#smrgKİTABEVİ Karanlığı Taramak - 2025

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786052656365
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
3&7
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199249670
Boyut:
13x21
Sayfa Sayısı:
296
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Çeviren:
Gökhan Sarı
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
205,90
Havale/EFT ile: 201,78
Siparişiniz 4&5 iş günü arasında kargoda
1199249670
636663
Karanlığı Taramak -        2025
Karanlığı Taramak - 2025 #smrgKİTABEVİ
205.9
Gerçeklik ile yanılsama arasındaki çizgiyi sürekli sorgulayan, bilimkurgunun en önde gelen isimlerinden Philip K. Dick, Soğuk Savaş'ın ve toplumsal krizlerin gölgesinde insan doğasını mercek altına aldı. Birçok romanı kendisini çağının ötesine taşıyan sorularla doluydu. En ünlü romanlarından Yüksek Şatodaki Adam, alternatif bir tarihte Nazilerin savaşı kazandığı bir dünyayı resmederken, kült eseri Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? insan olmanın özünü sorgulayan karanlık bir gelecek tasvir ediyordu. Dick'in bütün eserlerinde ortak bir tema vardı: gerçekliğin kırılganlığı, otoritelerin manipülasyonu ve bireyin kimliğini koruma mücadelesi.

Ö Maddesi'nin Ölüm olarak anılması boşuna değildir. Müptezellerin tabiriyle “Aheste Ölüm”, Los Angeles sokaklarına düşmüş en zehirli uyuşturucudur. Beynin iki yarımküresi arasındaki bağlantıları yok eder, ardından da tam ve geri dönüşsüz beyin hasarına yol açar.

Bob Arctor, Ö Maddesi kullanan bir keştir, Fred ise Bob'u çökertmekle görevlendirilmiş bir narkotik ajanı. İlk bakışta sıradan bir dava gibi görünse de tek sorun, Bob ve Fred'in aynı kişi olmasıdır. Bob, Fred'den kaçmaya, Fred de kuşkucu patronlarından saklanmaya çalışırken her iki taraf da giderek paranoyaklaşacaktır.

“Karanlığı Taramak, tüketim toplumunun derin korkularına üzücü bir seyahat. Karşı kültürün büyüleyici bir portresi.” –The Guardian


Philip K. Dick
16 Aralık 1928'de Chicago'da doğan Dick, ikiz kardeşi Jane'in doğumdan kısa süre sonra ölmesiyle hayatı boyunca taşıyacağı bir kaybın gölgesinde büyüdü. Ailesinin boşanmasının ardından annesiyle birlikte Kaliforniya'ya taşındı. Erken yaşlardan itibaren edebiyata ilgi duydu, ancak üniversite eğitimini tamamlamadı. Gençlik yıllarında radyo işlerinde çalıştı, müzikle ilgilendi ve kısa süreli evlilikler yaptı. 1950'li yıllarda bilimkurgu dergilerine kısa öyküler yazarak edebiyat hayatına adım attı. 1962'de yayımlanan Yüksek Şatodaki Adam, ona Hugo Ödülü'nü kazandırarak büyük bir çıkış sağladı. 1970'li yıllarda Dick, hem zihinsel sağlık sorunları hem de yoğun ilaç kullanımıyla mücadele etti. Bu dönemde yaşadığı mistik deneyimler, özellikle 1974'te “tanrısal bir zihinle iletişim kurduğunu” düşündüğü olay, onu derinden etkiledi. Bu deneyimleri binlerce sayfalık kişisel notlarına ve felsefi güncesine aktardı. Aynı dönemde yazdığı VALIS üçlemesi, onun bu ruhsal arayışlarının izlerini taşır.

Maddi sıkıntılarla boğuşmasına rağmen onlarca roman ve yüzlerce öykü kaleme alan Dick, 1982'de henüz 53 yaşındayken kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti. Aynı yıl, onun eserinden uyarlanan Blade Runner vizyona girdi ve Dick'in ünü ölümünden sonra dünya çapında yaygınlaştı.

Bugün Philip K. Dick, yalnızca bilimkurgunun değil, çağdaş edebiyatın en etkili figürlerinden biri kabul ediliyor. Gerçeklik ve bilinç kavramlarını sorgulayan eserleri, hâlâ birçok okuyucuya, yönetmene ve düşünce insanına ilham vermeye devam ediyor.
Gerçeklik ile yanılsama arasındaki çizgiyi sürekli sorgulayan, bilimkurgunun en önde gelen isimlerinden Philip K. Dick, Soğuk Savaş'ın ve toplumsal krizlerin gölgesinde insan doğasını mercek altına aldı. Birçok romanı kendisini çağının ötesine taşıyan sorularla doluydu. En ünlü romanlarından Yüksek Şatodaki Adam, alternatif bir tarihte Nazilerin savaşı kazandığı bir dünyayı resmederken, kült eseri Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? insan olmanın özünü sorgulayan karanlık bir gelecek tasvir ediyordu. Dick'in bütün eserlerinde ortak bir tema vardı: gerçekliğin kırılganlığı, otoritelerin manipülasyonu ve bireyin kimliğini koruma mücadelesi.

Ö Maddesi'nin Ölüm olarak anılması boşuna değildir. Müptezellerin tabiriyle “Aheste Ölüm”, Los Angeles sokaklarına düşmüş en zehirli uyuşturucudur. Beynin iki yarımküresi arasındaki bağlantıları yok eder, ardından da tam ve geri dönüşsüz beyin hasarına yol açar.

Bob Arctor, Ö Maddesi kullanan bir keştir, Fred ise Bob'u çökertmekle görevlendirilmiş bir narkotik ajanı. İlk bakışta sıradan bir dava gibi görünse de tek sorun, Bob ve Fred'in aynı kişi olmasıdır. Bob, Fred'den kaçmaya, Fred de kuşkucu patronlarından saklanmaya çalışırken her iki taraf da giderek paranoyaklaşacaktır.

“Karanlığı Taramak, tüketim toplumunun derin korkularına üzücü bir seyahat. Karşı kültürün büyüleyici bir portresi.” –The Guardian


Philip K. Dick
16 Aralık 1928'de Chicago'da doğan Dick, ikiz kardeşi Jane'in doğumdan kısa süre sonra ölmesiyle hayatı boyunca taşıyacağı bir kaybın gölgesinde büyüdü. Ailesinin boşanmasının ardından annesiyle birlikte Kaliforniya'ya taşındı. Erken yaşlardan itibaren edebiyata ilgi duydu, ancak üniversite eğitimini tamamlamadı. Gençlik yıllarında radyo işlerinde çalıştı, müzikle ilgilendi ve kısa süreli evlilikler yaptı. 1950'li yıllarda bilimkurgu dergilerine kısa öyküler yazarak edebiyat hayatına adım attı. 1962'de yayımlanan Yüksek Şatodaki Adam, ona Hugo Ödülü'nü kazandırarak büyük bir çıkış sağladı. 1970'li yıllarda Dick, hem zihinsel sağlık sorunları hem de yoğun ilaç kullanımıyla mücadele etti. Bu dönemde yaşadığı mistik deneyimler, özellikle 1974'te “tanrısal bir zihinle iletişim kurduğunu” düşündüğü olay, onu derinden etkiledi. Bu deneyimleri binlerce sayfalık kişisel notlarına ve felsefi güncesine aktardı. Aynı dönemde yazdığı VALIS üçlemesi, onun bu ruhsal arayışlarının izlerini taşır.

Maddi sıkıntılarla boğuşmasına rağmen onlarca roman ve yüzlerce öykü kaleme alan Dick, 1982'de henüz 53 yaşındayken kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti. Aynı yıl, onun eserinden uyarlanan Blade Runner vizyona girdi ve Dick'in ünü ölümünden sonra dünya çapında yaygınlaştı.

Bugün Philip K. Dick, yalnızca bilimkurgunun değil, çağdaş edebiyatın en etkili figürlerinden biri kabul ediliyor. Gerçeklik ve bilinç kavramlarını sorgulayan eserleri, hâlâ birçok okuyucuya, yönetmene ve düşünce insanına ilham vermeye devam ediyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat