#smrgKİTABEVİ İlk Çağda Kürtlerde Gündelik Hayat - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
110
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
145,60
Havale/EFT ile:
142,69
1199265629
653391
https://www.simurgkitabevi.com/ilk-cagda-kurtlerde-gundelik-hayat-2026
İlk Çağda Kürtlerde Gündelik Hayat - 2026 #smrgKİTABEVİ
145.6
İ.Ö. 401 yılının bir sonbahar gününde, on binden fazla Yunan askeri karlı bir dağ duvarının önünde durdu; ardında kaybettikleri bir savaş, önlerinde ise adını bile tam bilmedikleri bir halkın toprakları vardı. Bu kitap, o dağların ardında kalan dünyanın peşine düşüyor — ama kralların savaşlarını değil, sıradan insanın hayatını anlatıyor. Zagros'un ve Yukarı Dicle'nin sarp yükseltilerinde bir çoban sürüsünü nasıl güttü, bir kadın tezgâhında neyi dokudu, bir aile ölüsünü hangi inançla uğurladı? Ksenophon'un, Strabon'un ve Herodotos'un kaleminden, toprağın altından çıkan kemiklerden, tohumlardan, küplerden ve mezarlardan yola çıkan bu inceleme, günümüz Kürtlerinin yurdunda İlk Çağ boyunca yaşamış toplulukların gündelik hayatını kanıta dayalı bir titizlikle yeniden kuruyor. En çarpıcı yanıysa dürüstlüğü: Hiçbir bilgiyi uydurmuyor, efsaneyle kanıtı özenle ayırıyor, "bilmiyoruz" demekten korkmuyor. Sofradan tapınağa, kervan yollarından mezar odalarına uzanan bu yolculuk, tarihin gerçekte kime ait olduğunu hatırlatıyor: bir dağda uyanıp bir dağda yatan, adı yazılmamış sıradan insanlara.
İ.Ö. 401 yılının bir sonbahar gününde, on binden fazla Yunan askeri karlı bir dağ duvarının önünde durdu; ardında kaybettikleri bir savaş, önlerinde ise adını bile tam bilmedikleri bir halkın toprakları vardı. Bu kitap, o dağların ardında kalan dünyanın peşine düşüyor — ama kralların savaşlarını değil, sıradan insanın hayatını anlatıyor. Zagros'un ve Yukarı Dicle'nin sarp yükseltilerinde bir çoban sürüsünü nasıl güttü, bir kadın tezgâhında neyi dokudu, bir aile ölüsünü hangi inançla uğurladı? Ksenophon'un, Strabon'un ve Herodotos'un kaleminden, toprağın altından çıkan kemiklerden, tohumlardan, küplerden ve mezarlardan yola çıkan bu inceleme, günümüz Kürtlerinin yurdunda İlk Çağ boyunca yaşamış toplulukların gündelik hayatını kanıta dayalı bir titizlikle yeniden kuruyor. En çarpıcı yanıysa dürüstlüğü: Hiçbir bilgiyi uydurmuyor, efsaneyle kanıtı özenle ayırıyor, "bilmiyoruz" demekten korkmuyor. Sofradan tapınağa, kervan yollarından mezar odalarına uzanan bu yolculuk, tarihin gerçekte kime ait olduğunu hatırlatıyor: bir dağda uyanıp bir dağda yatan, adı yazılmamış sıradan insanlara.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.