#smrgKİTABEVİ Gündüzümü Gördün Gecemi Sorma - Hikemiyat-ı Saib-i Tebrizi - Sebk-i Hindi Şairleri - 4 -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Birlik Fotokopi Baskı
ISBN-10:
9786258654226
Hazırlayan:
Turgay Şafak, Emrullah Yakut
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199263829
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
306
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
İntihâb ve Tercüme: Mustafa Hulûsî Karadeniz
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Holmen
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
Hikemiyât-ı Sâib-i Tebrîzî
Kategori:
indirimli
420,00
Havale/EFT ile: 411,60
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199263829
651473
Gündüzümü Gördün Gecemi Sorma - Hikemiyat-ı Saib-i Tebrizi - Sebk-i Hindi Şairleri - 4 -
Gündüzümü Gördün Gecemi Sorma - Hikemiyat-ı Saib-i Tebrizi - Sebk-i Hindi Şairleri - 4 - #smrgKİTABEVİ
420
Fars şiirinin en güçlü ve en etkili simalarından biri olan Sâib-i Tebrîzî (1601-1676), Safevî Devleti'nin en parlak dönemi şairlerindendir. Sâib bir Türk şairi olmasına rağmen Fars edebiyatında yeni bir ekol kurmuş ve Hint üslûbunun (Sebk-i Hindî) sayılı temsilcileri arasında yer almıştır. İran, Hindistan, Azerbaycan ve Orta Asya'daki birçok şair üzerinde, lafız ve mâna sanatındaki mahareti, geniş muhayyilesi ve yeni mazmunlar bulmasıyla güçlü bir etki sahibi olmuştur.

Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur. Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş terkipler ve teşbihler kullanarak “maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele vermeyen mana”yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Sâib-i Tebrîzî de şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çok katmanlı şiirler kaleme almıştır.

Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi'nde yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî Efendi'nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma imkânı sunmaktadır.

Fars şiirinin en güçlü ve en etkili simalarından biri olan Sâib-i Tebrîzî (1601-1676), Safevî Devleti'nin en parlak dönemi şairlerindendir. Sâib bir Türk şairi olmasına rağmen Fars edebiyatında yeni bir ekol kurmuş ve Hint üslûbunun (Sebk-i Hindî) sayılı temsilcileri arasında yer almıştır. İran, Hindistan, Azerbaycan ve Orta Asya'daki birçok şair üzerinde, lafız ve mâna sanatındaki mahareti, geniş muhayyilesi ve yeni mazmunlar bulmasıyla güçlü bir etki sahibi olmuştur.

Sebk-i Hindî olarak adlandırılan şiir anlayışı, tefekkür merkezli bir şiir dili geliştirmiş; anlamı kapalı, çağrışım zenginliğine sahip ve okuru zihnî bir çabaya davet eden bir yapı kurmuştur. Sebk-i Hindî şairleri lafızdan çok manayı ön planda tutmuş; özgün, daha önce denenmemiş terkipler ve teşbihler kullanarak “maânî-yi bigâne-hemen akla gelmeyen, sırrı hemen ele vermeyen mana”yı bulma çabasına girmişlerdir. Bu üslubun diğer şairleri gibi Sâib-i Tebrîzî de şiirlerinde muhatabını düşünmeye zorlayan ve zihnî çaba gerektiren kapalı ve çok katmanlı şiirler kaleme almıştır.

Eserin mütercimi Hulûsî Karadeniz, eğitimi, memuriyeti, ülkenin eğitim ve kültür hayatına katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetler, belediye başkanlığı, İstiklal Mahkemesi'nde yargılanması gibi oldukça hareketli bir hayat sürmüştür. Resmi görevleri yanında bir yandan da Farsça ve Arapçadan tercümeler yapmış olması özellikle edebi eserleri tercüme etmesi Hulûsî Efendi'nin kültürel portresini bugüne taşıyan en önemli vasıflarındandır. Onun tercümeleri incelendiğinde, klasik Fars ve Türk şiirine vukûfiyeti, dil hassasiyeti ve yer yer çevirilerinde ortaya koyduğu eleştirel tutumuyla okurlara hem bir çeviri yöntemi hem de bilinçli bir okuma imkânı sunmaktadır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat