#smrgKİTABEVİ Bir Dostluğun Hikâyesi : Sultan Mahmûd ve Ayaz -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Birlik Fotokopi Baskı
ISBN-10:
9786258654264
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199263831
Boyut:
12x20
Sayfa Sayısı:
126
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Holmen
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
196,00
Havale/EFT ile: 192,08
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199263831
651475
Bir Dostluğun Hikâyesi : Sultan Mahmûd ve Ayaz -
Bir Dostluğun Hikâyesi : Sultan Mahmûd ve Ayaz - #smrgKİTABEVİ
196
Eğer sen hakkı bilen biriysen,
Kulluğu Ayâz'dan öğren.
(Ferîdüddîn Attâr)

Tarih boyunca dilden dile dolaşan nice hikâyeler toplumlar üzerinde derin izler bırakmış olsa da asıl mesele bin yıllar içinde hangi hikâyeler zamanın süzgecinden geçerek bugüne ulaşabildiğidir. Yine de söylemek gerekir ki bazı hikâyeler sık sık tekrarlanmasından ziyade dinleyicilerin onu ne kadar benimseyip benimsemediklerine bağlı olarak hafızalarda yer ediyor. Şairler ve yazarlar tarafından yeniden ele alınan hikâyeler, tek bir tarihî bağlamla sınırlı kalmayarak her dönem yeniden yorumlanmış, her çağın kendi anlayışı içinde okunmuştur. Özellikle ahlâki ve tasavvufi yönü güçlü olanlar, toplumun temel meselelerine değindiği için farklı zamanlarda çok fazla karşılık bulmuştur. Bu türün önemli örneklerinden biri de Sultan Mahmûd ile Ayâz etrafında şekillenen hikâyeler olup zamanla edebiyat geleneği içinde yer edinmiştir. Bunlar sadakat, bağlılık ve içsel arayış gibi temaları derin ve sembolik bir şekilde ele alarak hem edebî hem de tasavvufi yorumlara imkân veren zengin bir anlam alanı oluşturmuştur. Bu yönüyle hikâyeler dilden dile yayılmış; Mevlânâ, Ferîdüddîn Attâr ve Sa‘dî gibi devrin ünlü şairlerinin eserlerine de yansımış; onlar, kendi hayat anlayışları ve dünya görüşlerine göre yeni yorumlar getirmişlerdir.

***

“Tâlihin, ikbâl ve bahtın kemâl-i müsâadesinden o köle bir Ayâz, padişah da zamanın Mahmûdu olmuştu.

O kölenin rûhu padişahın rûhuyla bu cisim yaratılmadan evvel ittisâl ve karâbet peydâ etmişti.

Ruhlar, hazırlanmış ordular hâlinde idi. Orada tanışanlar burada uyuştular, tanışmamış olanlar da burada bozuştular.” (Mevlânâ, Mesnevi'den)

Eğer sen hakkı bilen biriysen,
Kulluğu Ayâz'dan öğren.
(Ferîdüddîn Attâr)

Tarih boyunca dilden dile dolaşan nice hikâyeler toplumlar üzerinde derin izler bırakmış olsa da asıl mesele bin yıllar içinde hangi hikâyeler zamanın süzgecinden geçerek bugüne ulaşabildiğidir. Yine de söylemek gerekir ki bazı hikâyeler sık sık tekrarlanmasından ziyade dinleyicilerin onu ne kadar benimseyip benimsemediklerine bağlı olarak hafızalarda yer ediyor. Şairler ve yazarlar tarafından yeniden ele alınan hikâyeler, tek bir tarihî bağlamla sınırlı kalmayarak her dönem yeniden yorumlanmış, her çağın kendi anlayışı içinde okunmuştur. Özellikle ahlâki ve tasavvufi yönü güçlü olanlar, toplumun temel meselelerine değindiği için farklı zamanlarda çok fazla karşılık bulmuştur. Bu türün önemli örneklerinden biri de Sultan Mahmûd ile Ayâz etrafında şekillenen hikâyeler olup zamanla edebiyat geleneği içinde yer edinmiştir. Bunlar sadakat, bağlılık ve içsel arayış gibi temaları derin ve sembolik bir şekilde ele alarak hem edebî hem de tasavvufi yorumlara imkân veren zengin bir anlam alanı oluşturmuştur. Bu yönüyle hikâyeler dilden dile yayılmış; Mevlânâ, Ferîdüddîn Attâr ve Sa‘dî gibi devrin ünlü şairlerinin eserlerine de yansımış; onlar, kendi hayat anlayışları ve dünya görüşlerine göre yeni yorumlar getirmişlerdir.

***

“Tâlihin, ikbâl ve bahtın kemâl-i müsâadesinden o köle bir Ayâz, padişah da zamanın Mahmûdu olmuştu.

O kölenin rûhu padişahın rûhuyla bu cisim yaratılmadan evvel ittisâl ve karâbet peydâ etmişti.

Ruhlar, hazırlanmış ordular hâlinde idi. Orada tanışanlar burada uyuştular, tanışmamış olanlar da burada bozuştular.” (Mevlânâ, Mesnevi'den)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat