#smrgKİTABEVİ Gökteki Göz - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786052656754
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199256020
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
240
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Sönmez Güven
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
191,70
Havale/EFT ile: 187,87
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199256020
643473
Gökteki Göz -        2026
Gökteki Göz - 2026 #smrgKİTABEVİ
191.7
Gerçeklik ile yanılsama arasındaki çizgiyi sürekli sorgulayan, bilimkurgunun en önde gelen isimlerinden Philip K. Dick, Soğuk Savaş'ın ve toplumsal krizlerin gölgesinde insan doğasını mercek altına aldı. Birçok romanı kendisini çağının ötesine taşıyan sorularla doluydu. En ünlü romanlarından Yüksek Şatodaki Adam, alternatif bir tarihte Nazilerin savaşı kazandığı bir dünyayı resmederken, kült eseri Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? insan olmanın özünü sorgulayan karanlık bir gelecek tasvir ediyordu. Dick'in bütün eserlerinde ortak bir tema vardı: gerçekliğin kırılganlığı, otoritelerin manipülasyonu ve bireyin kimliğini koruma mücadelesi.

Bir teknik arıza sonucu yedi ziyaretçi ve mihmandarları, Belmont Bevatronu'nun yüksek dozda radyasyonuna maruz kalır. Faciadan sağ kurtulsalar da uyandıklarında kendilerini fizik yasalarının değil, başka kuralların işlediği bir dünyada bulurlar. Bu yeni gerçeklikte dualar ânında kabul olmakta, günahkârlar gökyüzündeki devasa bir Göz tarafından oracıkta cezalandırılmaktadır.

Kazazedeler, çok geçmeden içlerinden birinin nevrotik zihni tarafından yaratılmış bir evrene hapsolduklarını fark eder. Ancak her kaçış, onları bir başka zihnin hapishanesine; hazzın yasaklandığı gri bir dünyadan saf paranoyanın hüküm sürdüğü tekinsiz bir gerçekliğe sürükler. Zihinlerin çarpıştığı bu kaotik arafta “doğru” yolu bulmak ve “gerçek” dünyaya dönmek hiç de kolay olmayacaktır.

“Paranoya ve toplumsal hicvin baş döndürücü bir karışımı.”
–The Guardian


Philip K. Dick
16 Aralık 1928'de Chicago'da doğan Dick, ikiz kardeşi Jane'in doğumdan kısa süre sonra ölmesiyle hayatı boyunca taşıyacağı bir kaybın gölgesinde büyüdü. Ailesinin boşanmasının ardından annesiyle birlikte Kaliforniya'ya taşındı. Erken yaşlardan itibaren edebiyata ilgi duydu, ancak üniversite eğitimini tamamlamadı. Gençlik yıllarında radyo işlerinde çalıştı, müzikle ilgilendi ve kısa süreli evlilikler yaptı. 1950'li yıllarda bilimkurgu dergilerine kısa öyküler yazarak edebiyat hayatına adım attı. 1962'de yayımlanan Yüksek Şatodaki Adam, ona Hugo Ödülü'nü kazandırarak büyük bir çıkış sağladı. 1970'li yıllarda Dick, hem zihinsel sağlık sorunları hem de yoğun ilaç kullanımıyla mücadele etti. Bu dönemde yaşadığı mistik deneyimler, özellikle 1974'te “tanrısal bir zihinle iletişim kurduğunu” düşündüğü olay, onu derinden etkiledi. Bu deneyimleri binlerce sayfalık kişisel notlarına ve felsefi güncesine aktardı. Aynı dönemde yazdığı VALIS üçlemesi, onun bu ruhsal arayışlarının izlerini taşır.

Maddi sıkıntılarla boğuşmasına rağmen onlarca roman ve yüzlerce öykü kaleme alan Dick, 1982'de henüz 53 yaşındayken kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti. Aynı yıl, onun eserinden uyarlanan Blade Runner vizyona girdi ve Dick'in ünü ölümünden sonra dünya çapında yaygınlaştı.

Bugün Philip K. Dick, yalnızca bilimkurgunun değil, çağdaş edebiyatın en etkili figürlerinden biri kabul ediliyor. Gerçeklik ve bilinç kavramlarını sorgulayan eserleri, hâlâ birçok okuyucuya, yönetmene ve düşünce insanına ilham vermeye devam ediyor.
Gerçeklik ile yanılsama arasındaki çizgiyi sürekli sorgulayan, bilimkurgunun en önde gelen isimlerinden Philip K. Dick, Soğuk Savaş'ın ve toplumsal krizlerin gölgesinde insan doğasını mercek altına aldı. Birçok romanı kendisini çağının ötesine taşıyan sorularla doluydu. En ünlü romanlarından Yüksek Şatodaki Adam, alternatif bir tarihte Nazilerin savaşı kazandığı bir dünyayı resmederken, kült eseri Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? insan olmanın özünü sorgulayan karanlık bir gelecek tasvir ediyordu. Dick'in bütün eserlerinde ortak bir tema vardı: gerçekliğin kırılganlığı, otoritelerin manipülasyonu ve bireyin kimliğini koruma mücadelesi.

Bir teknik arıza sonucu yedi ziyaretçi ve mihmandarları, Belmont Bevatronu'nun yüksek dozda radyasyonuna maruz kalır. Faciadan sağ kurtulsalar da uyandıklarında kendilerini fizik yasalarının değil, başka kuralların işlediği bir dünyada bulurlar. Bu yeni gerçeklikte dualar ânında kabul olmakta, günahkârlar gökyüzündeki devasa bir Göz tarafından oracıkta cezalandırılmaktadır.

Kazazedeler, çok geçmeden içlerinden birinin nevrotik zihni tarafından yaratılmış bir evrene hapsolduklarını fark eder. Ancak her kaçış, onları bir başka zihnin hapishanesine; hazzın yasaklandığı gri bir dünyadan saf paranoyanın hüküm sürdüğü tekinsiz bir gerçekliğe sürükler. Zihinlerin çarpıştığı bu kaotik arafta “doğru” yolu bulmak ve “gerçek” dünyaya dönmek hiç de kolay olmayacaktır.

“Paranoya ve toplumsal hicvin baş döndürücü bir karışımı.”
–The Guardian


Philip K. Dick
16 Aralık 1928'de Chicago'da doğan Dick, ikiz kardeşi Jane'in doğumdan kısa süre sonra ölmesiyle hayatı boyunca taşıyacağı bir kaybın gölgesinde büyüdü. Ailesinin boşanmasının ardından annesiyle birlikte Kaliforniya'ya taşındı. Erken yaşlardan itibaren edebiyata ilgi duydu, ancak üniversite eğitimini tamamlamadı. Gençlik yıllarında radyo işlerinde çalıştı, müzikle ilgilendi ve kısa süreli evlilikler yaptı. 1950'li yıllarda bilimkurgu dergilerine kısa öyküler yazarak edebiyat hayatına adım attı. 1962'de yayımlanan Yüksek Şatodaki Adam, ona Hugo Ödülü'nü kazandırarak büyük bir çıkış sağladı. 1970'li yıllarda Dick, hem zihinsel sağlık sorunları hem de yoğun ilaç kullanımıyla mücadele etti. Bu dönemde yaşadığı mistik deneyimler, özellikle 1974'te “tanrısal bir zihinle iletişim kurduğunu” düşündüğü olay, onu derinden etkiledi. Bu deneyimleri binlerce sayfalık kişisel notlarına ve felsefi güncesine aktardı. Aynı dönemde yazdığı VALIS üçlemesi, onun bu ruhsal arayışlarının izlerini taşır.

Maddi sıkıntılarla boğuşmasına rağmen onlarca roman ve yüzlerce öykü kaleme alan Dick, 1982'de henüz 53 yaşındayken kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti. Aynı yıl, onun eserinden uyarlanan Blade Runner vizyona girdi ve Dick'in ünü ölümünden sonra dünya çapında yaygınlaştı.

Bugün Philip K. Dick, yalnızca bilimkurgunun değil, çağdaş edebiyatın en etkili figürlerinden biri kabul ediliyor. Gerçeklik ve bilinç kavramlarını sorgulayan eserleri, hâlâ birçok okuyucuya, yönetmene ve düşünce insanına ilham vermeye devam ediyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat