#smrgKİTABEVİ Kendine İhanet : Erkek ve Kadında Özerklik Korkusu -

Editör:
Kapak Tasarım:
Hamdi Akçay, Semih Büyükkurt
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
9786256896475
Hazırlayan:
Katkı:
Evrim Öncül
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199263302
Boyut:
13x19
Sayfa Sayısı:
184
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Reva Akkuş
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
296,00
Havale/EFT ile: 290,08
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199263302
650943
Kendine İhanet : Erkek ve Kadında Özerklik Korkusu -
Kendine İhanet : Erkek ve Kadında Özerklik Korkusu - #smrgKİTABEVİ
296
Özerklik kavramını bireysel güç ve üstünlüğün bir göstergesi olarak görmek, modern başarı odaklı toplumun ürettiği ve ağır sonuçlar doğuran bir yanılgıdır. Çünkü gerçek özerklik, psikanalist Arno Gruen'in bu kitapta açıkça gösterdiği gibi, kişinin kendi duygu ve ihtiyaçlarıyla tam bir uyum içinde olmasıdır.

Oysa başarı ve verimlilik odaklı zihniyet, pek çok insanın kendisiyle bağ kurmasını engeller. Eğitim ve toplumsal baskıların dayattığı boyun eğme canlılığı, yaratıcılığı ve sevme yetisini köreltir. Bu kayıp insanları hem bağımlı hem de itaatkâr kılan bir kişilik yapısına sürükler ve bu da kendine ihanetle sonuçlanır.

Bu kitap daha insancıl bir dünyanın hâlâ mümkün olduğuna inanan, uyuma ve yüzeysel adaptasyona değil hissedebilme cesaretine, duyarlılığın bilgeliğine ve içsel bütünlüğün gücüne yönelenleri güçlendirmek umuduyla yazıldı. Amacım duygudan kopmuş soyut düşüncenin egemenliğine karşı, duygulara dayalı bir gerçeğin bilimsel alandaki yerini yeniden inşa etmeye küçük de olsa bir katkı sunmak.

Özerklik kavramını bireysel güç ve üstünlüğün bir göstergesi olarak görmek, modern başarı odaklı toplumun ürettiği ve ağır sonuçlar doğuran bir yanılgıdır. Çünkü gerçek özerklik, psikanalist Arno Gruen'in bu kitapta açıkça gösterdiği gibi, kişinin kendi duygu ve ihtiyaçlarıyla tam bir uyum içinde olmasıdır.

Oysa başarı ve verimlilik odaklı zihniyet, pek çok insanın kendisiyle bağ kurmasını engeller. Eğitim ve toplumsal baskıların dayattığı boyun eğme canlılığı, yaratıcılığı ve sevme yetisini köreltir. Bu kayıp insanları hem bağımlı hem de itaatkâr kılan bir kişilik yapısına sürükler ve bu da kendine ihanetle sonuçlanır.

Bu kitap daha insancıl bir dünyanın hâlâ mümkün olduğuna inanan, uyuma ve yüzeysel adaptasyona değil hissedebilme cesaretine, duyarlılığın bilgeliğine ve içsel bütünlüğün gücüne yönelenleri güçlendirmek umuduyla yazıldı. Amacım duygudan kopmuş soyut düşüncenin egemenliğine karşı, duygulara dayalı bir gerçeğin bilimsel alandaki yerini yeniden inşa etmeye küçük de olsa bir katkı sunmak.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat