#smrgKİTABEVİ Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul Havası : Osmanlı İstanbulu'nda Kahvehanenin Müziği ve Sosyal Topoğrafyası - 2026

Editör:
Kıvanç Koçak
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Kapak Görseli:
Mıgırdiç Civanyan (1848-1906), 19. yüzyılda İstanbul-Tophane'de bir kahvehane ve müzisyenler
Basıldığı Matbaa:
Ayhan Matbaası
Dizi Adı:
Tarih 203
ISBN-10:
9789750539817
Hazırlayan:
Stok Kodu:
1199261265
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
200
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
240,50
Havale/EFT ile: 235,69
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 08.05.2026 tarihinde dağıtıma verilecektir.
1199261265
648861
Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul Havası : Osmanlı İstanbulu'nda Kahvehanenin Müziği ve Sosyal Topoğrafyası -        2026
Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul Havası : Osmanlı İstanbulu'nda Kahvehanenin Müziği ve Sosyal Topoğrafyası - 2026 #smrgKİTABEVİ
240.5
Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul Havası, Osmanlı İstanbulu'ndaki kahvehanelerde sergilenen müzikal performansları ve bu mekânlara gidenlerin gerek sosyal gerek ekonomik pozisyonlarını ele alıyor. Kahvehanelerin sosyal topoğrafyasını çıkaran Çağlar Fidan, farklı sosyokültürel grupların müzikal üretimlerinin şehrin ve ülkenin repertuvarına nasıl dahil olduğunu inceliyor. Özellikle “avam-havas” ikiliği çerçevesinde taşra ve şehir kökenlilerin edebiyata, müziğe bakışlarından yola çıkan Fidan, “halva” ve “helva” diyenler arasındaki farkı, bu farkın yarattığı “gri alan”ları sergilemeyi de ihmal etmiyor. Tulumbacıların, memurların, taşralı bekârların, kalem erbabının, “ayaktakımı”nın müziğinin, “incesaz”ın Osmanlı'da nasıl yankılandığını daha yakından duymak, çarpıcı bir toplumsal ve müzikal tarih okumak isteyenler için önemli bir çalışma.
Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul Havası, Osmanlı İstanbulu'ndaki kahvehanelerde sergilenen müzikal performansları ve bu mekânlara gidenlerin gerek sosyal gerek ekonomik pozisyonlarını ele alıyor. Kahvehanelerin sosyal topoğrafyasını çıkaran Çağlar Fidan, farklı sosyokültürel grupların müzikal üretimlerinin şehrin ve ülkenin repertuvarına nasıl dahil olduğunu inceliyor. Özellikle “avam-havas” ikiliği çerçevesinde taşra ve şehir kökenlilerin edebiyata, müziğe bakışlarından yola çıkan Fidan, “halva” ve “helva” diyenler arasındaki farkı, bu farkın yarattığı “gri alan”ları sergilemeyi de ihmal etmiyor. Tulumbacıların, memurların, taşralı bekârların, kalem erbabının, “ayaktakımı”nın müziğinin, “incesaz”ın Osmanlı'da nasıl yankılandığını daha yakından duymak, çarpıcı bir toplumsal ve müzikal tarih okumak isteyenler için önemli bir çalışma.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat