in sonsuz küçüğünü göreve çağırır. Kalkülüsün akış matematiğini ekonomiye ve siyasete uygular. Kendini öğrenen, sürekli güncellenen bir yapı kurar. Çöküşü beklemek yerine değişimi ve ivmesini izleyerek erken müdahalede bulunur. Toplumu insani ve rahmani temasa açar, zihinsel bağları tazeler.Bu kitap, medeniyet entropisine giden yolu görmenin ve medeniyet yenilenmesine giden yolu kurmanın teklifidir.
Gerçekliğin Taşkınlığı ve Yaşayan Sistem İlkesi, Milli Varlık Alanı Ekonomi Modeli'nin (MVAEM) taşıyıcı zeminidir. Model, kendi dışından gelen taşkınlığı kabul eder ve onu bilgi sayar. Kendi faniliğini de bilir. Tıpkı bir ağacın öldükten sonra tohum bırakması gibi model de çöktüğü yerde zarifçe çekilir ve geriye bir tohum bırakır.Şimdiye kadar kurulan modeller dünyayı kamplara böldü; insanları ayırdı, savaş, yıkım ve açlık üretti. Ancak hiçbiri kendi dışını ve faniliğini kabul etmedi. Neticede önce insan, ardından modelin kendisi kırıldı. Nazizm, Bolşevizm, Maoizm ve İtalyan faşizmi tarihin kirli sayfalarına gömüldü. Kötü hatıraları ise hâlâ canlıdır.Aynı akıbet kapitalizm ve sömürgeci düzen için de geçerlidir. Krizler, balonlar ve iflaslar üretmeye; insanları barınaksız ve işsiz bırakmaya devam etmektedir. Evsiz ve yiyeceksiz insanların arasında yürümek artık hayatın olağan bir gerçeği gibi algılanmaktadır. Kapitalizmin uzun süre ayakta kalmasını, bireysel özgürlük adı altında nefsine teslim olmuş insanların körlüğüne bağlıyoruz.Burada toplum olma şuuru kaybedilmiştir. Herkes kendini yalnız hissetmekte, nasıl tepki vereceğini bilememektedir. Bu, kalabalık içindeki yalnızlığın ve bireyselleşmenin paradoksudur. Herkes yanlışın farkındadır ancak yalnızlık, insanların zihinsel bağlarını koparmıştır. İnsanlar adeta büyük bir yıkımın ardından enkaz arasında başıboş gezinmektedir. Aslında sistem çoktan yıkılmıştır. Sokaktaki evsiz insan bunun ispatıdır.İnsanoğlu modelsiz yaşayamaz; çünkü modelsiz yönetim keyfiliğe dönüşür. Donmuş modeller ise gerçeklik karşısında ölüme mahkûmdur. MVAEM burada Arşimet'in sonsuz küçüğünü göreve çağırır. Kalkülüsün akış matematiğini ekonomiye ve siyasete uygular. Kendini öğrenen, sürekli güncellenen bir yapı kurar. Çöküşü beklemek yerine değişimi ve ivmesini izleyerek erken müdahalede bulunur. Toplumu insani ve rahmani temasa açar, zihinsel bağları tazeler.Bu kitap, medeniyet entropisine giden yolu görmenin ve medeniyet yenilenmesine giden yolu kurmanın teklifidir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.