#smrgKİTABEVİ İçimizdeki Yara - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
9786253835002
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
112
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
120,25
Havale/EFT ile:
117,85
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199255758
643211
https://www.simurgkitabevi.com/icimizdeki-yara-2026
İçimizdeki Yara - 2026 #smrgKİTABEVİ
120.25
“İnsan ne ile yaşar?”
Bu soru, Anadolu'nun küçük köylerinden şehirlerin kalabalık sokaklarına uzanan bir hayatın tam orta yerinde, Hayati'nin yüreğinde yankılanıyor.
Yıllarca Türkiye'nin farklı köylerinde öğretmenlik yapan Hayati, bir yandan öğrencilerine ışık olmaya çalışırken, diğer yandan kendi içindeki yaralarla yüzleşiyor. Sürgün tayinler, siyasi baskılar, geçim derdi, annesinin yalnızlığı, ideallerine tutunmaya çalışan genç bir öğretmenin iç dünyası… Ve bütün bu karmaşanın içinde, hayatına ansızın giren Mine ile umut, sevgi ve yoldaşlık ihtimali…
Yeniköy'ün kıyısında, Kızılırmak'ın sessiz akışına karışan çocuk sesleri, köy kahvesindeki fısıltılar, muhtarların, imamların ve velilerin arasında sıkışmış eğitim mücadelesi… “İçimizdeki Yara”, bir ailenin, bir öğretmenin ve bir kuşağın hikâyesini anlatırken, okuru da şu soruyla baş başa bırakıyor:
“Bunca zorluğa rağmen insanı ayakta tutan şey nedir: Öfke mi, umut mu, sevgi mi?”
Hanifi Sakallı, “Umut Yolcusu: Kıvılcım Saçlı Çocuğun Öyküsü”nden sonra bu romanında da kendi yaşamından süzülen ayrıntıları edebiyatın süzgecinden geçirerek, içimizi sızlatan ama aynı zamanda güç veren bir yolculuğa davet ediyor.
Bu soru, Anadolu'nun küçük köylerinden şehirlerin kalabalık sokaklarına uzanan bir hayatın tam orta yerinde, Hayati'nin yüreğinde yankılanıyor.
Yıllarca Türkiye'nin farklı köylerinde öğretmenlik yapan Hayati, bir yandan öğrencilerine ışık olmaya çalışırken, diğer yandan kendi içindeki yaralarla yüzleşiyor. Sürgün tayinler, siyasi baskılar, geçim derdi, annesinin yalnızlığı, ideallerine tutunmaya çalışan genç bir öğretmenin iç dünyası… Ve bütün bu karmaşanın içinde, hayatına ansızın giren Mine ile umut, sevgi ve yoldaşlık ihtimali…
Yeniköy'ün kıyısında, Kızılırmak'ın sessiz akışına karışan çocuk sesleri, köy kahvesindeki fısıltılar, muhtarların, imamların ve velilerin arasında sıkışmış eğitim mücadelesi… “İçimizdeki Yara”, bir ailenin, bir öğretmenin ve bir kuşağın hikâyesini anlatırken, okuru da şu soruyla baş başa bırakıyor:
“Bunca zorluğa rağmen insanı ayakta tutan şey nedir: Öfke mi, umut mu, sevgi mi?”
Hanifi Sakallı, “Umut Yolcusu: Kıvılcım Saçlı Çocuğun Öyküsü”nden sonra bu romanında da kendi yaşamından süzülen ayrıntıları edebiyatın süzgecinden geçirerek, içimizi sızlatan ama aynı zamanda güç veren bir yolculuğa davet ediyor.
“İnsan ne ile yaşar?”
Bu soru, Anadolu'nun küçük köylerinden şehirlerin kalabalık sokaklarına uzanan bir hayatın tam orta yerinde, Hayati'nin yüreğinde yankılanıyor.
Yıllarca Türkiye'nin farklı köylerinde öğretmenlik yapan Hayati, bir yandan öğrencilerine ışık olmaya çalışırken, diğer yandan kendi içindeki yaralarla yüzleşiyor. Sürgün tayinler, siyasi baskılar, geçim derdi, annesinin yalnızlığı, ideallerine tutunmaya çalışan genç bir öğretmenin iç dünyası… Ve bütün bu karmaşanın içinde, hayatına ansızın giren Mine ile umut, sevgi ve yoldaşlık ihtimali…
Yeniköy'ün kıyısında, Kızılırmak'ın sessiz akışına karışan çocuk sesleri, köy kahvesindeki fısıltılar, muhtarların, imamların ve velilerin arasında sıkışmış eğitim mücadelesi… “İçimizdeki Yara”, bir ailenin, bir öğretmenin ve bir kuşağın hikâyesini anlatırken, okuru da şu soruyla baş başa bırakıyor:
“Bunca zorluğa rağmen insanı ayakta tutan şey nedir: Öfke mi, umut mu, sevgi mi?”
Hanifi Sakallı, “Umut Yolcusu: Kıvılcım Saçlı Çocuğun Öyküsü”nden sonra bu romanında da kendi yaşamından süzülen ayrıntıları edebiyatın süzgecinden geçirerek, içimizi sızlatan ama aynı zamanda güç veren bir yolculuğa davet ediyor.
Bu soru, Anadolu'nun küçük köylerinden şehirlerin kalabalık sokaklarına uzanan bir hayatın tam orta yerinde, Hayati'nin yüreğinde yankılanıyor.
Yıllarca Türkiye'nin farklı köylerinde öğretmenlik yapan Hayati, bir yandan öğrencilerine ışık olmaya çalışırken, diğer yandan kendi içindeki yaralarla yüzleşiyor. Sürgün tayinler, siyasi baskılar, geçim derdi, annesinin yalnızlığı, ideallerine tutunmaya çalışan genç bir öğretmenin iç dünyası… Ve bütün bu karmaşanın içinde, hayatına ansızın giren Mine ile umut, sevgi ve yoldaşlık ihtimali…
Yeniköy'ün kıyısında, Kızılırmak'ın sessiz akışına karışan çocuk sesleri, köy kahvesindeki fısıltılar, muhtarların, imamların ve velilerin arasında sıkışmış eğitim mücadelesi… “İçimizdeki Yara”, bir ailenin, bir öğretmenin ve bir kuşağın hikâyesini anlatırken, okuru da şu soruyla baş başa bırakıyor:
“Bunca zorluğa rağmen insanı ayakta tutan şey nedir: Öfke mi, umut mu, sevgi mi?”
Hanifi Sakallı, “Umut Yolcusu: Kıvılcım Saçlı Çocuğun Öyküsü”nden sonra bu romanında da kendi yaşamından süzülen ayrıntıları edebiyatın süzgecinden geçirerek, içimizi sızlatan ama aynı zamanda güç veren bir yolculuğa davet ediyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.