#smrgKİTABEVİ Laokoon, Laokoon... - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199256115
Boyut:
12x20
Sayfa Sayısı:
144
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
120,00
Havale/EFT ile: 117,60
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199256115
643568
Laokoon, Laokoon... -        2026
Laokoon, Laokoon... - 2026 #smrgKİTABEVİ
120.00
“Troyalılar Laokoon'a inanmadılar. Ama bu roman Laokoon'a inanan Troya hakkındadır.” Kamal Abdulla, neredeyse elli yıldır hem bir bilim adamı hem de bir sanatçı-yazar olarak Dede Korkut metinleri üzerine çalışmaktadır. Dede Korkut metinlerine sürekli yeni sorular soran ve cevapların peşine düşen yazar; sanatçı duyarlılığı ve bilim adamı titizliğiyle metnin ve metni oluşturan cemiyetin farklı yönleriyle anlaşılmasına büyük katkılar sağlamıştır. Yazar, Eksik El Yazması ve Gizli Dede Korkut gibi eserleriyle söz konusu metinlerin alt katmanlarına inmeyi, metnin karanlıkta kalan yüzünü aydınlatmayı denemiştir. Kamal Abdulla, şimdi de bu romanıyla okurları, Dede Korkut metinlerine daha yakından bakmaya davet ediyor. Bir anlamda Dede Korkut metinlerine sorulacak soruların bitmediğini, dolayısıyla metnin karanlıkta kalan yüzünün tam olarak aydınlatılmadığını ihtar ediyor. Bence Kamal Abdulla bu kitapta, deyim yerindeyse imkânsız, hayal edilemez bir şey yaptı: O, kelimelerin yardımıyla yaratıcı hayal gücünü ete kemiğe büründürerek öyle bir gerçeklik düzeyine ulaştırdı ki, artık kendinizi bir illüzyona, bir başkasının rüyasındaki bir kişiye, belki de başkasının gördüğü bir rüyaya dönüşmüş olarak ve bu rüya hakkında bir roman yazarken bulabilirsiniz. - Lyudmila Lavrova Hiçbir metin, hatta ilahî metinler bile, yalnızca gerçeklerden ibaret değildir. Metne inanmak, oradaki yalanlara da inanmaktır; göz yummak değil, doğrudan inanmaktır. Kamal Abdulla'nın yazar olan kahramanı, Beyrek'e inandığı kadar Yalıncık'a da inanmaktadır, çünkü inandığı kadim metinde; “...herkes birbirine inanırdı. Orada Yalancıoğlu Yalancı'ya bile inanıyorlardı. Şökli Melik'e, Tepegöz'e de inanıyorlardı. Orada Laokoon'a da inanıyorlardı.” - Akşin Yenisey
“Troyalılar Laokoon'a inanmadılar. Ama bu roman Laokoon'a inanan Troya hakkındadır.” Kamal Abdulla, neredeyse elli yıldır hem bir bilim adamı hem de bir sanatçı-yazar olarak Dede Korkut metinleri üzerine çalışmaktadır. Dede Korkut metinlerine sürekli yeni sorular soran ve cevapların peşine düşen yazar; sanatçı duyarlılığı ve bilim adamı titizliğiyle metnin ve metni oluşturan cemiyetin farklı yönleriyle anlaşılmasına büyük katkılar sağlamıştır. Yazar, Eksik El Yazması ve Gizli Dede Korkut gibi eserleriyle söz konusu metinlerin alt katmanlarına inmeyi, metnin karanlıkta kalan yüzünü aydınlatmayı denemiştir. Kamal Abdulla, şimdi de bu romanıyla okurları, Dede Korkut metinlerine daha yakından bakmaya davet ediyor. Bir anlamda Dede Korkut metinlerine sorulacak soruların bitmediğini, dolayısıyla metnin karanlıkta kalan yüzünün tam olarak aydınlatılmadığını ihtar ediyor. Bence Kamal Abdulla bu kitapta, deyim yerindeyse imkânsız, hayal edilemez bir şey yaptı: O, kelimelerin yardımıyla yaratıcı hayal gücünü ete kemiğe büründürerek öyle bir gerçeklik düzeyine ulaştırdı ki, artık kendinizi bir illüzyona, bir başkasının rüyasındaki bir kişiye, belki de başkasının gördüğü bir rüyaya dönüşmüş olarak ve bu rüya hakkında bir roman yazarken bulabilirsiniz. - Lyudmila Lavrova Hiçbir metin, hatta ilahî metinler bile, yalnızca gerçeklerden ibaret değildir. Metne inanmak, oradaki yalanlara da inanmaktır; göz yummak değil, doğrudan inanmaktır. Kamal Abdulla'nın yazar olan kahramanı, Beyrek'e inandığı kadar Yalıncık'a da inanmaktadır, çünkü inandığı kadim metinde; “...herkes birbirine inanırdı. Orada Yalancıoğlu Yalancı'ya bile inanıyorlardı. Şökli Melik'e, Tepegöz'e de inanıyorlardı. Orada Laokoon'a da inanıyorlardı.” - Akşin Yenisey
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat