#smrgKİTABEVİ İmkansız Vaka : İflah Olmaz Erkeklik Terapi Odasında -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
9786256896468
Hazırlayan:
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
240
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Serkan Seymen
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
296,25
Havale/EFT ile:
290,33
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 03.06.2026 tarihinde dağıtıma verilecektir.
1199262550
650182
https://www.simurgkitabevi.com/imkansiz-vaka-iflah-olmaz-erkeklik-terapi-odasinda
İmkansız Vaka : İflah Olmaz Erkeklik Terapi Odasında - #smrgKİTABEVİ
296.25
Patriyarka terapiye ikna olsaydı, teşhisi ne olurdu?
Katharina Linnepe, bu çarpıcı ve özgün metinde patriyarkayı terapi koltuğuna yatırarak onu psikopatik, narsisistik ve makyavelist eğilimler sergileyen bir “hasta” olarak analiz ediyor. Seans ilerledikçe, patriyarkanın gündelik hayatımıza, ilişkilerimize ve hatta kendi iç sesimize nasıl sinsi taktiklerle yerleştiği ifşa oluyor.
Tam da bu noktada Linnepe, okuru pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp ezber bozan bir soru soruyor: Günlük hayatta boğuştuğumuz o tükenmişlik, suçluluk ve yetersizlik hissi... Ya tüm bunlar sandığımız kadar kişisel değilse? Ya hepsi kusursuz işleyen bu hasta düzenin üzerimizde bıraktığı izlerse?
İmkânsız Vaka, sosyolojiden psikolojiye, popüler kültürden dijital dünyaya uzanan geniş bir alanı incelerken sadece teşhis koymuyor, bu düzeni nasıl içselleştirdiğimizi sorgulatarak kolektif bir sağaltım çağrısı yapıyor.
Çünkü bu terapide değişmesi gereken tek şey “hasta” değil.
Katharina Linnepe, bu çarpıcı ve özgün metinde patriyarkayı terapi koltuğuna yatırarak onu psikopatik, narsisistik ve makyavelist eğilimler sergileyen bir “hasta” olarak analiz ediyor. Seans ilerledikçe, patriyarkanın gündelik hayatımıza, ilişkilerimize ve hatta kendi iç sesimize nasıl sinsi taktiklerle yerleştiği ifşa oluyor.
Tam da bu noktada Linnepe, okuru pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp ezber bozan bir soru soruyor: Günlük hayatta boğuştuğumuz o tükenmişlik, suçluluk ve yetersizlik hissi... Ya tüm bunlar sandığımız kadar kişisel değilse? Ya hepsi kusursuz işleyen bu hasta düzenin üzerimizde bıraktığı izlerse?
İmkânsız Vaka, sosyolojiden psikolojiye, popüler kültürden dijital dünyaya uzanan geniş bir alanı incelerken sadece teşhis koymuyor, bu düzeni nasıl içselleştirdiğimizi sorgulatarak kolektif bir sağaltım çağrısı yapıyor.
Çünkü bu terapide değişmesi gereken tek şey “hasta” değil.
Patriyarka terapiye ikna olsaydı, teşhisi ne olurdu?
Katharina Linnepe, bu çarpıcı ve özgün metinde patriyarkayı terapi koltuğuna yatırarak onu psikopatik, narsisistik ve makyavelist eğilimler sergileyen bir “hasta” olarak analiz ediyor. Seans ilerledikçe, patriyarkanın gündelik hayatımıza, ilişkilerimize ve hatta kendi iç sesimize nasıl sinsi taktiklerle yerleştiği ifşa oluyor.
Tam da bu noktada Linnepe, okuru pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp ezber bozan bir soru soruyor: Günlük hayatta boğuştuğumuz o tükenmişlik, suçluluk ve yetersizlik hissi... Ya tüm bunlar sandığımız kadar kişisel değilse? Ya hepsi kusursuz işleyen bu hasta düzenin üzerimizde bıraktığı izlerse?
İmkânsız Vaka, sosyolojiden psikolojiye, popüler kültürden dijital dünyaya uzanan geniş bir alanı incelerken sadece teşhis koymuyor, bu düzeni nasıl içselleştirdiğimizi sorgulatarak kolektif bir sağaltım çağrısı yapıyor.
Çünkü bu terapide değişmesi gereken tek şey “hasta” değil.
Katharina Linnepe, bu çarpıcı ve özgün metinde patriyarkayı terapi koltuğuna yatırarak onu psikopatik, narsisistik ve makyavelist eğilimler sergileyen bir “hasta” olarak analiz ediyor. Seans ilerledikçe, patriyarkanın gündelik hayatımıza, ilişkilerimize ve hatta kendi iç sesimize nasıl sinsi taktiklerle yerleştiği ifşa oluyor.
Tam da bu noktada Linnepe, okuru pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp ezber bozan bir soru soruyor: Günlük hayatta boğuştuğumuz o tükenmişlik, suçluluk ve yetersizlik hissi... Ya tüm bunlar sandığımız kadar kişisel değilse? Ya hepsi kusursuz işleyen bu hasta düzenin üzerimizde bıraktığı izlerse?
İmkânsız Vaka, sosyolojiden psikolojiye, popüler kültürden dijital dünyaya uzanan geniş bir alanı incelerken sadece teşhis koymuyor, bu düzeni nasıl içselleştirdiğimizi sorgulatarak kolektif bir sağaltım çağrısı yapıyor.
Çünkü bu terapide değişmesi gereken tek şey “hasta” değil.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.