#smrgKİTABEVİ Küresel Patronların Mısırlı Ataları -
Araştırmalarımız sonucunda büyük resim ortaya çıkınca, Batılıların (özellikle de Küresel Elit'in) bu tarihi süreci çok iyi bildiklerini fakat kasıtlı olarak dünyadan sakladıklarını fark ettim. Yıllarca bunu kanıtlayacak bir belgeye ulaşmaya çalıştım ve sonunda Bodrum'da 2007 yılında düzenlenen “Tarihten bir kesit – Etrüskler” konulu sempozyumda yayınlanan bir bildiride bu belgeye ulaştım. Prof. Dr. Akile Gürsoy'un yayımladığı bildiride bütün gerçeklikler dile getirilmiş ve süreç hakkındaki detaylar anlatılmış.
1905-1907 yılları arasında İngiltere başbakanı Sir Henry Campbell Bannerman'ın başkanlığında, iki yıl süren düzinelerce toplantı yapılmış. Bu toplantılarda alınan kararlar arasında bizim konumuzu ilgilendiren bölüm şöyle; “Batı devletlerinin güçlerini kaybetmemeleri için, Ortadoğu ele geçirilmeli ve strateji olarak bu bölgenin tarihi yeniden yorumlanıp yazılmalıdır. Bu işin özgün milletlere (bölgenin yerel tarihçilerine) bırakılmaması stratejik açıdan önemlidir.” Alınan bu karardan anlıyoruz ki, Batı kendini “ilk medenileşen halk” olarak ilan etmiş ve dünyayı yönetme yetkisini kendinde görerek (gerçeğin böyle olmadığının anlaşılmaması için) bazı önlemler almış... Alınan bu karar, geçmişi 30.000 yıl öncesine kadar uzanan kadim Türk tarihinin neden gizlendiğinin cevabını vermiş oluyor.
Araştırmalarımız sonucunda büyük resim ortaya çıkınca, Batılıların (özellikle de Küresel Elit'in) bu tarihi süreci çok iyi bildiklerini fakat kasıtlı olarak dünyadan sakladıklarını fark ettim. Yıllarca bunu kanıtlayacak bir belgeye ulaşmaya çalıştım ve sonunda Bodrum'da 2007 yılında düzenlenen “Tarihten bir kesit – Etrüskler” konulu sempozyumda yayınlanan bir bildiride bu belgeye ulaştım. Prof. Dr. Akile Gürsoy'un yayımladığı bildiride bütün gerçeklikler dile getirilmiş ve süreç hakkındaki detaylar anlatılmış.
1905-1907 yılları arasında İngiltere başbakanı Sir Henry Campbell Bannerman'ın başkanlığında, iki yıl süren düzinelerce toplantı yapılmış. Bu toplantılarda alınan kararlar arasında bizim konumuzu ilgilendiren bölüm şöyle; “Batı devletlerinin güçlerini kaybetmemeleri için, Ortadoğu ele geçirilmeli ve strateji olarak bu bölgenin tarihi yeniden yorumlanıp yazılmalıdır. Bu işin özgün milletlere (bölgenin yerel tarihçilerine) bırakılmaması stratejik açıdan önemlidir.” Alınan bu karardan anlıyoruz ki, Batı kendini “ilk medenileşen halk” olarak ilan etmiş ve dünyayı yönetme yetkisini kendinde görerek (gerçeğin böyle olmadığının anlaşılmaması için) bazı önlemler almış... Alınan bu karar, geçmişi 30.000 yıl öncesine kadar uzanan kadim Türk tarihinin neden gizlendiğinin cevabını vermiş oluyor.