#smrgKİTABEVİ Armağan Yemişi : Doğal Yaşamda Bolluk ve Karşılıklılık -
Kutsal Otu Örmek kitabıyla milyonlara ulaşan Robin Wall Kimmerer, bu kez Armağan Yemişi'yle bizi modern dünyanın kıtlık masalından uyanmaya çağırıyor. Piyasa ekonomisinin rekabetçi çarklarına karşı, doğanın kadim ve cömert armağan ekonomisini ortaya koyan Kimmerer, bir ağacın meyvesinden, bir kuşun cıvıltısından ve topluluk olmanın gücünden devrimci bir manifesto çıkarıyor.
“Armağan ekonomisi fikrini içtenlikle önemsiyorum. Her şeyi metaya indirgemeye meyilli o öğütücü düzenden; çoğumuzu aslında en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden, yani aidiyet, ilişki, amaç ve güzellik duygusundan yoksun bırakan o sistemden biraz geri çekilebilsek keşke. Çünkü bunların hiçbiri metalaştırılamaz. Zenginliğin paylaşacak kadarına sahip olmak anlamına geldiği, kendi ihtiyaçlarını karşılamanın başkalarının bu imkânını yok ederek zehirlenmediği bir sistemin parçası olmak istiyorum. Değişimin para biriminin minnettarlık ve paylaşıldıkça tükenen değil, çoğalan bir kaynak olan nezaket olduğu bir toplumda yaşamak istiyorum.”
Kutsal Otu Örmek kitabıyla milyonlara ulaşan Robin Wall Kimmerer, bu kez Armağan Yemişi'yle bizi modern dünyanın kıtlık masalından uyanmaya çağırıyor. Piyasa ekonomisinin rekabetçi çarklarına karşı, doğanın kadim ve cömert armağan ekonomisini ortaya koyan Kimmerer, bir ağacın meyvesinden, bir kuşun cıvıltısından ve topluluk olmanın gücünden devrimci bir manifesto çıkarıyor.
“Armağan ekonomisi fikrini içtenlikle önemsiyorum. Her şeyi metaya indirgemeye meyilli o öğütücü düzenden; çoğumuzu aslında en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden, yani aidiyet, ilişki, amaç ve güzellik duygusundan yoksun bırakan o sistemden biraz geri çekilebilsek keşke. Çünkü bunların hiçbiri metalaştırılamaz. Zenginliğin paylaşacak kadarına sahip olmak anlamına geldiği, kendi ihtiyaçlarını karşılamanın başkalarının bu imkânını yok ederek zehirlenmediği bir sistemin parçası olmak istiyorum. Değişimin para biriminin minnettarlık ve paylaşıldıkça tükenen değil, çoğalan bir kaynak olan nezaket olduğu bir toplumda yaşamak istiyorum.”